Sayın Trakya Vekilleri, Bundan Daha Önemli İşiniz mi Var?
Avrupa çocuklarını korurken bizim çocuklarımız ömründen yıllar eksiltilmiş doğuyor. Raporlar saklanıyor, sorumlular susuyor. Artık bu sessizliğin son bulması gerekiyor.
Bir bebeğin gözlerini dünyaya açtığını düşünün.
Avrupa’da doğan bir bebek, ömrüne 81,5 yıl yazdırıyor.
Türkiye’de doğan ise 78 yıl…
Tabii her şey yolunda giderse!
Ama biz biliriz, bu memlekette hiçbir şey yolunda gitmez. İşsizlik, stres, kirli hava, zehirli su, şüpheli gıda, “bizde standart böyle” diye açıklanan mevzuat boşlukları, her gün ömrümüzden biraz daha çalar. Yani kâğıt üstünde 78 yıl yazılıdır ama gerçekte eksik, kırık, çürük bir ömürdür bu.
Avrupa’da kapıdaki duvar sağlamdır: 2022’de 430 Türkiye menşeli meyve-sebze, yüksek pestisit nedeniyle sınırdan geri çevrildi. Bizdeki duvar delik deşik: Aynı ürünler, “Türk mevzuatına uygunsa” deyip iç piyasaya sürülür. Avrupa için tehlikeli olan, bizim çocuklarımızın tabağına girer.
TÜİK’e göre 2024’te ölümlerin %16,3’ü tümörlerden. Trakya illeri, yıllardır Türkiye ortalamasının üstünde. Ve asıl mesele: 2011–2016 arasında Kocaeli, Antalya ve Trakya illerinde yapılan en kapsamlı çevresel kanser araştırmasının sonuçları hâlâ açıklanmadı. Yani rapor var ama yok. Açıklanacak denildi, yıllardır top gibi bakanlıklar arasında dolaştırılıyor.
Bu raporun açıklanmaması tesadüf değil. Çünkü içeriğinde öyle ağır bulgular var ki, bunları kamuoyuyla paylaştığı için bilim insanı Dr. Bülent Şık yargılandı, hapis cezası aldı. Eğer rapor resmi olarak yayımlansaydı, devletin önlem almak zorunda kalacaktı. Ama gizlenerek yıllar kaybedildi.
Yıllar önce İl Genel Meclisi Çevre ve Sağlık Komisyonu’nda bu konuyu gündeme getirdik. Rapor hazırladık, dilekçeler verdik, bakanlıklarla görüştük. Ama nafile.
Hazırladığımız bu raporu bizzat kendi elimle dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim ettim. Ama o dönemde de gereken adımlar atılmadı.
Şimdi aynı dosyayı, aynı ısrarla, bugünün Genel Başkanı Özgür Özel’e de göndereceğim. Çünkü bu mesele partilerin değil, hepimizin meselesidir.
Sevgili halkım, tek gerçek sizin iradeniz. Yanlış mıyım?
Ama yine de buradan Trakya vekillerine bir çağrım var:
Sahi, siz susmaya devam mı edeceksiniz, yoksa çocuklarımızın ömrü için taşın altına elinizi mi koyacaksınız?
O dönem TBMM’de bu konunun tek takipçisi Dr. Candan Yüceer oldu. Defalarca önerge verdi, Meclis’te gündeme taşıdı. Bu cesareti için kendisine teşekkür ediyorum.
Ama bugün Candan Hanım Meclis’te değil. Ve koca bir bölgenin kanser gerçeği hâlâ sahipsiz.
Şimdi soruyorum:
“Avrupalının canı can da bizim canımız patlıcan mı?”
Avrupa kendi halkını titizlikle koruyor. Bizde ise “Türk mevzuatına uygunsa” deyip göz yumulan zehir, sofralarımıza geliyor. Kanser ölümleri artıyor, yaşam süresi kısalıyor. Sayın Trakya vekilleri, sorumluluk artık sizde. Çocuklarımızın ömründen çalınan yılların hesabı, sizin omuzlarınızda.
Geri çevrilen ürünlerin iç piyasadaki akıbetini şeffaf biçimde kamuoyuna açıklatın. 2011–2016 kanser ve çevre araştırmasının tüm raporlarını yayımlatın. Trakya için temiz su, toprak ve gıda denetimlerini kapsayan özel bir eylem planını hayata geçirin.
Her çocuğumuzun ömrü Avrupa’daki akranından 3,5 yıl daha kısa. Bu sadece istatistik değil; yaşanmamış hayat, yarım kalmış öyküdür. Ve makas kapanmıyor; tam tersine açılıyor. Avrupa önlem alırken bizde “aman gündem olmasın” deniyor. Böyle giderse torunlarımız Avrupa’daki akranlarından 5–6 yıl daha az yaşayacak.
Artık tek bir soru var:
Sayın Trakya vekilleri, bundan daha önemli hangi işiniz olabilir?
Aramızda Kalmasın
Not: Kaynaklar
* Eurostat (2023): AB-27 doğuşta yaşam beklentisi 81,5 yıl.
* Dünya Bankası / TÜİK serileri: Türkiye doğuşta yaşam beklentisi 77,7–78 yıl.
* Avrupa Komisyonu RASFF 2022 raporu: Pestisit bildirimlerinin 430’u Türkiye menşeli ürünlere ait.
* TÜİK (2024 Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri): Ölümlerin %16,3’ü tümörlerden.
* Basına yansıyan bilgiler: 2011–2016 “Çevresel Faktörler ve Sağlık” araştırması hâlâ açıklanmadı.
GÜRCAN KIRIM

