Petrol İş Sendikası üyelerine TPAO’dan dönüşümü anlatan mektup gönderdiklerini de belirten Oğuz Keser, “Hükümetin TPAO’yu tavsiye etmesine seyirci kalmayacağız” dedi.
Petrol İş Sendikası Trakya Şubesi tarafından üyelere gönderilen mektup şöyle; Değerli üyelerimiz, değerli TPAO çalışanları, Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) Genel Müdür Vekili Sayın Besim Şişman, 4 Nisan 2014 tarihinde sizlere “TPAO 2023 Bütünsel Dönüşüm Programı”na ilişkin çalışanların soru ve görüşlerini değerlendirdiği yeni bir yazı iletmiştir. Hatırlanacağı gibi, daha önce de yine bu program ile ilgili siz çalışanların görüşlerini TPAO yönetimi ile paylaşmaları talep edilen bir yazı tarafınıza iletilmişti. Söz konusu yazıya ve TPAO'da başlatılmak istenen dönüşüm programına ilişkin Sendikamız Petrol-İş'in görüşlerini ve tavrını sizlerle paylaşmıştık. TPAO Genel Müdür Vekili Sayın Şişman'ın yeni yazısında yer verdiği bazı hususlar, “Bütünsel Dönüşüm Programı”na dair Petrol-İş olarak o gün ortaya koyduğumuz çekince ve kaygılarımızı, ne yazık ki, doğrular niteliktedir.
– “Bütünsel Dönüşüm Programı”nın, geçen yıl yasalaşan Türk Petrol Kanunu sonrasında petrol sektörünün serbestleştirilmesi ile birlikte kamu kuruluşumuz TPAO'nun da bir özel şirket mantığıyla yönetilmesi ve bu doğrultuda faaliyetlerini yürütmesi için hazırlandığı açıkça belirtilmektedir.
– “Bütünsel Dönüşüm Programı”nın önemli bir boyutunu bir servis şirketinin kurulması oluşturmaktadır. Buna göre TP Oilfield Service Company adıyla yeni bir iştirak kurulmuştur. Daha önce TPAO çatısı altında yapılan sondaj, KTH, sismik gemi dâhil jeofizik operasyonlar, çimentolama, log ve çamur operasyonları gibi faaliyetlerin yeni servis şirketi tarafından gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Yani bu faaliyetler TPAO'dan alınarak özel sektör mantığıyla çalışacak farklı bir şirkete devredilmek istenmektedir. Bu TPAO'nun zayıflatılmasından ve parçalanmasından başka anlama gelmeyecektir.
– Başta yeni kurulan servis şirketi olmak üzere TPAO'nun bütününde yeni bir İnsan Kaynakları politikası benimseneceği anlaşılmaktadır. Kişisel Olarak Kariyer Planlaması ve Hedef Bazlı Performans Sistemi'ne geçileceği belirtilmektedir. Bir kamu kuruluşu olan TPAO'da uzun yıllardır çalışanların özlük haklarının korunması ve geliştirilmesi, çalışma barışının sağlanması ve kamu istihdamı güvencelerinin sürdürülmesi için siz çalışanlar adına Petrol-İş'in taraf olduğu bir toplu sözleşme sistemi mevcuttur. “Bütünsel Dönüşüm Programı”nın, toplu sözleşme sistemini de içeren kamu istihdam rejimini bozacak ve TPAO'da iş güvencesini zayıflatacak uygulamalar içerdiği görülmektedir.
En önemlisi, ülkemizi ve TPAO'nun çalışanlarını doğrudan ilgilendiren söz konusu dönüşüm programı hazırlanırken, tüm çalışanların görüş ve önerilerinin program son haline getirildikten sonra yani son aşamada alınıyor olması ve bu sürecin de şeklen gerçekleştirilmesi son derece kaygı vericidir.
Değerli üyelerimiz,
TPAO'da başlatılmak istenen “Bütünsel Dönüşüm Programı” ile ilgili sizlerle daha önce paylaştığımız bazı hususların tekrar altını çizmek istiyoruz. Öncelikle, 60 yıllık tarihiyle ülkemizde petrol sektörünün kurulmasına öncülük etmiş TPAO'nun bugünlere gelmesinde ve ülke ekonomisine yaptığı katkılarda en önemli pay kuşkusuz çalışanlarına, petrol işçilerine aittir. Bu nedenle, TPAO çalışanlarının örgütlü temsilcisi ve imzalanan yetkili sözleşmenin tarafı olarak Petrol-İş Sendikası'nın, kamu kuruluşumuzda başlatılmak istenen kapsamlı yeniden yapılandırma sürecinde doğrudan muhatap alınmak durumunda olduğunu belirtmek istiyoruz.
Program ile TPAO'nun arama-üretim odaklı bir şirket haline getirileceği, bu faaliyetleri destekleyen her türlü hizmetin ise yeni kurulan TP Oilfield Service Company çatısı altında toplanacağı ifade edilmektedir. Özelleştirme politikalarıyla dikey entegre yapısı zaten parçalanmış olan TPAO, her ne kadar aksi iddia edilse de, bir kez daha parçalanarak zayıflatılmak istenmektedir.
Program ile TPAO'nun yabancı petrol tekelleriyle ortaklık yapması ve bu yolla yurtdışı faaliyetlerini güçlendirmesinin hedeflendiği belirtilmektedir. Oysa, parçalanan TPAO, dikey entegre yapıya sahip petrol tekelleri karşısında rekabet gücünü yitirmiş ve yerli-yabancı sermayeye koltuk değnekliği yapmak durumunda kalacak bir TPAO demektir.
“Bütünsel Dönüşüm Programı” ile amaçlanan TPAO'yu kamu yararı doğrultusunda faaliyet gösteren bir kamu kuruluşu olmaktan çıkarıp verimliliğe odaklı, istihdamı esnek ve güvencesizleştirilmiş bir şirket haline getirmektir. İstihdam ve personel politikalarının da özel şirket mantığıyla oluşturulması öngörülmektedir. Daha önce TPIC vasıtasıyla denenen, şimdi tüm TPAO için gündeme getirilmektedir.
“Bütünsel Dönüşüm Programı” ile TPAO'nun petrol sektörünün en riskli alanı olan arama ve üretime odaklanması hedeflenirken ve kamu elinde dikey entegre yapıya kavuşturulması vizyonundan bütünüyle uzaklaşılması anlamına gelmektedir. “Bütünsel Dönüşüm Programı”, TPAO'nun adım adım özelleştirilmesinin zeminini hazırlayacak yol haritasıdır.
Bilindiği gibi 1980'li yıllarda özelleştirme ve serbestleştirme politikalarıyla dikey entegre yapısı parçalanan TPAO'nun faaliyet alanı, petrol/doğal gaz arama, sondaj ve üretim ile sınırlı hale getirilmiştir. Şimdi ülkemizin gözbebeği kamu kuruluşumuzun mevcut yapısı da bölünüp parçalanmak istenmektedir. Petrol sektöründe şirketleri bölüp parçalayarak rekabet gücü kazanmak mümkün değildir. O nedenle yeni kurulan servis şirketi eliyle yapılacağı belirtilen sondaj, KTH, sismik gemi dâhil jeofizik operasyonlar, çimentolama, log ve çamur operasyonları gibi faaliyetlerin tamamının bugüne kadar olduğu gibi TPAO tarafından tek çatı altında sürdürülmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte TPAO yönetimi ve siyasi irade, TPAO'nun dikey entegre yapıya yeniden kavuşturulabilmesi yönünde bir hedefle hareket etmelidir. Bunun için TPAO'nun hem kurumsal yapısı hem de eksik kadroları tamamlanarak istihdam yapısı güçlendirilmelidir. İki kamu kuruluşumuz TPAO ve BOTAŞ'ın birleştirilmesi öncelikli politika haline getirilmelidir.
TPAO'nun, siyasal müdahalelerden uzak, özerk bir şekilde faaliyet göstermesine ve hızlı kararlar almasına olanak sağlayacak bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. TPAO’nun özelleştirilmesi hiçbir şekilde düşünülmemeli, TPAO’yu güçsüzleştirecek her türlü düzenlemeden ise kaçınılmalıdır.
Bu görüş ve düşünceler doğrultusunda Petrol-İş Sendikası bu süreçte, kamu kuruluşumuz TPAO'nun zayıflatılmasını engellemek ve TPAO'da çalışan siz üyelerimizin hak ve çıkarlarını savunmak adına, yine sizlerden aldığı güçle, her türlü girişimde bulunacak, tüm örgütüyle birlikte etkili ve kararlı bir mücadele sürecini örmekten çekinmeyecektir”. Ertan BAYER




