Pestisit nedir? Genel anlamıyla pestisit insan kullanımına sunulan gıdalarda istenmeyen hayvan veya bitkileri öldürmek amacıyla kullanılan alet, metot veya kimyasal olarak tanımlanabilir. Pestisitler, insektisitler, fungusitler, herbisitler, nematositler ve rodentisitleri içermekedir. Bu gruplar arasında insektisitler hem nicel olarak diğerlerinden çok daha fazla hem de bilindik geçmişi olduğundan en önemli bir yeri kaplamaktadır. Pestisit, tarımsal ürünlere zarar veren böcekleri, hastalıkları ya da farklı organizmaları engellemek, etki alanlarını kısıtlamak için kullanılan kimyasal ilaçların tümüne verilen addır. Virüs, bakteri, mantar, böcek ve daha birçok mikrooorganizma pestisitler sayesinde önlenebilmektedir. Her ne kadar pestisitlerin kullanılmasının bazı yararları olsa da insan sağlığı ve ekolojik açısından oldukça tehlikelidir. Ülkemizde yılda 55-60 bin ton pestisit kullanılıyor. Sadece Antalya’da yaklaşık olarak hektar başına 26 kg pestisit kullanımıyla Avrupa ülkeleri içinde 1. sırada bulunuyoruz. Pestisitler doğrudan hedefe etki etmedikleri, çevreye yayıldıkları, doğada kalıntı oluşturdukları ve yok olmadıkları için hedef organizma dışındaki organizmalar üzerinde de etkili olabiliyor.Pestisitler tarımsal üretimde zararlı olduğu savunulan böcekler, otlar, mantarlar ve kemirgenler gibi canlılara karşı kullanılan zehirli kimyasallara verilen genel isim.Kullanımı söz konusu “zararlılar” nedeniyle yaşanabilecek kayıpları azalttığı savunulsa da toprak, hava ve su kirliliği; böcekler ve bu böceklerden beslenen kuşlar gibi çok sayıda canlı türünün popülasyonunun azalmasıyla bağlantısı nedeniyle oldukça tartışmalı bir konu. Buğday Derneği’nin paylaştığı Tarım ve Ormancılık Bakanlığı verilerine göre 2014-2018 yılları arasında pestisit kullanımı yüzde 51 artmasına rağmen, hektar başına ton olarak buğdaydaki yüzde 14, meyve grubunda yüzde 14, sebze de yüzde 8 verim kaybı söz konusu.Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından 2021’de yayımlanan Et Atlası raporuna göre dünya çapında pestisit kullanımı 1990’dan beri ikiye katlandı. Bugün 4 milyon tonun üzerinde aktif içerikten söz ediliyor ancak ticareti yapılan miktarın daha fazla olduğu belirtiliyor.Artan talepten en fazla faydayı ise pestisit üreticileri sağlıyor. Dünyanın en büyük beş pestisit şirketi dünya pestisit pazarının yüzde 70’ini kontrol ediyor.Pazarın büyüklüğü 2019’da 60 milyar dolardı. 2022 yılı itibariyle en fazla pestisit kullanılan ilk 5 ilimiz; toplam kullanımın 7,7%’si ile Antalya (4.272 Ton), 7,6%’sı ile Manisa (4.213 Ton), 7,2%’si ile Mersin (3.985 Ton), 5,9%’u ile Adana (3.276 Ton), ve 4,1%’i ile Malatya (2.280 Ton) olmuştur. Tarım Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında pestisitlere bazında 53.515 ton Antalya 3.892 ton Adana 7.122 ton Mersin 4.811 ton Manisa 3.427 ton Malatya 2.402 ton. Trakya Bölgemizde Tarım Bakanlığının verilerine göre tarımda pestisitlerin kullanımı 2016 yılında Tekirdağ 552 ton Edirne 920 ton ve Kırklareli 24.8 ton 2022 yılında Tekirdağ 1.421 ton Edirne 1.835 ton ve Kırklareli 156 ton 2024 yılında Tekirdağ 1.363 ton Edirne 1.246 ton ve Kırklareli 360 tondur.
AB, gıda ve yem ticaretinde kamu sağlığını korumaya yönelik olarak paydaşlarını bilgilendirmek için Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) adında bir portal kullanıyor. Bu portalda ilgili ürüne, kaynak ülkesine ya da bildirim çeşidine göre aramalar, tarihe göre daraltılarak yapılabiliyor.Türkiye 2023 yılında olduğu gibi, 2024 yılında da RASFF’tan en çok bildirim alan ve ürünleri sınırda en çok reddedilen ülke oldu. Türkiye’nin ardından RASFF’tan en çok bildirim alan diğer ülkelerin başında Çin ve Hindistan geliyor. Çin’in 122, Hindistan’ın 222 sınır reddi bildirimi bulunuyor. En çok bildirim alan diğer ülkeler ise Polonya ve Hollanda. Fakat Polonya menşeli yalnızca bir ürün son kullanma tarihi geçtiği için sınır reddi bildirimi almış. Hollanda orijinli ürünlerin aldığı bildirimlerde ise sınır reddi yok.RASFF’ın veritabanı incelendiğinde, 2024’te toplamda 5364 bildirimin gerçekleştiği ve bu bildirimlerden 492’sinin Türkiye orijinli ürünler olduğu görülüyor. Türkiye’ye verilen 492 bildirimin 323’ü sınır reddi içeriyor.
2024’te 20 farklı ülke Türkiye’den ihraç edilen ürünlere ilişkin sınır reddi bildiriminde bulundu. Bu bildirimler en çok Bulgaristan’dan geldi. Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlerin reddine dair en çok bildirimde bulunan ülkeler 117 bildirim ile Bulgaristan, 63’er bildirim ile İtalya ve Fransa, 13’er bildirimle Almanya ve Hırvatistan oldu. İhraç ürünleri almayı reddeden ülkeler arasında İspanya, Hollanda, Yunanistan, Finlandiya, İsveç gibi başka AB üyeleri de bulunuyor. Bulgaristan’ın 117 bildirimine bakıldığında, en çok geri gönderilen ürün bildiriminin taze biber ve limona yapıldığı görülüyor. Reddedilen ürünler arasında kuru incir, nar ve antep fıstığı da bulunuyor.2024 yılında Türkiye orijinli toplamda 38 farklı ürün için sınır reddi bildirimi yapıldı. Bu ürünler arasında en çok bildirim alanlar kuru incir, antep fıstığı, taze biber, limon ve nar oldu.RASFF’ın veritabanı incelendiğinde 2025 yılının ilk yedi ayında toplamda 2932 bildirimin yapıldığı ve bunlardan 241’inin Türkiye menşeli ürünler olduğu görülüyor. 2932 bildirimin 801 ’i sınır reddi bildirimini içeriyor. Türkiye’nin ise 1 Ocak 2025 – 31 Temmuz 2025 tarihleri arasında aldığı 241 bildirimin 130’u sınır reddini içeriyor. 31 ürün uyarı bildirimi alırken 61 ürün ise bilgi bildirimi aldı.2025’in ilk yedi ayında Türkiye’nin en çok bildirim aldığı ürünler kuru incir, antep fıstığı, taze biber, asma yaprağı ve biber oldu. Bildirim alan ürünler arasında çikolata, kuru kayısı, nar, susam, limon ve daha birçok besin ürünü bulunuyor.Ürünlerin Sınırdan Geri Dönme NedenleriTürkiye’nin sınır reddi bildirimi alan ürünleri çoğunlukla aflatoksin, okratoksin ve pestisit sebebiyle geri çevrildi. Aflatoksin en çok kuru incir ve antep fıstığında görülürken, pestisit en çok sebze ve meyve ürünlerinde görüldü. Gönderilen susam ürünlerinin bazıları ise salmonella sebebiyle sınırda reddedildi. Kekik ve kimyon baharatlarında toksik alkaloide rastlanırken bazı ürünler ise yasaklı maddeler içermesi sebebiyle sınırdan geri çevrildi.
Ekolojik Tarım; doğadaki dengeyi koruyan, toprak verimliliğinde devamlılığı sağlayan, hastalık ve zararlıları kontrol altıma alarak doğadaki canlıların sürekliliğini sağlayan, doğal kaynakların ve enerjinin optimum kullanımı ile optimum verim alınan bir üretim sistemidir. Ekolojik tarım , insan, çevre ve ekonomik olarak sürdürülebilir tarımsal üretim sistemini bütünleştiren bir yaklaşımdır. Sistemin amacı doğal kaynakları korumak, zararlı ve hastalıklardan arınmış bitkisel ve hayvansal ürünler üretmektir.




