1. Haberler
  2. Yerel
  3. SUSAM TARIMI ÜRETİMİ ÜZERİNE NOTLAR :

SUSAM TARIMI ÜRETİMİ ÜZERİNE NOTLAR :

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Susam;Pedaliaceae familyasından Sesamum cinsine ait olup yaklaşık 37 türü bulunmakta ve bu türlerden sadece Sesamum inducum L. (2n = 26) türünün kültürü yapılmaktadır (Kobayashi 1981). Susam; Hindistan, Myanmar, Sudan ve Çin başta olmak suretiyle dünyanın tropik ve subtropik iklim kuşaklarına (40°K – 40°G) (Ashri 2007) sahip birçok yerinde kültürü yapılan tarihte en eski yağlı tohumlu bitkilerden biri olarak bilinen tek yıllık bir bitkidir. Susam tohumlarında %50 – 60 yağ ve %25 protein bulunduran bir yağ bitkisidir. Bu bitki çok eskiden beri insanlar tarafından bilinmekte ve çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. Yaygın olarak simit, pasta, kek, çörek gibi hamur işlerinde veya şekerleme yapılarak tüketilir. Susam yağı, yüksek kalitedeki bitkisel yağlardandır. Ancak bu yağın kullanımı ekonomik olmadığı için Türkiye’de tüketimi sınırlı kalmıştır. Yemeklik olarak doğrudan doğruya sıvı halde kullanıldığı gibi margarin veya bazı krem ve merhemlerin faydalanılmaktadır. Preslerden İkinci yapımında ve üçüncü sonra alınan yağ, sabun yapımında tohumları kullanılmaktadır. Kavrulduktan ve Susam kabuğu çıkarıldıktan sonra ezilerek tahin yapılır. Susam tohumlarının yağı alındıktan sonra arta kalan kısmı küspedir. Değerli bir Hayvan yemi olduğu gibi bazı ülkelerde ekmeğe de karıştırılmaktadır (Atakişi, 1999).Susam bitkisi, ana ürün tarımında olduğu kadar yetişme süresinin kısalığı nedeni ile ikinci ürün tarımında da yer almakta ve hemen her kültür bitkisi ile ekim nöbetine girebilmektedir. Bu durum Susam  tarımını daha cazip hale getirmektedir. Son yıllarda, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde hububattan sonra ikinci ürün olarak ekilmektedir (Tan, 2015).Aynı zamanda, toprak seçiciliğinin fazla olmayışı, besin maddelerine duyulan ihtiyacın az olması, kuraklığa toleranslı oluşu ve pazarlama konusunda bir sıkıntı olmaması sebepleri ile de susam önemli bir bitkidir (Yol, E., 2011). Dünyada 2014 yılında yaklaşık 10.6 milyon ha alanda 5.5 milyon ton susam üretimi gerçekleşmiştir. Susam ekim alanları büyük oranda Sudan (%24.0), Hindistan (%18.9), ve Myanmar’da (%10.2) bulunmaktadır. Türkiye ise dünya susam ekim alarının sadece %0.2’sine sahiptir. Dünya susam üretiminde, Hindistan (%14.8), Sudan (%13.2) ve Çin (%11.2) önemli pay almaktadır. Dünyada ortalama susam verimi ise 51.8 kg/da’dır. Hindistan, Sudan ve Çinde dekara verim sırasıyla 40.6 kg, 28.5 kg ve 122.0 kg’dır (FAO, 2016).  Türkiye’de susam tarımının başlangıcı ile ilgili kesin bir tarih saptanamamış olup ilk resmi kayıtlara 1850 yılında rastlanmaktadır. Susam tarımındaki gerçek anlamdaki gelişmeler Cumhuriyet döneminde olmuştur (Arıoğlu, 2014). Susam bitkisi, 1990’lı yıllarda toplam yağlı tohumlar ekim alanlarının %11.8’ini oluştururken, bu oran 2014 yılında %2.0’a düşmüştür (TUİK, 1993; TUİK, 2016).Susam; çok farklı iklim bölgelerinde (tropikal savana, kuru tropikal, step alanları, nemli subtropikal ve kuru subtropikal Akdeniz Bölgesi vb.) yetişebilen, 90-120 günde olgunlaşan, boyu 2 metreye kadar ulaşabilen, güçlü kazık kök yapısına sahip, tek yıllık, otsu bir yağ bitkisidir (Frankel ve Hawkes 1975); (Langham 1985). Susam; tohumlarında %50-60 yağ içermesi (Yermanos ve ark. 1972) ve bu yağda her birisinin oranı yaklaşık %40 olan oleik ve linoleik asitler ile dengeli bir yağ asitleri kompozisyonuna sahip olması Liu ve ark. (1992); ayrıca yağında doğal olarak bulunan sesamol ve sesaminol ile tokoferoller gibi antioksidantlar sayesinde oksitlenmeye karşı olan yüksek direnci (Yoshida ve ark. 1997)  susamı diğer pek çok yağlı tohumlu bitkilere kıyasla üstün kılmaktadır. Tohumlarından press veya ekstraksiyon yöntemiyle elde edilen susam yağı, içerdiği antioksidan maddeler nedeniyle bozulmaya karşı oldukça dayanıklıdır. Bu özelliğinden dolayı, patates cipsi yapımında susam yağı diğer yağlara göre daha fazla tercih edilmektedir. Susam yağı ile kızartılmış patates cipsleri, marketlerde 3 ay gibi uzun bir süre saklanabilmektedir (Arıoğlu 2007).  Susam tohumunda yağdan başka önemli miktarlarda protein (%17-32) bulunmakta, protein içerikleri bakımından Türkiye yerel susam çeşitleri %19.9-25.4 (Demir, 1962) ve hatları arasında %21.0-25.3 (Baydar ve ark. 1999) varyasyon bulunmaktadır. Susam; ülkemizin güney ve güneydoğu bölgelerinde, buğday ve arpa hasadından sonra ikinci ürün olarak başarıyla yetişebilmektedir. Bu nedenle, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Ayrıca bir çapa bitkisi olması nedeniyle de, ekim nöbeti içerisinde önemli bir yere sahiptir. Susam hasadının elle yapılıyor olması yetiştirildiği bölgelerde önemli bir işgücü kullanım alanı yaratmaktadır. Bu özelliği nedeniyle de, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır (Arıoğlu 2007). İllere göre en fazla ekiliş Şanlıurfa, Antalya, Muğla, İçel, Çanakkale, Manisa, Edirne, Balıkesir, İzmir ve Aydın’da yapılmaktadır (Arıoğlu, 2007).  Susamın yetişme süresinin kısa (90-120 gün) ve toprak seçiciliğinin az, su ve besin maddeleri ihtiyacının düşük olması, sıcağa ve kurağa toleranslı oluşu, kolaylıkla münavebeye sokulabilmesi ve pazarlama sorunu olmaması gibi nedenlerden dolayı susamın Türkiye’de ana ürün ve ikinci ürün tarımında önemli bir yere sahip olması gerekir. Susam tarımının yeteri kadar gelişmemesinin tekniklerindeki nedenleri; yetersizlik ekim (%16,89), gübrelemenin yeterli düzeyde uygulanmayışı (%10,53), özellikle serpme ekimden kaynaklanan yabancı ot sorunu (%8,99), pazarlama (%7,89), zararlılar (%3,07), toprak hazırlığı (%2,41) ve sulama (%2,19) izlemektedir (Dizdaroğlu ve Tan 1995). Bu sorunların ortadan kaldırılabilmesi için değişik yörelere adapte olabilen, yüksek verimli, hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi ve agronomik çalışmalara yönelik araştırmaların yoğunlaştırılması gerekmektedir.  Ülkemizde susam tarımında yaşanan bu sorunlar nedeniyle ihtiyaç duyduğumuz susamı ithal etmek zorunda kalmaktayız. 2009 yılında 91.950 ton susam tohumu ithalatı (128.4 milyon $) gerçekleştirmiştir (Anonymous 2010). Başta tahin üretiminde kullanılmak amacıyla, her yıl neredeyse üretim miktarı kadar susam tohumu ithal eder duruma gelinmiştir. Üstelik yıldan yıla Türkiye’de susam ekim alanlarının sürekli azaldığı göz önüne alınırsa; gelecek yıllarda ithalat hacminin daha da artması beklenebilir (Baydar  2001). Ülkemizdeki mevcut yağ açığı, susam yağının değerli bir yağ olduğu ve susamın değişik alanlarda kullanımı dikkate alındığında susam tarımının önemi anlaşılmakta ve birim alandan alınan verimin ve kalitenin arttırılması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de susam tarımının yaygınlaşması ve gelişmesi için bölgeye uygun sertifikalı çeşitlerin kullanılmasının yanı sıra uygulanan kültürel faaliyetlerin uygun zamanda ve doğru yapılması gerekmektedir.

SUSAM TARIMI ÜRETİMİ ÜZERİNE NOTLAR :
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!