Lüleburgaz’da 1 Eylül 2025 Pazartesi günü bir Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle basın açıklaması yapıldı.
Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen bası açıklaması saat 18:00’de başladı.
Lüleburgaz Üçgen Park’ta yapılan basın açıklaması Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lüleburgaz İlçe Başkanı Ali Can okudu.
Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yapılan açıklaması şöyle; “Basına ve kamuoyuna, Tüm dünyada ve ülkemizde, Nazi Almanyası’nın Polonya’yı işgal ettiği 1 Eylül 1939’un yıldönümünde, savaş karşıtlığının sesini yükseltmek ve barış talep etmek için Dünya Barış Günü kutlanmaktadır. Barışın tanımını bu topraklardan yapmak gerekirse, Nazım’ın şu dizelerine bakmak mümkündür:
“Barış demek yaşamak demektir
çocukların gülmesi demektir,
anaların sevinci demektir.”
SAVAŞA HAYIR BARIŞ HEMEN ŞİMDİ
İnsanlık ülkelere bölündüğü ve sınırlar çizildiğinden beridir süregelen savaşlar, katliamlar ve soykırımlar yetmezmiş gibi; geçtiğimiz yüzyılda kapitalizmin artık emperyalizm safhasına geçilmesiyle birlikte 1. ve 2. Emperyalist Paylaşım Savaşları yaşanmış, tüm dünya halkları ve insanlığın tüm ilerici birikimi ağır bir yara almıştır. Milyonlarca insanın öldüğü ve tüm kaynakların savaşa harcandığı bu yıllardan sonra da dünyada toplumsal barış bir türlü tesis edilememiş, Amerika ve onun işbirlikçisi olan NATO ülkeleri Irak, Afganistan ve Suriye gibi ülkeleri işgal etmiştir. İşgal edilmeyen Brezilya, Şili, Guatemala, Arjantin ve Bolivya gibi ülkelerde ise anti-emperyalist liderlere yönelik kanlı askeri darbeler tertip edilmiş, son yıllarda ise Ukrayna’da savaş kışkırtıcılığı palazlandırılmıştır. Tüm bunlar ve dahası, halkların değil emperyalistlerin çıkarları gözeterek yapılmış işgal ve sömürü eylemleridir ve tüm dünyadaki barışın, eşitliğin, özgürlüğün önündeki en büyük engel, bu zorba ve katliamcı emperyalist kapitalist sistemdir. Türkiye derhal tüm dünyada toplumsal barışı tehdit eden NATO’dan çıkmalı, ülkesini NATO üslerinden temizlemeli ve bu savaş makinesinin suçlarına artık ortak olmamalıdır.
KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ
Bu yıl ise dünyadaki barış talebi Filistin özelinde yoğunlaşmış vaziyettedir. Onlarca yıldır işgal, baskı ve sömürü altında bir varoluş mücadelesi vermeye çalışan Filistin halkı, özellikle 7 Ekim 2023’ten beri ağır bir soykırıma uğramaktadır. Son 2 yılda gerçekleşen İsrail saldırılarında en az 65 bin Filistinli sivil katledilmiş, çoğu çocuk olan 320 kişi ise İsrail’in uyguladığı ambargo sebebiyle açlıktan ölmüştür. Tüm dünyanın gözü önünde Nazi Almanyası’nı aratmayacak kadar büyük ve kanlı bir katliama imza atan soykırımcı İsrail, ABD ve AB’den aldığı cesaretle adeta durdurulamaz bir ölüm makinesi gibi hareket etmektedir. Birleşmiş Milletler geçen ay Gazze’de kıtlık ilan etmesine rağmen İsrail hiçbir yaptırıma uğramamaktadır ve halklarının çoğunluğu Müslüman olan ülkeler tarafından bile doğru düzgün bir yaptırıma tabi tutulmamaktadır.
FİLİSTİN’DE TAŞ ATAN ÇOCUKLARA BİN SELAM
Ülkemiz uluslararası arenada İsrail’e karşı sözde tavır alsa da; Türkiye yakın bir zamana kadar tüm dünyada İsrail ile en çok ticaret yapan 5. ülke konumunda olmuş ve buna bağlı olarak Türkiye’deki sermayedarlar limanlarımızı kullanarak İsrail’e jet yakıtı ve çelik gibi savaş sanayiinde kullanılacak malzemeler satarken, Azerbaycan petrolü Türkiye üzerinden İsrail’e taşınmıştır. Bugün bu ticari ilişkilerin durdurulduğunun açıklanmış olması, geç kalınmış ve yetersiz bir hamledir. İsrail’i uluslararası arenada yalnızlaştırılacak politikalar geliştirilmeli ve bu soykırım aygıtı Türkiye tarafından bir devlet olarak tanınmamalıdır.
KATİL İSRAİL İŞBİRLİKÇİ AKP
NEHİRDEN DENİZE ÖZGÜR FİLİSTİN
Saray Rejimi’nin doğrudan ve dolaylı yollardan defalarca dile getirdiği gibi, AKP Büyük Ortadoğu Projesi isimli emperyalist projenin bir tarafıdır. Bu proje ortadoğudaki bağımsız devletleri istikrarsızlaştırmak, gericiliği palazlandırmak, ülkelerin sınırlarını mümkün olduğunca değişken ve anlamsız kılmayı amaçlamaktadır. Bu sayede ABD bölgedeki ülkeleri rahatça kontrol edebilecek, ayak direten olursa da kolaylıkla bir iç karışıklık çıkartarak kendi himayesinde bir yönetimi tayin edip bir piyon gibi kullanabilecektir. Dün Irak’ta, bugün de Suriye’de olan budur. Amerika’nın yardımıyla Suriye’de yönetime gelen cihatçı El-Şara yönetimi ABD ile uyumlu bir politika izlerken, bir yandan ülkesindeki alevileri katletmekte, öte yandan İsrail’e bölgede alan açmaktadır. Bölgesel barışımız adına adeta bir tehdit olan bu yönetim ile AKP-MHP iktidarı ilk günden beri sürdürdüğü müttefiklik ilişkisini sonlandırmalı, Suriye’de Amerikan planlarına alet olmamalıdır.
KATİL NATO, ORTADOĞU’DAN DEFOL!
Ülkemizde, bölgemizde ve tüm dünyamızda bu 1 Eylül’de de barış talebimizi tekrar güçlü bir şekilde vurguluyor, yine Nazım’ın sözleriyle basın açıklamamızı bitiriyoruz:
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim…” “
Basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.
Ertan BAYER




