Ertan BAYER
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ÖĞRENCİLERİ DEĞİL VELİLERİ EĞİTMEK LAZIM

ÖĞRENCİLERİ DEĞİL VELİLERİ EĞİTMEK LAZIM

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ülkemizde son 30 yılda eğitim seviyesinin ne kadar düştüğünü sürekli ortamlarda dile

getiriyoruz. Ancak iş başa geldiğinde hatayı kabul etmiyoruz.

Oysa eskideki eğitim sistemi ile şimdiki eğitim sistemi arasında değil, eski veliler ile yeni veliler arasında artık çok fark var.

Kendisi evde çocuğunu terlikle döven anne, oğlunu kayışla döven baba okulda öğretmen ona kalemini açtığında ortaya çıkan çöpü çöp kutusuna at dediği için öğretmeni dövmeye kalkıyor.

Bizde bu durumu biraz araştırdık ve CİMER’e velilerin öğretmenler hakkında yaptığı şikayetleri gördük.

Durumun bizim tahmin ettiğimizden daha kötü olduğunu öğrendik.

İşte velilerin CİMER’e öğretmenler hakkında yaptıkları şikayetler;

1. Dün gece saat 23.30’da ödevle ilgili soru sordum. Hoca hanım çevrimiçi olduğu hâlde cevap vermedi, görüldü attı.    Bizimle ilgilenmeyecekse neden o grupta ki?

2. Hoca kırmızı kalemle hata düzeltiyormuş. Kırmızı renk şiddeti ve kanı çağrıştırıyor. Çocuğumun bilinçaltına saldırı var. Yeşil kalem kullanılsın, doğayı sevsin.

3. Öğretmen Instagram hesabında lüks restoranda kebap yerken fotoğraf paylaşmış. Sınıfta durumu olmayan, fakir fukara öğrencisi var; canı çeken çocukları hiç mi düşünmüyor? Bu ne görgüsüzlük!

4. Hocanın arabası çok eski ve kirli, okulunun önünde duruyor. Çocuğun vizyonsuz yetişecek diye korkuyorum. Öğretmen dediğin örnek olur.

5. Hoca hiç ödev vermiyor. Çocuk evde bütün akşam tabletle oynuyor, boş bırakıyor çocukları. İşini yapmıyor, maaşını hak etmiyor.

6. Ödevlerden başımızı kaldıramıyoruz. Akşam ailece bir dizi izleyemez olduk.   Kendi anlatması gereken konuları ödev diye bize yıkıyor, biz evde öğretmenlik yapıyoruz.

7. Yıl sonu gösterisinde benim kızıma ağaç rolü vermişler.  Benim kızım sınıfın en güzeli, neden başrol değil? Öğretmen taraflı davranıyor.

8. Çocuğum kalemini açarken çöpü yere dökülmüş.  Hoca da “kendin topla” demiş.

Benim çocuğum elin çöpünü mü toplayacak? Çocuğumu temizlikçi olarak mı kullanıyorsunuz?

Şikâyetçiyim.

9. Sınıfta gürültü olunca düdük çalmış.  Benim çocuğumun kulakları çok hassas.

Eve geldiğinde “kulağım çınlıyor” dedi.   Resmen sınıfta gürültü şiddeti uygulanıyor.

10. Öğretmen sınıftaki saksıyı benim oğluma sulatıyormuş. Ben çocuğumu oraya bahçıvan olsun diye mi gönderiyorum? Kendi çiçeğini kendi sulasın. Çocuğuma angarya iş yaptırılamaz.

11. Sayın yetkili, nöbetçi öğretmen kantinde sucuklu tost yemiş. Benim çocuğum o sırada elma yiyordu. Sucuk kokusunu alınca morali bozulmuş. “Ben neden elma yiyorum?” diye ağlayarak eve geldi.  Öğretmenin çocukların önünde iştah açıcı şeyler yemesi yasaklansın, gerekirse kantine girmesin.

12. Çocuğun çantasına her gün Nutella koyuyorum. Hoca “sağlıklı beslen” demiş. Sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun?  Parasını sen mi veriyorsun? Beslenme çantası mahremdir.

13. Öğretmen hanım profil fotoğrafına çiçek koymuş. Biz onun yüzünü görmek istiyoruz, çiçek ne alaka? Kendini mi saklıyor, bir vukuatı mı var? Araştırılsın.

14. Öğretmenin evinde kedi beslediğini öğrendik. Benim çocuğumun kediye alerjisi var. Öğretmenin üzerindeki görünmez tüy ve pırıltılar sınıfa geliyormuş, çocuk hapşırıyor. Ya kediyi atsın ya da başka okula tayin olsun.

İşte böyle değerli okurlarımız bu velilerin yetiştirdiği öğrencileri de okulda öğretmenler, stajyerinde işyeri sahipleri veya yöneticileri idare etmeye çalışıyor.

Çocukları eğitmek yerine velileri mi eğitsek, çocukları psikoloğa götürmek yerine velileri mi götürsek acaba…

ÖĞRENCİLERİ DEĞİL VELİLERİ EĞİTMEK LAZIM
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!