Çok mutluyum.
Gerçekten çok mutluyum.
Ama bu mutluluk sadece bir kararın sonucu değil.
Bu mutluluk, adalet duygusunun tamamen kaybolmadığını görmekten geliyor.
Yeşim Girgin yeniden İl Genel Meclisi’nde.
Bir istifa dilekçesi verilmişti.
Ardından geri çekilmişti.
Ama bu irade o gün değil, aylar sonra yok sayıldı.
Ve Yeşim görevinden uzaklaştırıldı.
Üstelik tam da çevre mücadelesinin yükseldiği,
Trakya’nın geleceğini ilgilendiren başlıkların konuşulduğu bir dönemde.
Sonra yargıya gidildi.
Yürütmenin durdurulması istendi.
Ve mahkeme, üçe iki oyla yürütmeyi durdurdu.
Bu karar, sadece bir göreve iade değildir.
Bu karar, “hukuk hâlâ vardır” demektir.
Ama bu süreçte beni en çok düşündüren sadece bu karar olmadı.
Bir koltuk boşaldı.
Bir görev çağrısı yapıldı.
Ve o koltuk, tartışmalı bir süreçle dolduruldu.
İşte tam da burada adalet başlar.
Çünkü bazen mesele mahkeme kararı değildir.
Mesele, insanın kendi önüne gelen şeye ne yaptığıdır.
Eğer bir görev, bir başkasının hakkı tartışmalı şekilde elinden alınarak önünüze geliyorsa,
orada sadece “kabul etmek” değil,
“doğru mu?” diye sormak gerekir.
Hatta bazen açıkça şunu söylemek gerekir:
“Bu şartlarda bu görevi kabul etmiyorum.”
İşte adalet duygusu budur.
Ama öyle olmadı.
Koltuk dolduğunda “hayırlı olsun” diyenler oldu.
Süreç sorgulanmadı.
Hukuki ve vicdani tartışma yapılmadı.
Şimdi Yeşim geri döndü.
Yine “hayırlı olsun” deniyor.
O zaman sormak gerekir:
Mesele gerçekten adalet miydi?
Yoksa mesele, kim o anda koltuktaysa onun yanında durmak mıydı?
Adalet, rüzgâra göre yer değiştirmez.
Adalet, güçlüden yana eğilip bükülmez.
Adalet, sonucu bekleyip kazananın tarafına geçmek değildir.
Adalet, zor zamanda doğru yerde durabilmektir.
Sosyal demokrat olmak da tam olarak budur.
Kendi lehine olsa bile adaletsizliğe itiraz edebilmek.
Susmamayı seçmek.
Koltuğa değil, ilkeye sadık kalmak.
Çünkü adalet duygusu karardığında,
geriye sadece çıkar kalır.
Ve çıkar, kısa vadede kazanç gibi görünse de
uzun vadede hem insanı hem toplumu çürütür.
Bugün duyduğum mutluluk,
sadece bir kişinin geri dönüşü değil.
Bu mutluluk,
adalet duygusunun hâlâ nefes alabildiğini görmek.
Ve bu yüzden içimden şu cümle geçiyor:
Yeşim Girgin geri döndü.
Ama asıl yerini bulan, adalet duygusudur.
Siz siz olun, adaletten sapmayın.
Aramızda kalmasın.

