Üçgen Park’ta düzenlenen basın açıklamasında hükümet tarafından memur ve işçi emeklisine yüzde 5 olarak açıklanan zam oranı protesto edildi. Basın açıklamasından önce açıklamada bulunan CHP Lüleburgaz İlçe Başkanı Bülent Metin; yüzde 5’lik oranın emeklilere reva görüldüğünü belirterek “Enflasyon kendilerine verirken önemli değil, emekliye verirken önemli oluyor. Bugün Lüleburgaz’dan sesimizi duyurmak ve emekliye reva görülen bu zam oranını protesto etmek için toplandık” dedi.
Emekli-Sen Lüleburgaz Şubesi tarafından yapılan basın açıklamasında “Bildiğiniz gibi; emeklilerin ücret zammı Ocak ve Temmuz aylarında belirleniyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri enflasyon endeksindeki altı aylık değişim kadar, memur emeklileri ise toplu sözleşmede belirlenen oran kadar altı ayda bir zam alıyor. Altı aylık enflasyon oranı bir önceki zam oranının üzerinde çıkmışsa aradaki fark memurların maaşlarına yansıtılıyor. İşte tam da bu durumda, bizce güvenirliğini çoktan yitirmiş olan TÜİK ve siyasi iktidar devreye girerek zaten açlık sınırında yaşam mücadelesi veren emeklilere üç kuruş zam vermemek adına çeşitli ayak oyunlarına başvuruyor. Basın açıklaması yapma gereği duymamızın nedeni budur. Biz emekliler geçim sıkıntısı içinde yaşamaya mahkûm edilmiş durumdayız. Öyle ki 12 milyonu aşkın emeklinin 5 milyonu ikinci bir işte çalışmakta ya da iş aramaktadır. Emeklilerin %80'i nitelikli sağlık hizmetinden yararlanamamakta ve neredeyse tamamı sosyal yaşamın dışına itilmekte; ötekileştirilmektedir. “Aktif yaşlanma” zaten hayal dahi edilememektedir. Böylesine baskılanmış bir yaşam sürmekte olan emekliler, Temmuz ayı enflasyon verileriyle bir kez daha hayal kırıklığına uğratılmıştır. Bildiğiniz gibi, art arda gelen seçimler ve iktidar kabullenemediği için tekrarlanan İBB seçimi nedeniyle ertelenen zamlar Haziran ayı sonu itibariyle üst üste yağmaktadır: Çaya, şekere, akaryakıta, elektriğe. Bu zamlarla beraber, emeklilerin alım gücü ciddi ölçüde zayıflamıştır. Devamı gelecek olan zamların 1 Temmuz itibariyle yansıtılacak olmasının tek nedeni, Temmuz ayı enflasyonunun düşük gösterilerek emekçilere verilecek olan enflasyon farkının düşürülmek istenmesidir. Nitekim son enflasyon %3 olarak ayarlanmış, böylece, bizlere %5 ila %6 arasında zam reva görülmüştür. Bu zamla beraber; en düşük maaşı alan işçi emeklisine 56 TL, en düşük maaşı alan memur emeklisine 138 TL, yine en düşük maaşı alan Bağ-Kur emeklisine 69 TL zam yapılmıştır. Yıllarca artı değer üretmiş olan biz emeklilere bu ücretler reva görülürken aklımızla dalga geçercesine, hangi amaçla oluşturulduğu şaibeli olan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyelerine %40 zam yapılarak ücretleri 18.000 TL'ye yükseltilmiştir. Bu durumun hangi ekonomik modelin ya da hangi vicdanın ürünü olduğunu merak ediyoruz. Durum böyleyken; biz emeklilerin toplu sözleşmeli sendikal örgütlenmemizin önüne engeller çıkarılıyor; kendimizi ifade etme özgürlüğümüz gasp edilmeye çalışılıyor. Gerek Anayasamızın 90. maddesi gerekse de imzalamış olduğumuz uluslararası sözleşmeler yok sayılarak sendikamız aleyhine kapatma davaları açılıyor. Zira, örgütlü bir güç olmamızdan korkuyorlar. Zira, haklı olduğumuzu biliyorlar. Tüm bu yaşananlar ortadayken bizler siyasi aktörlerden acilen aşağıdaki taleplerimizi hayata geçirmelerini bekliyoruz; Haziran ayı sonu itibariyle temel gıda ve tüketim mallarına yapılan tüm zamlar geri çekilmeli, TÜİK, siyasi baskılardan uzak ve iktidarın prangalarından kurtularak enflasyon verilerini bilimsel ve objektif bir şekilde yeniden açıklamalıdır. Emekli aylıkları 2500 TL'nin altında olmamalı, sağlıkta katkı payı kaldırılmalı, emeklilerin nitelikli sağlık hizmetinden faydalanması sağlanmalıdır. Emeklilerin ücretleri yalnızca enflasyona endeksli değil milli gelir artışı da göz önüne alınarak belirlenmelidir. Emekli ikramiyeleri yıl içinde 1750 TL'ye yükseltilmeli ve her yıl güncellenmelidir. Emeklilerin toplu sözleşmeli sendikal örgütlenmesi önündeki engeller kaldırılarak yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir. DİSK Emekli-Sen olarak bu taleplerimiz gerçekleşinceye dek mücadelemizde kararlı olduğumuzu bir kez daha deklare ediyoruz ve TBMM'yi göreve çağırıyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Buğra KAYA




