1. Haberler
  2. Güncel
  3. Emek Platformu’ndan BARIŞ çağrısı

Emek Platformu’ndan BARIŞ çağrısı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yapılan basın açıklamasında ülke genelinde meydana gelen linç girişimlerine vurgu yapılarak, terör olaylarını bahane eden bazı karanlık güçleri halkların arasına düşmanlık tohumları ektiği vurgulandı.

Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu’ndan yapılan açıklama şöyle; “Biz Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu olarak, ülkemizde uzun yıllardır süren ve son zamanlarda hız kazanan bu kirli savaş ve çatışma ortamının derhal bitirilmesini, toplumsal barışın daha fazla zarar görmesinin engellenmesini talep ediyoruz.Gün,“her yerde, her alanda savaşa ve ölümlere karşı ses yükseltme, barışçıl bir temelde kitlesel savaş karşıtı mücadeleyi büyütme” zamanıdır. Silahların derhal susturulmasını, ölümlerin durdurulmasını talep ediyoruz.Ülkemiz giderek korkunç bir bataklığın içine çekiliyor. Bu duruma nasıl gelindiğini,çatışmasızlık ortamının 7 Haziran seçimleri sonrası gençlerimizin kanları pahasına Başkanlık ve iktidar hesapları yapanlarca nasıl bozulduğunu biliyoruz. Dağlıca'da, Iğdır’dave ülkenin çeşitli yerlerinde yaşamını yitiren askerlerimizin ve polislerimizin ailelerine başsağlığı ve sabır diliyor, acılarını paylaşıyoruz. Savaş en büyük insanlık suçudur. Savaştan, kandan, ölümden medet uman herkesin karşısındayız. İnsan hayatına yönelik her türlü tehdidi nereden, kimden ve nasıl gelirse gelsin, amasız kınıyor toplumsal barış ortamının bir an önce kurulması için başta siyasi partiler olmak üzere tüm halkımızı çaba göstermeye davet ediyoruz. Mecliste bulunan tüm milletvekillerini akan kanı durdurma ve silahları susturma hususunda partileri ile birlikte ciddi ve gerçek anlamda insiyatif almaya davet ediyoruz. Başta siyasi partilerin merkez ve taşra teşkilatları yöneticileri olmak üzere herkesi, halkı kin ve nefret duygusu içerisine sokacak, tahrik edecek, ayrımcılık yaratacak, düşmanca söylem ve davranışlardan uzak durmaya, sağduyulu olmaya ve hayata barışçıl gözle bakmaya davet ediyoruz. Kin ve nefret söylemleri kimseye fayda getirmeyecek, barışa hizmet etmeyecek,tam aksine insan yaşamını hiçe sayan kan ve şiddetten beslenenlerin ekmeğine yağ sürecektir. İnsanlar; dostça, hayatı paylaşarak, dayanışma içerisinde bir arada yaşamayı özümseyerek, gerektiğinde empati yaparak yaşamı sürdürülebilir kılmalıdır. Halkımızın içindeki barış umudu ancak böyle büyütülebilir. Yıllardır şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenler, “Yurtta barış, dünyada barış” için mücadele etmek yerine, “içerde savaş, dışarıda savaş” politikalarını benimseyen siyasi iktidarlar, ülkemizde yaşanan acıların yeniden yeşertilmesinde kuşkusuz en büyük pay sahibidirler. Bu durum, toplumun geniş bir kesimi tarafından her geçen gün daha net bir şekilde görülmüş, asker cenazelerinden yükselen tepkiler, yıllardır arkasına sığınılan belli başlı ezberleri bozmaya ve alt üst etmeye başlamıştır. Türkiye halkının ezici çoğunluğu ülkenin Suriye’ye bir müdahalede bulunmasına ve Ortadoğu’da yaşanan sorunları daha da derinleştirecek adımlar atılmasına karşı çıkmaktadır. Kardeş kavgasının, kanlı ve acılı sonuçlarını görüp yaşayan halkın, ezici çoğunluğu barış ve kardeşlik istemektedir. Ama içeride ve dışarıda savaş isteyenler, çatışmanın fitilini ateşleyenler, iktidarlarını ve despot yönetimlerini sürdürmek uğruna ülkemizi kaos ortamına ve bir kardeş kavgasına sürüklemekten çekinmemektedir. Özellikle son yıllarda Ortadoğu merkezli olarak yaşanan savaş ve emperyalist işgaller sonucu,ülkemiz ve bölgemizde çatışmaların artmasıyla,barış umudunun azaldığı, özleminin iseartığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu yıl 1 Eylül Dünya Barış günü bile, Ortadoğu’da, şiddetlenen çatışma ve katliamların, ülkemizde ise,yeniden kışkırtılan çatışma ortamı sonrasında yaşanan, ölümlerin, baskı, şiddet ve fiili sıkıyönetim uygulamalarının gölgesinde geçmiştir. Türkiye’de savaştan, silahlanmadan rant uman kesimler, barışı savunmak yerine sürekli çatışma ve savaş çığırtkanlığı yapıyorlar. Yıllardır şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenlerin, “yurtta barış, dünyada barış” için mücadele etmek yerine, “içerde savaş, dışarıda savaş” politikasının benimsemesinin bedelini, bu ülkenin gençleri, egemen güçlerin seçim hesaplarına kurban edilerek, yaşamlarının baharında ölüme gönderilerek ödüyor. Son iki ay içinde öldürülen çocukların, hayatının baharında toprağa düşen gençlerin, aileleri ve yakınları başta olmak üzere,herkesin “acil barış” talepleri dikkate alınmalıdır. Türkiye’nin içine itildiği şiddet sarmalından bir an önce çıkabilmesi için savaş çığırtkanlarına karşı barış mücadelesini güçlendirmenin önemi ortadadır. Çünkü barışı kazanmak, eşitliği ve demokrasiyi kazanmanın ön koşuludur. Barış aynı zamanda bir insan hakkıdır ve toplumun tüm kesimlerince talep edilmelidir. Silahların ve savaşın konuştuğu yerde ne barış, ne demokrasi, ne ekmek, ne de özgürlükten söz edilebilir.  Herkesi savaşa ve ölümlere karşı seslerini yükseltmeye, demokrasi ve barış için birleşmeye ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Ülkemizde toplumsal barışı tehdit eden çatışma ortamının ve tüm saldırıların son bulması için tüm kesimleri sorumluluğa davet ederken, yaşanan saldırıları bir kez daha kınıyoruz.”

Ertan BAYER

 

 

 

Emek Platformu’ndan BARIŞ çağrısı
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!