Ozlem OBUZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yerel
  4. Yapay Zekâdan Doğal Zekâya Doğru Çocuklarımızın Başarı Yolculuğu

Yapay Zekâdan Doğal Zekâya Doğru Çocuklarımızın Başarı Yolculuğu

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Merhaba sevgili ebeveynler,

Bugün burada sizlerle çok önemli bir mesele üzerine konuşmak istiyorum. Hepimizin yüreğinin tam ortasında duran bir mesele: Çocuklarımızın başarısı…

Hepiniz çok haklısınız. Çocuğunuzun akademik olarak başarılı olmasını istemeniz kadar doğal bir şey olamaz. Çünkü biliyorsunuz ki bu başarı onların gelecekte daha güvenli, daha huzurlu bir hayat sürmelerini sağlayacak. Bu bağlamda, bir parçamız oldukları için onların başarıları bizim başarımız, onların mutluluğu bizim mutluluğumuz oluyor.

Bu yüzden yıllarca milyonlarca lira, yüz binlerce saat, uykusuz geceler, fedakârlıklar… Çocuklarımız için adıyoruz hayatımızı. Bu çok kutsal. Lakin şu soruyu kendimize sormak zorundayız: Bunca emek, bunca yatırım, bunca sevgiye rağmen… Neden bazı çocuklarımız başarılı olamıyor?

İşte burada size kendi yolculuğumdan bir hikâye anlatmak istiyorum.

Ben bilgisayar mühendisiyim. Yapay zekânın algoritmalarını çalıştım, kodları yazdım, sistemler kurdum. Bir gün kendime şunu sordum: “Nasıl oluyor da, insan zihninin ürettiği bilgisayar yazılımları hedeflerini kusursuzca gerçekleştirirken, o yazılımı üreten insan zihni kendi hedeflerine ulaşmakta zorlanıyor?”

Tam da işte o gün zihnimde bir kıvılcım çaktı. Dedim ki, “Eğer bilgisayar algoritmalarını insan beynine uyarlayabilirsek, çocuklarımız da yeni nesil soruları çözebilir. Tam da bu nedenle yalnızca sınav sorularını değil, hayatın gerçek problemlerini de çözebilirler.”

Çünkü yeni nesil sorular sıradan matematik soruları değildir. Bu sorular, çocukların önüne bir hayat problemine dair senaryo koyar ve onlardan o hayat probleminin içinden matematiksel ilişkiyi kendilerinin çıkarmasını ister. Yani çocuk yalnızca işlem yapmaz; problemdeki verileri ayıklar, doğru olanı seçer, algoritma kurar. İşte tam da bu nedenle, yeni nesil sorular çocuğun hem analitik hem de algoritma temelli düşünmesini zorunlu kılar.

O günden sonra geliştirdiğim metodolojiyle mucizelere tanık oldum.

Matematikte tek bir soruyu bile çözemeyen görme engelli öğrenciler, tüm soruları çözmeye başladı.

Disleksi (özel öğrenme güçlüğü ) ve diskalküli (matematik alanına özel öğrenme güçlüğü) tanısı konmuş çocuklar, sınavlarda 100 üzerinden 10 ve altında puan alan öğrenciler , 90 ve üzeri puanlar aldılar.

Psikolojik sorunlar yaşayan öğrenciler, kendilerini toparlayıp sınavlarda başarıya ulaştılar.

Çünkü mesele zekâ değildi, mesele “doğru düşünme becerisini” öğretmekti. Tıpkı yapay zekâ algoritmalarında olduğu gibi: Girdi–çıktı ilişkisini anlamak, hangi veriye ihtiyaç duyduğunu bilmek, doğru algoritmayı seçmek.

Sevgili ebeveynler, işte çocuklarımızın yeni nesil sorularda ihtiyaç duydukları şey tam olarak bu: Analitik ve algoritma temelli düşünme becerisi. Çünkü artık sınavlar basit işlem sorularından çok öte. 2018’den beri “yeni nesil sorular” hayatın içinden problemleri çocukların önüne getiriyor. Yani çocuklarımızdan beklenen şey, Türkçe yazılmış bir hikâyeyi matematik diline çevirmek, verilerden doğru algoritma kurmak. İşte bu tam da mühendisliktir, tam da hayatın kendisidir.

Tam da bu nedenle şunu fark ettim: Akademik başarı tek başına yeterli değil. Onu ayakta tutan üç bacak daha var. Bir masa düşünün. Dört bacağı var: Akademik, Analitik, Psikolojik ve Etik. Bu dört ayaktan biri eksik olursa masa devrilir.

İşte bu yüzden size diyorum ki: Akademik başarıya giden yol, analitik düşünmeden, algoritma temelli problem çözmeden, psikolojik sağlamlıktan ve etik değerlerden geçiyor.

Bir kez daha altını çizmek istiyorum: Algımız değişirse dünyamız değişir. İngilizcede “perception” yani algı ile “perfection” yani mükemmellik arasında sadece iki harf fark vardır. İki harf değiştiğinde kelimenin anlamı tamamen değişir. Çocuklarımızın algısını değiştirdiğimizde, dünyalarını değiştirebiliriz.

Ben bu sistemi “Yapay Zekâdan Doğal Zekâya” adını verdim. Çünkü yapay zekâya baktığımızda aslında insan zekâsının potansiyelini görüyoruz. Eğer çocuklarımızı analitik düşünebilen, algoritma temelli problem çözebilen, etik değerlerle yaşayan, psikolojik olarak sağlam bireyler olarak yetiştirirsek, sadece sınavlarda değil, hayatta da başarılı olacaklar.

O zaman yalnızca başarılı çocuklarımız olmayacak, mutlu çocuklarımız da olacak. Tam da bu nedenle mutlu çocuklardan oluşan bir toplum, daha iyi bir ülke, daha güzel bir dünya inşa edecek.

Yapay Zekâdan Doğal Zekâya Doğru Çocuklarımızın Başarı Yolculuğu
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!