Hurfikir Gazetesi
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İyi El mi, Kötü El mi, Kim Bilir?

İyi El mi, Kötü El mi, Kim Bilir?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Huainanzi’de bir bilgelik hikâyesi anlatılır.

Sınıra yakın bir köyde dürüst bir adam yaşarmış. Bir gün, hiçbir sebep yokken atı sınırın ötesine kaçmış. Köylüler adamın haline üzülmüş:

“Ne büyük talihsizlik,” demişler.

Adam sakince cevap vermiş:

“Hayır mı, şer mi; kim bilir?”

Aradan birkaç ay geçmiş. Kaçan at geri dönmüş; üstelik yanında yirmi bir asil atla birlikte. Bu kez herkes adamı tebrik etmeye gelmiş.

“Ne büyük talih,” demişler.

Adam yine aynı cevabı vermiş:

“Hayır mı, şer mi; kim bilir?”

Artık adamın hanesi atlarla zenginleşmiş. Biricik oğlu at sürmeyi çok severmiş. Günlerden bir gün atlardan birine binerken düşmüş ve bacağını kırmış. Köylüler yine üzülmüş:

“Ne kötü oldu,” demişler.

Adam yine değişmemiş:

“Hayır mı, şer mi; kim bilir?”

Bir süre sonra hudutta savaş çıkmış. Yaşı tutan herkes oklarını kuşanıp savaşa gitmiş. Gidenlerin çoğu geri dönmemiş. Köyde yaşlılar kalmış, bir de bacağı kırık olduğu için savaşa alınmayan genç oğlan.

Bu kez köylüler ne diyeceklerini bilememiş.

Briç de biraz böyledir.

            Oyuncu eline geçen on üç karta baktığında bazen içinden sevinir. Güçlü kartlar, umut veren bir dağılım, güzel renkler… “Bu el iyi olacak,” diye düşünür. Bazen de tam tersi olur. Kartlar dağınıktır, puan azdır, elde ilk bakışta umut verecek pek bir şey yoktur.

Oysa briç, acele hüküm vereni çoğu zaman yanıltır. Çünkü briçte aynı eller bozulmadan başka masalarda da oynanır. Bord adı verilen kutular sayesinde aynı kart dağılımı, aynı yönde oturan farklı oyunculara gider. Böylece oyuncuların kaderi ilk bakışta birbirine benzer görünür. Ama sonuçlar aynı olmaz.

            Aynı kartlarla bir masa başarısız olurken, başka bir masa değerli bir skor elde edebilir. Bir oyuncunun “kötü” dediği el, dikkatli oyunla başarıya dönüşebilir. İyi görünen bir el de yanlış kararlarla değerini kaybedebilir. İşte briçi şans oyunlarından ayıran noktalardan biri budur. Briçte mesele yalnızca hangi kartların geldiği değildir. Asıl mesele, gelen kartlarla ne yapıldığıdır. Oyuncu eline gelen kartları seçemez; ama o kartlarla nasıl düşüneceğini, ortağıyla nasıl anlaşacağını ve stratejisini nasıl kuracağını seçebilir. Hikâyedeki köylünün acele sevinmemesi ya da acele üzülmemesi gibi, briç oyuncusu da eline bakar bakmaz hüküm vermemeyi öğrenir. Güçlü el kibir istemez. Zayıf el umutsuzluk istemez. Her el dikkat ister. Çünkü bir elin değeri yalnızca kendi içinde ölçülmez. O eli aynı yönde oynayan diğer masaların aldığı skorlarla karşılaştırıldığında gerçek anlamını kazanır. Küçük görünen bir puan, diğer masalara göre çok başarılı olabilir. Buna karşılık yüksek görünen bir puan, başka masalarda daha iyisi alındıysa sizi geriye düşürebilir.

            Bu yüzden briç, hayatın küçük bir provası gibidir.

Hayatta bize gelen şartları çoğu zaman biz seçmeyiz. Nerede doğacağımızı, hangi imkânlara sahip olacağımızı, hangi zorluklarla karşılaşacağımızı baştan belirleyemeyiz. Ama elimizdeki imkânlarla ne yapacağımızı biz belirleriz.

Kazanan her zaman en iyi kartlara sahip olan değildir. Kazanan, elindeki kartların değerini en iyi bilen ve onları en doğru zamanda en doğru şekilde kullanabilendir.

Çünkü kartlar yeni dağıtılmıştır. Oyun henüz bitmemiştir. Ve bir elin iyi mi kötü mü olduğu, ancak oynandıktan sonra anlaşılır.

SERHAT PAKSOY

İyi El mi, Kötü El mi, Kim Bilir?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!