Ozlem OBUZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yerel
  4. “Telefon, Tablet, Bilgisayar” Bağımlılığına  “Dur” Diyelim !

“Telefon, Tablet, Bilgisayar” Bağımlılığına  “Dur” Diyelim !

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Akşam vakti… Evde herkes bir ekrana dalmış. Çocuk odasında tablet başında, ebeveyn salonda telefon ekranında… Aynı evde, aynı çatı altında farklı galaksiler…

Bu tablo değiştirilebilir. Küçük adımlarla, büyük bağlar kurulabilir.

Gelin, günlük hayatta hepimizin yaşadığı durumlar üzerinden, bu bağı nasıl kurabileceğimizi birlikte düşünelim.

Seçenek sunmak ve mantığı anlatmak :

Ergenlik çağında,  “bana ne yapacağımı söyleme” sesi yükselir. Fakat “bana nedenini anlat, aklımla ikna olayım” kapısı da açılır. Bu yüzden iki şey altın değerinde: mantık ve seçenek.

Komut vermek yerine, mantığı göstermek

Burada yapmak istediğimiz şey şu, ekranı bir güç savaşı olmaktan çıkarıp “kendi hayatını yönetme becerisi” haline getirmek.

Klasik sahne:
“Telefonu bırak, ders çalış.”
“Bir dakika.”
“O bir dakika bir saat oluyor.”
“Karı
șma!”

Bu diyalog, ergenin gözünde “kontrol ediliyorum” hissi üretir. Kontrol hissi artınca direnç de artar.

Daha sofistike yaklaşım:
“Bak, ben kontrol etmek istemiyorum. Sadece şunu konuşalım. Ekran seni rahatlatıyor, bunu anlıyorum. Fakat uykunu ve dikkatini bozduğu için yarın daha gergin oluyorsun. Sence bu döngü seni güçlendiriyor mu, zayıflatıyor mu”
Ergenin beyninde bir şey kıpırdar. Çünkü burada yargı yok, analiz var.

Sonra şu gelir:
“Bu hafta bir deney yapalım. Yatmadan 45 dakika önce telefonu salonda bırakalım. Sabah nasıl kalktığını, ders odaklanmanı, ruh halini birlikte gözleyelim. Eğer fark olmazsa tekrar konuşuruz.”
Ergen deney fikrine daha kolay gelir. Çünkü kimse ona “emir” vermiyor, birlikte test yapılıyor.

Emir vermek yerine seçenek sunmak :

Buradaki hedef, ergenin özgürlük ihtiyacını yok saymadan sınır koyabilmek…

Şöyle demek çatışma çıkarır:
“Bu akşam sosyal medya yok.”

Şöyle demek iş birliği doğurur:
“Bu akşam iki seçenek var. Birincisi, şimdi 40 dakika ekran, sonra kapatıp 20 dakika toparlanma ve hazırlık. İkincisi, önce 20 dakika toparlanma ve hazırlık, sonra 40 dakika ekran. Hangisini seçiyorsun”
Sınır aynı sınırdır. Fakat karar onun elindedir. Ergen, kendi seçtiği şeye daha çok uyar.

 “Hayatın içinden” örnekler:

  • Örnek 1 :Ekran ve ders çatışması

Ebeveyn:
“Telefonu bırak, çalış.”
Ergen:
“Zaten çalıştım.”

Daha etkili versiyon:
“Tamam, çalıştığını duyuyorum. O zaman performans üzerinden gidelim. Yarınki deneme için hedefin kaç net. Bu akşam ekranı hangi saat aralığına koyarsan o hedef daha olası olur. İki plan yap, birini seç.”
Bu dil, ergenin beynini savunmadan planlamaya taşır.

  • Örnek 2: Gece uykusu ve telefon

Ebeveyn:
“Gece telefonu alıyorum.”
Ergen:
“Ben çocuk muyum”

Daha etkili versiyon:
“Çocuk değilsin, zaten bu yüzden konuşuyoruz. Şu an mesele telefon değil, uyku. Uykun bozulunca ertesi gün daha sinirli oluyorsun, daha çok ekran istiyorsun. Bu döngüyü kırmak için iki seçenek. Telefon salonda şarj olur, sen de sabah ilk 20 dakikayı telefonsuz geçirirsin. Ya da telefon sende kalır, fakat gece 01.00 sonrası internet kapanır. Hangisi daha mantıklı”
Bu yaklaşım, “güç” yerine “sistem” kurar.

  • Örnek 3 : Sosyal medya ve ruh hali

Ebeveyn:
“Bu uygulamalar seni mahvediyor.”
Ergen:
“Sen anlamazsın.”

Daha etkili versiyon:
“Anlamadığım şeyler var, doğru. O yüzden soruyorum. Bazı içerikleri izleyince kendini daha iyi mi hissediyorsun, daha kötü mü. Bir hafta boyunca, izledikten sonra ruh halini 1’den 10’a puanla. Sonra beraber bakalım.”

Ergenin iç dünyasını ciddiye alan bu yaklaşım, ekranın büyüsünü azaltır.

Dijital bağımlılığa karşı, evde işe yarayan somut öneriler :

1) Ekran süresi kadar, ekranın yeri de önemli

Evladınızın odasında tek başına sınırsız ekran, sınırsız kaybolma ihtimali demektir. Mümkünse çalışma bilgisayarı ortak alanda olsun. Telefon gece odada kalmasın. Bu gözetleme değil, düzen kurmaktır.

2) “Şarj istasyonu” kuralı, herkes için geçerli olsun

Akşam belirli bir saatten sonra tüm cihazlar salonda tek bir noktaya bırakılır, çocuk da ebeveyn de dahil. Kurallar tek tarafa çalışırsa adalet duygusu zedelenir, evladınız da haklı olarak isyan eder.

3) Bildirim detoksu yapın

Bağımlılığın fitili çoğu zaman bildirimdir. Gereksiz uygulama bildirimlerini kapatın. Sosyal medya uyarılarını sınırlayın. Oyunların “geri çağırma” bildirimlerini kapatın. Bu küçük ayar, büyük huzur getirir.

4) Ekranı ödül yapmayın, planın parçası yapın

“Ders çalışırsan telefon” demek, telefonu altın kupa yapar. Daha sağlıklısı şu, “Gün planında ekran da var, şu saat aralığında.” Ekran kutsal ödül olmaktan çıkınca pazarlık azalır.

5) Ekrandan çıkış için köprü kurun

Ekran bittiğinde evladınızın zihni boşluğa düşer. Boşluk olunca tekrar ekrana dönmek ister. 10 dakikalık bir geçiş rutini kurun: kısa yürüyüş, duş, atıştırmalık, müzikle oda toparlama, küçük egzersiz. Amaç “ekranı kesmek” değil, “hayata geri bağlamak.”

6) Evde ekransız, kaliteli alanlar yaratın

Sofra, yatak odası, aile sohbeti zamanı, haftada bir film gecesi gibi alanları ekransız yapın. Süper mükemmel olmasına gerek yok. Düzenli olması yeter.

7) Uykuyu koruyun, bağımlılık gece büyür

Gece ekran, beynin freniyle oynar. Uykusuz kalan evladınız daha dürtüsel olur, ertesi gün tekrar daha çok ekran ister. Uyku saati yaklaşınca ekranı azaltmak, bağımlılığa karşı en stratejik hamlelerden biridir.

Sonuç :

Ergenlikte yasaklar bir süre işe yarayabilir; fakat insani bağ kurmak , uzun süre işe yarar.

Telefon, tablet, bilgisayar çekici geliyor; çünkü hızlı, kolay ve yargısızdır.

Hedefimizse; gerçek hayatı da yeterince anlaşılır, güvenli ve anlamlı hale getirmek…

“Telefon, Tablet, Bilgisayar” Bağımlılığına  “Dur” Diyelim !
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!