Ozlem OBUZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yapay Zekâ İşinizi Elinizden Mi Alacak,

Yapay Zekâ İşinizi Elinizden Mi Alacak,

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

   Yoksa Size Yeni Bir İş Mi Kuracak?

Bir zamanlar hayat daha sade görünürdü! En azından bize öyle anlatılırdı. Okursunuz, bir işe girersiniz, düzeninizi kurarsınız. Biraz şansınız, biraz da sabrınız varsa yol yavaş yavaş açılır. Daha girişken olanlar için ikinci bir seçenek de vardı: Kendi işini kurmak. Riskliydi, zordu, sermaye isterdi; yine de adı sanı belliydi.

Bugün o harita dağıldı.

Tam da bu nedenle, bu köşede yeni bir yazı dizisine başlıyorum: Yapay zekâ üzerinden para kazanmanın yolları.

“Yapay Zekâdan Doğal Zekâya…” başlıklı bu köşede bugüne kadar yapay zekâyı farklı yönleriyle ele alan yazılar yazdım. Kimi zaman bu teknolojinin üretim dünyasında nasıl bir verimlilik yarattığını, iş yapma biçimlerini nasıl dönüştürdüğünü anlattım. Kimi zaman da işin başka bir tarafına dikkat çektim. Çünkü bir yerden sonra şunu daha net görmeye başladım:

Yapay zekâ yalnızca hız, kolaylık ve verim vaat eden bir alan değil; aynı zamanda, yanlış ellerde ve dar bir kâr hesabıyla kullanıldığında, insanı işinden, mesleğinden, hatta kendine duyduğu güvenden edebilecek bir süreci de büyütebilir!

O yüzden ben de yönümü biraz daha belirgin biçimde bilinçlendirme tarafına çevirdim.

Zira bugün Türkiye’de mesele yalnızca “iş bulmak” değil. İş bulanların önemli bir kısmı da güvende hissetmiyor. İnsanlar bir yandan işsiz kalmaktan korkuyor, bir yandan çalıştığı hâlde geçinemiyor. Maaşı olan da rahat değil, diploması olan da…

Hele ki gençler… Üniversiteyi bitirip evde bekleyen, bir işe girse bile bunun ne kadar süreceğinden emin olamayan, sürekli tetikte yaşayan büyük bir kitle var. Sosyologların ve ekonomistlerin son dönemde daha sık kullandığı ifadeyle, “ev gençleri” dediğimiz o geniş kesimden söz ediyorum. Potansiyeli olan ama sistemin dışında kalan, eğitim almış ama karşılığını alamayan, çalışmaya hazır ama önünde kapı açılmayan gençlerden.

İşte bu yazı dizisi esasen en çok da onlar için…

Yalnızca onlar için değil elbette..

İş arayanlar için. ..Geliri yetmeyenler için.!Çalıştığı hâlde geleceğinden emin olamayanlar için. ..Bir yandan hayat pahalılığıyla boğuşup bir yandan “Ben buradan başka nasıl çıkacağım?” diye düşünenler için…

Maddi gelirimi arttırmak için bir çözüm bulmak zorundayım artık…Çünkü bu ülkede geçinmek gerçekten çok zor  bir hal aldı!! ” gibi bir düşünce içinde olan herkes için…

Bu noktada, en baştan bir şeyi net söylemekte fayda var : Yapay zekâ, kendi kendine para basan bir makine değil elbette… İnsanların bazen bu teknolojiyi neredeyse sihirli bir değnek gibi görmesi yanıltıcı! Öyle birkaç uygulama indirip birkaç komut yazarak hayatın bir anda değiştiği bir dünyada yaşamıyoruz. Gelir hâlâ aynı yerden doğuyor: Bir ihtiyacı görüp ona işe yarar bir karşılık verebildiğiniz yerden…

İşin özü değişmedi yani…  Esasen araçlar değişti.

Birinin zamanını kısaltıyorsanız, dağınık bir işi toparlıyorsanız, anlatamadığını anlaşılır hâle getiriyorsanız, yetiştiremediğini onun adına yetiştiriyorsanız, orada bir değer üretirsiniz. Yapay zekâ da tam bu noktada devreye giriyor. Size tek başınıza daha fazla iş yapma, daha hızlı düşünme, daha temiz üretme, daha düzenli sunma imkânı veriyor.

Yeni dönemin kırılma noktası burada.!

Dün birkaç kişinin yaptığı bazı işler bugün tek kişinin omzunda şekillenebiliyor. Yazı yazmayı bilen biri yalnızca metin yazarı olarak kalmıyor artık; içerik akışı kurabiliyor, başlık seçenekleri geliştirebiliyor, aynı metni farklı mecralara uyarlayabiliyor, e-posta serileri hazırlayabiliyor, sosyal medya dili çıkarabiliyor. Araştırmayı seven biri yalnızca bilgi toplayan kişi olmuyor; raporu sadeleştiriyor, sunum iskeleti kuruyor, özeti çıkarıyor, karmaşık olanı anlaşılır hâle getiriyor. Tasarım eğitimi olmayan biri bile artık temel sunum taslakları, basit görseller, dijital materyaller üretebiliyor.

Mesele burada “Herkes her şeyi yapabilir” demek değil. Mesele, daha önce göz korkutan bazı eşiklerin aşağı inmiş olması.

Hazırlıkla üretim arasındaki mesafe kısaldı. Bu küçümsenecek bir değişim değil. Tam tersine, belki de son yılların en önemli kırılmalarından biri. Çünkü bu, daha fazla insanın daha küçük bir başlangıçla gelir üretme ihtimalini artırıyor.

Ne var ki, bu noktada başka bir yanlış anlama ortaya çıkıyor: “Demek ki artık beceriye de gerek kalmadı!”  gibi..   Hayır, kesinlikle öyle değil!

Bilakis.. 

Bu çağda değerli olacak olan şey, yalnızca araç kullanmak değil; araçla ne yapılacağını bilmek. Nerede işe yarayacağını görmek. Neyin eksik, neyin acil, neyin satılabilir olduğunu sezebilmek. Çünkü müşterinin satın aldığı şey komut değil, sonuçtur. Kimse size “Git bir yapay zekâ aracına soru sor” diye para vermez. İnsanlar daha iyi yazılmış metne para verir. Daha temiz sunuma, daha anlaşılır özete, daha etkili ürün açıklamasına, daha hızlı teslim edilen işe, daha az hata içeren çıktıya para verir.

Başka bir deyişle, teknolojiye değil; faydaya ödeme yapılır.

İşte bu yüzden bu alana girmek isteyen birinin önce kendine sorması gereken soru “Hangi aracı kullanmalıyım?” değil, “Ben hangi sorunu çözüyorum?” sorusudur.

Bir işletmenin nerede tıkandığını, bir uzmanın neyi yetiştiremediğini, bir markanın neden dağınık göründüğünü, bir içerik üreticisinin neden zorlandığını fark edebiliyorsanız, elinizdeki teknoloji sıradan bir araç olmaktan çıkar. O zaman siz de iş arayan biri olmaktan yavaş yavaş uzaklaşıp çözüm sunan birine dönüşürsünüz. Gelirin kapısı da tam orada aralanır.

Bu yazı dizisinde biraz da bunun peşinden gideceğiz : Hangi hizmetler gerçekten satılabilir, yeni başlayan biri nereden girebilir, müşteri nasıl bulunur, fiyat nasıl belirlenir, portföy yoksa güven nasıl kurulur, hangi işler sürdürülebilir, bu alanın etik sınırları nelerdir… Hepsini konuşacağız. Büyük laflarla değil; elle tutulur örneklerle. Parlak vaatlerle değil; gerçek imkânlar ve gerçek sınırlar üzerinden.

Çünkü önümüzde yalnızca yeni bir teknoloji yok. Aynı zamanda çalışma hayatının dili değişiyor. Güvence dediğimiz şeyin biçimi değişiyor. Tek maaşla ayakta kalma fikri, birçok insan için eski sağlamlığını kaybetmiş durumda. İnsanlar artık yalnızca iş aramıyor; nefes alabilecekleri bir alan da arıyor.

Yapay zekâ, bazı işlerin biçimini değiştirecek. Bazı kapıları kapatacak. Bunda kuşku yok.

Öte yandan; yeni hatta yepyeni  kapılar da açıyor yapay zeka…

 Daha önce hiçbir şekilde var olmayan bu yepyeni bu kapıların sonsuz fırsatlarla dolu olduğunu görenler ve idrak edenler kazanacak “yapay yeni dünya”da…

O kapıların önünde durup korkuyla bakmak yerine; hangisinin gelirini büyütebileceğini görebilenler kazanacak.

Yapay Zekâ İşinizi Elinizden Mi Alacak,
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!