Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lüleburgaz İlçe Başkanlığı 16 Nisan Pazar günü yapılan referandumun ardından değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Dün, saat 12:30’da CHP Parti Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya CHP Lüleburgaz İlçe Başkanı Özgür Kaya, CHP Kırklareli Milletvekili Turabi Kayan, CHP İl Başkanı Ünal Başkur ve partililer katıldı. Toplantının gündeminde beklenildiği gibi 16 Nisan Pazar günü yapılan referandum ve anayasa oylamasıydı.
Toplantıda konuşan CHP Lüleburgaz İlçe Başkanı Özgür Kaya, referandum değerlendirmesinde bulundu. Kaya, “16 Nisan 2017 Pazar Günü yapılan halkoylamasında sandıktan çıkan evet oyları hayır oylarından fazla olmuşsa da, halkoylamasının gerçek kazananı ‘Rejim Değişikliğine Hayır’ diyenler olmuştur. Doğusu batısı, işçisi köylüsü, ülkücüsü devrimcisi ile ‘Mevzu Vatansa Gerisi Teferruattır’ diyen milyonlarca insan, Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden ayrılmayacağını, Cumhuriyeti yıktırmayacağını, Vatanını böldürmeyeceğini ve bunun için gerekirse her şeyiyle mücadele edeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu halkoylamasında, Cumhuriyet Halk Partisi kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün ona verdiği görevi layık-ı ile yerine getirmiş, tüm imkânsızlıklara rağmen bu mücadelenin en ön safında yürümüş tüm Türkiye’yi omuz omuza yan yana getirerek Cumhuriyet Halk Partisi var olduğu sürece kimsenin bu Cumhuriyeti yıkamayacağını tarihe büyük harflerle kaydettirmiştir.
Şehrimiz Lüleburgaz’da ise devletin ve milletin tüm imkânlarını, fütursuzca ve hatta vicdansızca kullanan, devletin imkânlarıyla seçim kampanyası yapan, son dakikada ilçe seçim müdürünü açığa aldırıp seçimin güvenliğine gölge düşürmeye çalışan iktidar mensuplarına karşı her siyasi görüşten aydın, çağdaş ve özgür Lüleburgazlılar birlikte mücadele etmiştir. Bu mücadele sürecinde kendi üyesi ve delegesi dışında hiç bir kişi veya kurumdan yardım almayan partimiz, seçilmiş Belediye Başkanının ve Belediyenin imkanlarını ve Milletvekili ile T.B.M. Meclisin olanakları kullanmayan örgütümüz, işçisi-köylüsü, öğretmeni-öğrencisi, kadını-erkeği genci-yaşlısıyla, yani Lüleburgaz halkının tamamı ile birlikte bir mücadele destanı yazmış ve tüm Türkiye’nin takdirini toplayan büyük bir başarı kazanmıştır. 306 sandığın tamamında 2.000 gönüllüsü ile eksiksiz görev alan, görev yerini ve sandıkları bir saniye bile terk etmeyen, hastaları, yaşlıları, engellileri sırtında sandığa taşıyan örgütümüz, son oy sayılıp Seçim Kuruluna teslim edilene kadar buradan ayrılmamış 6.000 (altı bin) Atatürkçü, Devrimci üyesi ile Vatanına ve Bayrağına karşı görevini yerine getirmiştir. Tüm Türkiye’de partimizin öncülüğünde mücadele verdiğimiz bu halkoylamasının sonuçları, yapılacak ilk seçimde mutlak bir başarının ve önümüzdeki dönemde kurulacak CHP iktidarının da işaret fişeği olmuştur. Bu Halk oylaması sürecinde özverili çalışmaların sonunda rekor bir HAYIR oyu çıkaran CHP Lüleburgaz örgütümüzle, Cumhuriyete, Atatürk devrimlerine ve partimize sahip çıkan Lüleburgaz Halkımızla, Cumhuriyet’ten Vatanın bütünlüğünden vazgeçmeyeceğini gösteren tüm Türkiye ile gurur duyuyoruz. Bu vesile ile Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gösterdiği yolda durmadan ve yorulmadan yürüyeceğimize, Vatanın bütünlüğü için ve Cumhuriyet’i canımız kanımız pahasına koruyacağımıza bir kez daha ant içiyoruz. Yaşasın Vatan, yaşasın Cumhuriyet!” dedi.
Milletvekili Kayan “hile olduğu besbelli”
Kaya’nın ardından konuşan CHP Kırklareli Milletvekili Turabi Kayan, sonuçların hileli olduğunu belirterek, “Bunu bir yenilgi olarak görmeyin. Burada bir hile olduğu besbellidir. Seçimin üzerine gölge düşmüştür. Bu gölgede yıllarca silinmeyecek, kaldırılamayacak bir gölgedir. Türk tarihi durduğu müddetçe bu demokrasi lekesi, seçim lekesi sürekli olarak var olacaktır. Yasa açık ve seçik bir şekilde mühürsüz bir oy pusulasının geçerli olamayacağını söylediği halde daha seçim devam ederken, maç oynanırken kural değiştirilmez diye bir söz varken, bu kuralı hiçe sayan bir anlayış bugün Türkiye’yi yönetmektedir. Bu anlayış bir zorba anlayıştır. Bu zorbalık Türkiye’de seçim hilesiyle %51,3 çıkarmıştır. İstanbul gibi, Ankara gibi, İzmir gibi, Adana gibi, Mersin gibi, Hatay gibi, Antalya gibi Diyarbakır gibi, Eskişehir gibi ne kadar büyük il varsa ve bunların hepsinde hayır çıktığı halde bu nasıl oluyor da Türkiye’de Evet çıkıyor. Burada bir şaibe gerçeği vardır. Zaten sosyal medyada hepiniz görmüşsünüzdür makineli tüfek gibi takır takır evet’e mühür basıldığını. Bu kazanılmış bir seçimdir. Burada katiyen yenilgi yoktur. Büyük şehirlerde %50’yi geçmiş isek, artık buradan öte iş tersine dönmüş demektir. Onların zirve dönemleri artık bitmiştir, bundan sonra yokuş aşağıya iniyorlar. 2010’da 12 Eylül’de yaptıkları referandumda Yüksek Seçim Kurulundaki üye sayısını değiştirmekle alakalıydı. YSK’nın üye sayısını Cumhurbaşkanı ve meclisin çoğunlukta olduğu partinin seçmesiyle alakalıydı. Hepinizin bildiği gibi Yüksek Seçim Kurulu, yüksek yargı düzeyinde bir kuruldur. Çünkü YSK’nın verdiği bir kararı başka bir yere başvurarak değiştirme şansınız yok sadece YSK’ya başvurmalısınız. Hile’yi yapan yer burası, düzeltilmesi için başvuracağınız yer gene burası. Böyle olunca tabi bu tür sonuçların çıkması için her türlü hileyi, oyunu yapmaları gayet doğaldır. En büyük problem buradadır. Bağımsız bir yargımız yok, bağımsız bir YSK yok, bağımsız bir Cumhurbaşkanımız yok. Cumhurbaşkanı çıkıyor televizyonlarda, meydanda bangır bangır muhalefet partileri aleyhine propaganda yapıyor ve evet lehine propaganda yapıyor. Büyün toplumun Cumhurbaşkanı olması gereken zat, maalesef burada sadece %40’ın Cumhurbaşkanlığını yapıyor. Bu oran %51.3 falan değildir. Besbelli hilelerle %10-12 oranında oylar yön değiştirmiştir. Bu açık ve seçik bir şekilde görülüyor. Nerede vatandaşın oyuna sahip çıkılıyorsa orada Hayır çıkıyor. Ama nerede biat kültürü, nerede inanmışlık, ilgisizlik, bilgisizlik varsa orada evetler ön plana çıkmış.”dedi.
İl Başkanı Başkur “Daha çok çalışacağız”
CHP Kırklareli İl Başkanı Ünal Başkur ise konuşmasında her şerde bir hayır vardır diyerek daha çok çalışacaklarını belirtti. Başkur, “Bizlere yüz yıl önce kurulmuş olan bu Cumhuriyeti, canları pahasına kurulmuş bu Cumhuriyeti, çocuklarımıza bırakmak gibi bir sorumluluğumuz var. Yarın ne olacak bilemiyoruz tabi. 2016 yılında görevim çerçevesinde geldiğimde, umutların gitmemesi gerektiğini, umutların gittiği anda hani demiş ya üstat demle çayları yeniden başlama zamanı diye şimdi işte bunun hikâyesi. O nasıl yüz yıl önce Vahdettin mantığını terk ettirdiyse, ülkenin geldiği noktada birilerini terk ettirmek gibi bir sorumluluğumuz vardır diye düşünüyorum. Bu bizlerin yürekli oluşundan geçecek. Öyle atı alan Üsküdar’ı geçti mantığıyla kendini tescilleyen insanlara karşı bizlerin namusluların onlar kadar cesur olması gerektiğinin bilincinde olması gerekiyor. Verdiğimiz mücadeleyi daha disiplinli bir şekilde kurgulamak zorunluluğumuz var. Eğer bizler bu mücadeleyi verirsek böyle şeylerin üstesinden çok daha rahat gelinebilir diye düşünüyorum ve umuyorum. Aslında dünle karşılaştırıldığımızda çok daha önemli sorumluluklarımız var. Her şerde bir hayır vardır derler ya ben bunda bile bir hayır olduğuna inanıyorum. ‘Evet’ benim için bir şerdir ama bundan hayır çıkacağına inanıyorum.”diye konuştu. Cüneyt ÜNLÜSOY




