Ülkemizde hemen hemen tüm bölgelerde böğürtlene rastlanmak mümkündür. 2023 yılı verilerine göre Türkiye’de Marmara bölgesi böğürtlen üretiminin ana bölgesi olarak gösterilebilir. Türkiye’de toplam 3.583 ton böğürtlen üretiminin yaklaşık %75’lik kısmını Bursa ili toplam 2.665 tonluk üretimiyle tek başına karşılamaktadır.
Meyve özellikleri yönünden üzümsü meyveler grubunda yer alan böğürtlen Dünyada ılıman iklim bölgelerinde, subtropik iklim ve kutup iklim sınırlarına kadar yayılma alanı nedeniyle geniş yetişme alanına sahiptir. Ülkemiz böğürtlenin anavatanı sınırları içerisindedir. Böğürtlenler Anadolunun 1000 m’nin üzerinde hava ve toprak neminin sağlandığı yerlerde yoğun olarak yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ülkemizin her yöresinde böğürtlene rastlanmaktadır. Böğürtlenin Anavatanı Güney, Batı ve Orta Avrupa’dır. Böğürtlenlerin kültür çeşitlerinin hemen hepsi Kuzey Amerika kökenlidir. Böğürtlenlerin kültür formları üzerindeki ilk çalışmalar; 18.yy ortalarında başlamış, 1930’lu yıllarda dikensiz böğürtlenler bulunmuş ve son yıllarda değişik bölgelere adapte olabilen yüksek kaliteli böğürtlen çeşitleri geliştirilmiştir. insan sağlığında önemli rolleri olan böğürtlen; organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir meyvedir. Böğürtlen meyveleri çok çeşitli Şekillerde değerlendirilirler. Gerek taze olarak gerek konserve, reçel, marmelât, pasta, dondurma, Ģeker, yoğurt, meyve suyu, likör gibi çeşitli Şekillerde tüketilmektedir. Derin dondurularak muhafazaya alınan meyveler uzun süre farklı değerlendirmeler için hazır tutulur. Böğürtlen meyveleri pasta endüstrisinin aranan meyvelerindendir. Ayrıca meyveler kurutularak değişik şekillerde kullanılmak üzere (meyve çayı gibi) uzun süre saklanabilirler. Böğürtlen meyveleri meyve suyu, konsantre ve likör olarak ta kullanılmaktadır. Reçel, marmelat, jöle ve Şekerleme endüstrisinde, özellikle kendine özgü güzel kokuları nedeniyle değerli bir hammaddedir. Son yıllarda hızla gelişen ve tüketimi artan dondurma ve meyveli yoğurt üretiminde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Meyve özellikleri yönünden üzümsü meyveler grubunda yer alan böğürtlen Dünyada ılıman iklim bölgelerinde, subtropik iklim ve kutup iklim sınırlarına kadar yayılma alanı nedeniyle geniş yetişme alanına sahiptir. Ülkemiz böğürtlenin anavatanı sınırları içerisindedir.
insan sağlığında önemli rolleri olan böğürtlen de organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir meyvedir. Böğürtlenlerde tozlanma arılar vasıtası ile olmaktadır. Siyah renkli meyveler birçok çeşitte yuvarlağımsı veya yuvarlak şekillidir. Olgunlaşma durumunda meyveler çanak yaprak ile birlikte toplanmaktadır. Ham meyvelerde meyve sapı krem beyaz renkte iken olgunlaşma durumunda ise gri, mavi ve kırmızımtırak renk almaktadır. Hasat zamanı meyve sapındaki bu renk değişimine bakarak belirlenebilmektedir. Meyve olgunlaşma tarihi bölgelere göre değişmekle birlikte Haziran sonu-Temmuz başında hasat başlamakta ve Eylül ayına kadar devam etmektedir. Yapılan ıslah çalışmaları sonucunda dikensiz böğürtlen elde edilmiştir. Oldukça verimli ve güçlü büyüme özelliğine sahip olan bu çeşitlerin bitkileri 3-4 m boyunda dallar oluştururlar. Tüm toprak ve iklim şartlarına adapte olma özelliğine sahiptir. Düşük kış soğuklarına dayanıklı olmalarına rağmen geç donlardan zarar görmektedirler.
- İklim: Kış aylarında (-20, -25) dereceye kadar soğuklara dayanır. Böğürtlenin Soğuklama ihtiyacı 7 derecenin altında 800-1700 saattir. Genel olarak en uygun iklim yazları serin ve hasat zamanı yağmur olmayan, kışları ılık geçen yerlerdir. Yazları sıcak, kurak ve rüzgarlı gecen yerlerde vejetatif gelişme geriler, meyveler küçük ve çekirdekli olurlar. Hasattan önce çok sıcak hava olması meyvelerin olgunlaşmadan yumuşamasına sebep olur. Olgunlaşma zamanı kuru ve kışın soğuk rüzgarlarının estiği yerlere rüzgar kıran tesisi edilmesi gerekir.
- Toprak :Böğürtlenlere en uygun toprak; kumlu killi organik maddece zengin, su tutma kapasitesi yüksek iyi drene olabilen ve sürekli nemi sağlamış topraklarda başarılı şekilde yetiştiricilik yapılır. Toprak PH sı hafif asit veya nötr olmalıdır. (pH 6-7) Fazla kireçli ve tuzlu topraklara uygun değildir. Toprak derinliği en az 1 m olmalıdır. Hafif eğimli yerler yetiştiricilik için uygundur. Çok eğimli yerlerde teraslama tapılarak yetiştiricilik yapılabilir
- Çeşit Seçimi: Böğürtlen yetiştiriciliğinde doğru çeşitlerin seçimi önemlidir. Daha kazançlı yetiştiricilik için çok iyi adapte olmuş ve özellikle yaygın hastalıklara genetik dayanıklı çeşitlerin seçimine dikkat etmelidir.
- Çeşit bulunduğu iklim ve toprak özelliğine uygun
- Verimli ve hastalıklara dayanıklı,
- Pazarın aradığı bir çeşit,
- Yola ve taşımaya dayanıklı,
- Bitkisi kuvvetli gelişen,
- Meyveler taze olarak veya meyve işleyen bir kurulaşa pazarlanması durumlarında farklı çeşit gerektirmektedir.
- Çeşidi, özelliği ve kaynağı belli olmayan fidanlar ile bahçe kurulmamalıdır. Bu tip fidanlarla çeşitler karıştığı için meyvenin pazar değeri ve verimi düşmekte, pazarlamada güçlüklerle karşılaşılmaktadır.
4-Toprak Hazırlığı ve Dikim Toprak analizi yaptırılarak gerektiğinde toprak bünyesi uygun hale getirilir. Bahçenin ilkbahar ve özellikle yaz aylarında sürekli sulanacağı düşünülerek, su kaynaklarına yakınlığı, sulama suyu temini durumuna göre sulama yöntem ve tesisine karar verilir. Bahçede daha önceden herhangi bir kültür yapılamamışsa bahçe hazırlığına bir önceki yazdan başlanır. Toprak dikimden en az bir ay önce derin bir şekilde sürüm, gerekirse krizma yapılır. Toprak analizi yaptırılarak verilecek gübre miktarları belirlenir. Genel olarak topraklar organik maddece fakir olduklarından 3-5 ton çiftlik gübresi verilerek ikinci bir sürüm yapılır. Gübrelemeden sonra, toprak işlenerek gübrenin toprağa karışması sağlanmalıdır. Dikimden önce fosforlu ve potasyumlu gübrelerle bir taban gübrelemesi ve son bir sürüm yapmak daha iyi sonuçlar vermektedir. Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır.
5-Dikim : Böğürtlen bahçeleri kışları soğuk geçen bölgelerde erken ilkbaharda (Şubat-Nisan) yapılan dikimler en iyi sonucuvermektedir. Kışları ılık geçen bölgelerde ise geç sonbahar (Kasım–Aralık) ve kış aylarında yapılan dikimler iyi sonuç vermektedir. Fidanlar dikim yerine çamurlu su dolu kovalarda veya ıslak telisler içerisinde taşınmalıdır. Kapalı, bulutlu, rüzgarsız günler dikim için en uygun günlerdir. Dikimi yapılacak fidanların kök tuvaleti yapılır. Yaralı ve çok uzun kökler kesilir. Dikimi yapılacak bahçelerde fidan çukurları önceden işaretlenir ve 40-50 cm genişlik ve derinlik de açılır. Önceden hazırlanmış toprak gübre karışımı harç ile doldurulmuş çukurdan 20-30 cm boşaltılır. Çukur tabanı ayakla bastırılarak fidan buraya dikilir. Fidan dikimi fidan kök boğazı tamamen toprak içinde kalacak şekilde ayarlanır. Dikimden sonra can suyu verilir. Dikimi yapılan fidanın tepesi 20-30 cm’den kesilir. Dikim mesafeleri tür, ve çeşitler büyüme gücü ve şekline, dikim yöntemlerine, terbiye şekillerine, toprak verimliliğine ve toprak işleme şekline göre çok farklılık göstermektedir. Dik büyüyen böğürtlenler için “sıra arası x sıra üzeri” mesafeleri 1.50 x 0.50 m, Yatık büyüyenler için ise 3.00 x 3.50 m bırakılmaktadır. Genel olarak ortalama “2.50 x 1.50 m” kullanılmaktadır. Ticari amaçlı dikim aralıkları sıra arası 3 m, sıra üzeri 11.5 m tavsiye edilmektedir. Tek sıra tel sistemi kullanılmaktadır. Dallar tellere 70, 130 ve 180 cm yüksekliklerde tel ile bağlanır.
6- Budama ve Terbiye Sistemleri:
1- Destekli Ocak sistemi, 2- Desteksiz Ocak Sistemi, 3- Destekli Çit Sistemi 4- Desteksiz Çit Sistemi, Böğürtlenlerde budama üç safhada yapılır.
6 . 1 -Yazın Tepe Alma: Dik büyüyen böğürtlenlerde dallar 60-75 cm‘yi bulunca tepe alması yapılır.
6.2- Meyve Veren Dalların Kesilmesi: Böğürtlenlerde toprak altı organları çok yıllık, taç kısımları 2 yıllıktır. Birinci yıl dallar olgunlaşır, ikinci yıl meyve verdikten sonra kururlar. Dallar meyve verdikten sonra kesilmesi uygundur. Bu işlem hemen hasattan sonra yapılacağı gibi, dinlenme döneminde yapılabilir.
6.3- Kış Budaması : Kış sonu veya ilkbahar başında yapılır. Dik büyüyen böğürtlenlerde en kuvvetli sürgünler seçilerek zayıf ve yere yakın dallar kesilir. Sürünücü tiplerde budama kısa kuvvetli dal ile uzun ve sağlam meyve dalcıkları elde edecek şekilde yapılır. İki yada daha yaşlı böğürtlenlerde budama hasat mevsimi sonu meyve vermiş dallar toprağa yakın seviyeden kesilip tellerden temizlenir. Ondan sonra yapılacak iş yeni sürgünleri tellere bağlamaktır.
- Gübreleme :Böğürtlenler organik maddeye fazla ihtiyaç duyarlar. Dikim sırasında dekara 3-5 ton yanmış ahır gübresi verilir. Çiftlik gübresi 2-4 yılda bir ilave yapılır. Toprak nemini muhafaza etme acısından yılın her döneminde verilebilir. En uygun zaman bitkilerin dinlenme dönemine girdiği kış aylarıdır. Bitki kök bölgesine serilerek toprağa hafifçe karıştırılır. Yaprak ve toprak analizlerine göre kimyasal gübreler önerilir. Ancak analiz yapılmaması durumunda yıllık gübre ihtiyaçları genel olarak; 4 -10 kg saf azot karşılığı azotlu gübre, 5 –7 kg saf fosfor karşılığı fosforlu gübre, 8 -12 kg saf potasyum karşılığı potasyumlu gübre verilir. Tam verim çağındaki bahçelerde bu miktarlar ilk dikim yıllarında 1/3’ ü, ikinci yılda 2/3’si olarak verilmelidir. Azotlu gübreler bitkilere erken ilkbaharda ve meyve gelişimi sırasında olmak üzere iki defada; fosforlu ve potasyumlu Sonbahar ve Kış aylarında verilir. Ayrıca yeşil gübre olarak tek yıllık baklagiller kullanılabilir. Bitkilere fazla azot verilmesi meyvelerin yumuşamasına ve Pazar değerinin azalmasına neden olur.
8- Sulama : Sulama aralığı toprak tipine ve bölgeye göre değişir. Ağır ve humuslu topraklarda daha seyrek, kumlu topraklarda daha sık sulama yapılır. Sulama; karık, yağmurlama ve damlama sulama şeklinde yapılır. Ancak çiçeklenme, meyve tutumu ve hasad döneminde kesinlikle yağmurlama sulama yapılmamalıdır. Sulama toprak nemini sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
9 –Hasat ve Depolama Üzümsü meyveler hasadı dikkatli ve zamanında yapılmalıdır. Hasat zamanı meyve sapındaki bu renk değişimine bakarak belirlenebilmektedir. Meyve olgunlaşma tarihi bölgelere göre değişmekle birlikte Haziran sonu-Temmuz başında hasat başlamakta ve Eylül ayına kadar devam etmektedir. En uygun hasat zamanı sabah erken saatlerde saat 10‘a kadardır. Böğürtlen meyve rengi siyaha dönünce toplamaya başlanır. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta meyvelerin salkımdan kolayca ayrılabilecek durumda olmalıdır. Çünkü bazı çeşitlerde meyveler siyahlaştığı halde olgunlaşmamış olabilir. Taze pazarlanacak meyveler 250 ve 500 gramlık kutulara toplanır ve kaplar kasalara dizilerek hemen pazara sunulur. Böğürtlen meyveleri soğuk hava depolarında %85-90 nem ve – 0,5 -00C sıcaklıkta 5-7 gün muhafaza edilir. 10- Meyvenin Değerlendirilmesi Böğürtlen meyveleri çok çeşitli şekillerde değerlendirilirler. İstenirse krema ile veya diğer meyveler ile birlikte hazırlanan meyve salatası şeklinde tüketilir. Derin dondurularak muhafazaya alınan meyveler uzun süre farklı değerlendirmeler için hazır tutulur. Böğürtlen meyveleri pasta endüstrisinin aranan meyvelerindendir. Ayrıca meyveler kurutularak değişik şekillerde kullanılmak üzere (meyve çayı gibi) uzun süre saklanabilirler. Böğürtlen meyveleri meyve suyu, konsantre ve likör olarak da kullanılmaktadır. Reçel, marmelat, jöle ve şekerleme endüstrisinde, özellikle kendine özgü güzel kokuları nedeniyle değerli bir hammaddedir. Son yıllarda hızla gelişen ve tüketimleri artan dondurma ve meyveli yoğurt üretiminde de yaygın olarak kullanılmaktadır.
10- Çoğaltma Metotları – Kök sürgünleri ile – Uç daldırma ile – Yaprak-göz çelikleri ile – Kök çelikleri ile – Doku kültürü ile çoğaltılmaktadır. Fidan üretiminde en yaygın olarak kök sürgünleri ve uç daldırma kullanılmaktadır. Kök sürgünleri ile fidan üretimi: Böğürtlen bitkisinin kök boğazı ve kökte bulunan gözlerden her yıl yeni sürgünler çıkmaktadır. İlkbaharda topraktan çıkan sürgünler gelişme mevsimi boyunca büyürler. Geç sonbaharda yapraklarını döktükten sonra erken ilkbahara kadar bunlar köklü olarak sökülür ve fidan olarak kullanılırlar. Kışları sert geçen bölgelerde ilkbaharda söküm daha uygundur. Kök sürgünleri ile fidan üretiminde sağlıklı ana bitkiler ile, gerekir ise sterilize edilmiş alanlarda damızlıklar kurulur. Bu damızlıklarda bakım en iyi şekilde yapılır. Meyve dalcıkları henüz çiçekte iken kesilir ve her 4-5 yılda bir, fidanlık yeri değiştirilmelidir. Uç daldırma ile fidan üretimi: Dikensiz sürüngen böğürtlen tipleri sadece uç daldırması ile üretilmektedirler. Dikensizliğin devamı için sonbaharda sürgünün uç kısmının köklendirilmesi gerekir. Kökten çıkan sürgünler daima dikenli olmaktadır. Dikensiz türlerin çoğaltılmasında büyük dikkat gerekmektedir.

