Gurcan KIRIM
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kırklareli’de yaşanacak yer kalmadı

Kırklareli’de yaşanacak yer kalmadı

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu yazıyı okumadan önce nefesinizi bir süre tutun.
Göğsünüz daralsın.
İçiniz sıkışsın.
Bir an için nefessiz kalmanın ne demek olduğunu hissedin.

Kesilen ağaçların, kirlenen toprağın, kirletilen derelerin, eksilen oksijenin ne anlama geldiğini…
Havasız kalmanın ne demek olduğunu bir an olsun anlayabildiyseniz, şimdi devam edin.
Çünkü mesele tam da budur.

Kırklareli’de yaşanacak yer kalmadı.
Herkes gözünü açsın.

Bu kentte zaten gün geçmiyor ki yeni bir proje dosyası gelmesin.
Bir yanda taş ocakları.
Bir yanda RES projeleri.
Bir yanda suyu, toprağı, ormanı ve yaşam alanlarını zorlayan yeni girişimler.

Kırklareli uzun zamandır nefes almaya çalışıyor.

Şimdi bütün bu yıkımın üstüne bir de Meclis gündemindeki düzenlemeler ekleniyor.
2/3588 sayılı teklif hâlâ komisyonda.
7576 sayılı düzenleme ise yürürlüğe girmiş durumda.

Yani mesele, henüz başlamamış bir tehdit değildir.
Mesele, zaten başını alıp giden tahribatın daha da büyümesi tehlikesidir.

Kırklareli’nin havasının biraz daha kirlenmesi.
Ağaçlarının daha fazla kesilmesi.
Derelerinin temizlenmesi gerekirken biraz daha kirlenmesi.
Toprağının biraz daha yorulması.
Suyunun biraz daha çekilmesi.
Tarım alanlarının biraz daha daralması.
Gıdaya erişimin biraz daha zorlaşması.
Yaşam alanlarının biraz daha yok olması.

Her yeni dosyada, her yeni projede, her yeni girişimde Kırklareli biraz daha eksiliyor.

Sonra ne oluyor?

“Çevreciler nerede?” deniliyor.
Dosya takip etsin deniliyor.
İtiraz etsin deniliyor.
Dava açsın deniliyor.
Nöbet tutsun deniliyor.
Mücadele etsin deniliyor.

Olmaz.

Bu yük yalnızca halkın omzuna bırakılamaz.

Kusura bakmayın ama artık “Nerede bu çevreciler?” deme zamanı da geçmiştir.
Çevreciler yıllardır yetişmeye çalışıyor.
Dosya okuyor.
İtiraz yazıyor.
Dava takip ediyor.
Halkı bilgilendiriyor.
Uyarıyor.
Koşturuyor.

Ama yedi gün yirmi dört saat çalışsalar da her dosyaya, her projeye, her girişime birkaç insanın tek başına yetişmesi mümkün değildir.

Artık sorulması gereken soru şudur:

Nerede bu kurumlar?
Nerede bu kurullar?
Nerede bu belediyeler?
Nerede bu yerel yönetimler?
Nerede bu halk?

Çünkü bu mesele artık tek tek köylerin, tek tek mahallelerin, tek tek yurttaşların tek başına taşıyacağı bir mesele olmaktan çıkmıştır.
Bu, Kırklareli’nin geleceği meselesidir.

Belediyeler artık bir araya gelmelidir.

Bu kentin belediyeleri, yerel yönetimleri, ilgili kurumları, çevreyle ilgili kurulları ve bütün yetkilileri birlikte hareket etmek zorundadır.
Çünkü ortada yalnızca bir proje yoktur.
Yalnızca bir yatırım tartışması yoktur.
Yalnızca bir ruhsat meselesi yoktur.

Ortada bir bütün olarak Kırklareli’nin toprağı, suyu, havası, ormanı ve geleceği vardır.

İl Mahalli Çevre Kurulu niçin var?
Çevreyi korumak için.

25 binlik planlar niçin var?
Bu bölgenin toprağını, ormanını, suyunu, doğal varlıklarını ve yaşam alanlarını korumak için.
Yeni tehditlere karşı tedbir almak, bölgenin geleceğini savunmak için.

O halde herkes görevini yapmalıdır.

Halk ses çıkarınca ortalık ayağa kalkıyor.
Ama halk sustuğunda bu yıkım sessizce sürüp gidiyor.
İşte buna artık dur denmelidir.

Kırklareli sahipsiz değildir.
Ama sahipsiz bırakılmaktadır.

Bu toprakları korumak, bu bölgenin geleceğini savunmak yalnızca birkaç duyarlı insanın görevi değildir.
Bu, belediyelerin görevidir.
Bu, kurulların görevidir.
Bu, kurumların görevidir.
Bu, bütün yetkililerin sorumluluğudur.

Buradan açık çağrımızdır:

Belediyeler bir araya gelsin.
İl Mahalli Çevre Kurulu sorumluluk alsın.
Kurullar, kurumlar, yerel yönetimler sessiz kalmasın.
Kırklareli’nin havasını, suyunu, ormanlarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını koruyacak ortak ve güçlü adımlar atılsın.

Çünkü artık yeter.

Havasız kalmamak için görevimiz korumaktır.
Sadece konuşmak değil, takipçisi olmaktır.
Sadece yakınmak değil, kamuyu göreve çağırmaktır.
Sadece seyretmek değil, sorumluları sorumluluğa zorlamaktır.

Bu meselenin takipçisi olmak zorundayız.
Çünkü bu, sadece bugünün meselesi değildir.
Yarın nefes alıp alamayacağımızın meselesidir.

Kırklareli alarm veriyor.
Bugün ses çıkarılmazsa, yarın korunacak bir Kırklareli kalmayabilir.

Aramızda kalmasın.

Kırklareli’de yaşanacak yer kalmadı
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!