Rahim ASAR
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yakında
  4. KUŞBURNU YETİŞTİRİCİLİĞİ

KUŞBURNU YETİŞTİRİCİLİĞİ

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kuşburnu halk arasında gülburnu, gülelması, itburnu, göbek gülü, şillan, yaban gülü, deli gül, gibi isimlerle de anılmaktadır. Dünyada yaygın bir kullanımı vardır. Yaygın olarak meyveleri marmelat olarak tüketilir. Bunun yanında reçel, pekmez, meyve suyu ve bitki çayı yapımında da kullanılmaktadır. İçerdiği yüksek orandaki C vitamini nedeniyle (bilinen C vitamini içeriği en yüksek meyve) bu ürüne olan ilgi giderek artmaktadır. Ayrıca önemli bir β karoten ve likopen kaynağıdır. Halk arasında özellikle ülser ve soğuk algınlığına karşı tedavi edici olarak yararlanılmaktadır. Kuşburnu Rosaceae familyasından Rosa cinsine ait çalı formunda, kışın yaprağını döken bir bitki türü olup, Orta ve Batı Asya, Kafkasya, Avrupa, Kuzeybatı Afrika, Irak ve İran’ın kuzey ve batı kesimleri, Afganistan’ın kuzeyi, Pakistan, Orta Asya ve Rusya’yı içine alan geniş bir coğrafyada doğal olarak yetişmektedir. Kuşburnu düşük sıcaklıklara ve kuraklığa dayanıklılığı sebebiyle oldukça geniş bir yayılış alanı bulmuştur. Ülkemizin bütün bölgelerinde doğal olarak bulunmakta ve yerel halk tarafından yaygın olarak meyveleri kullanılmaktadır. Dengeli ve standart bir üretim olmaması ve talebin yüksek olması sebebiyle zaman zaman, işlenecek meyve bulmada sıkıntı çekilmektedir. Üretim daha çok doğadan toplama şeklinde gerçekleştirilmektedir. Tonlarca ürün bu şekilde teknolojik olarak işlenmekte yöre/ülke ekonomisine ciddi anlamda katkıları olmaktadır. Kontrollü bir üretim şekli henüz yaygınlaşmadığından, üretimin ne kadar olduğu da kesin olarak bilinememektedir. Tarımının yapılması konusunda bazı girişimler olmasına karşın fidan üretimindeki sıkıntılar ve pazarın belirsizliği gibi sebeplerle de yaygınlaşamamıştır. Çeşit geliştirmek amacıyla farklı yörelerde çok sayıda seleksiyon çalışması yapılmış, fakat bunların pek azı, çeşit tescil aşamasına kadar gelebilmiştir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen kuşburnu hem yurt içinde hem de yurtdışında giderek büyüyen bir pazara sahiptir. Doğru adımlar atılarak kısa zamanda önemli bir ürün haline gelmesi mümkün görünmektedir. Zira yüksek adaptasyon kabiliyeti sebebiyle marjinal alanlarda az bir girdi kullanılarak üretimi gerçekleştirilebilir. Her yıl düzenli ürün vermesi sebebiyle pazarın talep edeceği ürünün dengeli bir biçimde karşılanabilmesi, böylelikle ithalatın da önünün kesilmesi mümkündür. 3-4 yıl içerisinde ekonomik verime, 5-6 yılda da tam verime ulaşacağından, istenilen hedeflere çok kısa sürede erişilebilir. Hastalık ve zararlılarının kolay kontrol edilebilmesi sebebiyle organik tarıma oldukça uygun olması yanında, doğal alanlarda yaygınlaştırılarak yaban hayatı destekleneceği gibi erozyon kontrolü için de son derece önemli bir potansiyele sahiptir. Sonbaharda hasat edildiği için özellikle iç kesimlerde tarımsal faaliyetlerin azaldığı bu dönemde atıl kalan işgücünün değerlendirilmesi bakımından da önemlidir.Kuşburnu genellikle, 1,5-2 m boyunda, dikenli ve bazı genotiplerinde  ise dikensiz olabilen çok gövdeli çalı formunda, kışın yapraklarını döken bir bitkidir.Deniz seviyesinden 2.500 m rakıma kadar geniş bir dağılım gösterir. Akdeniz sahil şeridinde ise daha çok 600 m rakımın üzerinde rastlanmaktadır. Genellikle ilkbaharda çiçek açıp güz aylarında meyvelerini olgunlaştırır. Kökler saçak kök yapısında olup 4 m derine kadar inebilir. Gövde sık veya seyrek dikenlidir. Yapraklar bileşik, yumurta veya elips şeklinde 5-7 yaprakcıklı, kenarları testere dişli ve orta eksenden kavislidir. Çiçekler genellikle pembe veya beyaz, bazı türlerde ise sarı veya mor olup, erselik yapıda 5 taç ve 5 çanak yaprağa sahiptir. Meyveler tek veya salkım halinde olabilir. Genellikle elips şeklinde, bazen yuvarlak veya basık olabilir. Olgunlaştığında genellikle kırmızı, bazen sarı ve turuncu renktedir. Meyve içinde 20-30 kadar tüylü ve sert kabuklu tohum bulunur. Bununla birlikte, Rosa montana chaix subsp.woronowii (Lonacz.) Ö. Nillson gibi bazı türlerin meyvelerinde 2-3 adet çekirdeğe, bazı genotiplerde de çekirdeksizliğe rastanmaktadır. Meyvenin dış yüzeyi birçok türde pürüzsüz ve parlak olmasına rağmen bazı türlerde tüysü dikenlere sahip olduğu, olgunlaştığında da döküldüğü görülmektedir. Çanak yapraklar meyve olgunlaştığında genellikle dökülmüş olmasına karşın bazı türlerde kalıcıdır.Dünyada 100 kadar türü bulunmakla birlikte Türkiye’de en az 24 taksonu mevcuttur. En yaygın olanı ve tanınanı ise Rosa canina L.’dır. Bunun dışında kuşburnu olarak kullanılan belli başlı türler arasında Rosa dumalis Bechst, Rosa villosa L., Rosa feotida J. Herrm, Rosa hemispharica J. Herrm, Rosa pinpinellifolia L., Rosa gallica L., Rosa pulverilenta Bieb., Rosa montana Chaix. Sayılabilir. Bu türler arasında Rosa pinpinellifolia L. Siyah renkli boyayıcı meyveleri, Rosa feotida J. Herrm ve Rosa hemispharica J. Herrm ise sarı çiçekleriyle farklılık gösterir. Rosa feotida J. Herrm çok erken olgunlaşan turuncu renkli meyvelere sahiptir. Rosa montana türünün bazı genotiplerinin taç yaprakları ise gül gibi 15-17 kadar olabilmektedir. İklim ve Toprak İstekleri ;Kuşburnu (Rosa spp.) ülkemiz coğrafyasının neredeyse tamamında görülmektedir. Bununla birlikte daha çok serin ve soğuk kesimlerde yayılır. Kuzey Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgelerinde sahilden başlayıp 2.500 m rakımlara kadar bulunmasına rağmen güneyde, Akdeniz sahilinde 500-600 m’den itibaren rastlanmaktadır. Kış soğuklarına son derece dayanıklıdır. Sıcaklığın zaman zaman -40oC’nin altına düştüğü yüksek dağlarda bile yaşayabilir. Düşük sıcaklıklar gibi kuraklığa da oldukça dayanıklıdır. Toprak koşullarının yeterli olması şartıyla 300-350 mm yağış alan yerlerde rahatlıkla yetişebilir. Ege ve Akdeniz Bölgelerinde çalı formunda olup, güneşi çok sevdiği için maki formasyonu içinde çok fazla yer almaz, buralarda da daha çok su, dere, tarla ve yol kenarlarını, orman içi açıklıkları tercih eder. Daha çok kireçli toprakları seven kuşburnuna, her türlü toprak yapısında rastlanabilir. Ekolojik koşullar meyvelerin şeklini pek etkilememekle birlikte olgunlaşma zamanını ve iriliğini etkiler. Gece gündüz sıcaklık farkının fazla olduğu iç bölgelerde ve yüksek kesimlerde meyve irilikleri daha fazla, renklenme daha iyi ve olgunlaşma daha erkendir. Yazı çok sıcak geçen yerlerde meyvelerde yanıklıklar oluşur. Birçok bitkinin yetişemediği soğuk yerler kuşburnu için oldukça yüksek bir p m otansiyele sahiptir. Özellikle sıcaklıkların ve nemin yüksek olduğu bölgeler kuşburnu için pek uygun görülmemektedir. Üretim Tekniği ;Birçok yöntemle üretilse de asıl üretimi çelikleriyle olmaktadır. Kuşburnu bitkisinde türlere göre değişmekle birlikte en uygun çoğaltma yönteminin çelikle çoğaltma olduğu birçok araştırmacı tarafından bildirilmiştir. Kuşburnu türlerinin bazılarında özellikle odun çeliklerinde köklenme sorunu vardır.   

KUŞBURNU YETİŞTİRİCİLİĞİ
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!