Kurucu Üyesi Asaf Ertan, Istrancalar’a yaptıkları gezide gözlemlerini bizlerle paylaştılar.
İşte o sitemkar ve dikkat çektiren yazı;
“Temmuz 2012 Trakya’nın kuzeyinde yer alan Istranca dağ silsilesi, ormanlarla kaplıdır. 20-25 metrelere varan ağaçlarla örtülü bu dağdan geçerek iç Trakya ile İğneada’ yı, yani Karadeniz sahilini birbirine bağlayan yol da coğrafi koşullara bağlı olarak oldukça virajlıdır. Karayolunun açıldığı yılların imkânları ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmiş bu yol, iki arabanın yan yana geçebildiği bir genişlikte idi. Günün artan trafik yoğunluğu nedeniyle bir buçuk yıl önce genişletme çalışmaları başladı. Tabii tüm Türkiye karayollarında yapılan aynı çevre tahribatı ile..Yani yol açılırken hiçbir çevre koruma kaygısı güdülmeden yamaçlar kazındı, çıkan orman toprağı açıkta taşındı; verimli üst topraklar alta, alttan çıkan kayaçlı topraklar üste gelecek şekilde gelişigüzel bir kenara yığıldı. Bu açmalar sırasında çıkan hafriyat malzemesi, zaman zaman yamaçlara da dökülerek oralardaki ağaçlar ve bitki örtüsüne de zarar verildi. Üstelik bu kaba çalışmalar birkaç kilometre ile sınırlı kalmadı, dağ yolunun ortalarında kalan ilçeye, Demirköy’e kadar her yer didik didik edildi. Böylece dağ yolunun zor şartları daha da beter hale getirildi. Oysa böylesine coğrafi oluşumu zorlu bir alanda kısa kısa mesafelerin açılıp yolun tamamlanması, bunun ardından yeni bir alanda çalışma yapılması sürücülerin emniyeti ve yol güvenliği açısından çok gerekli bir uygulama sayılırdı; yapılmadı. Yol iyice perişan hale geldiğinde çalışmaların durduğunu gördük. Öğrendiğimize göre şirket ortaklarından biri vefat etmişti. Bu son derece insani bir olay, gayet tabii karşılanır. Ancak toplumu ilgilendiren konular gündeme gelince bireysel sorunlar topluma yansımamalıdır. Ne yazık ki bu vefat nedeniyle yol inşaatı aylarca durduruldu. Taa ki yaz gelene kadar. Şimdi inşaat yeniden başladı. Ama nasıl? Heryer perişan. Yaklaşık 30 km. içinde her yer hafredilmiş; bitmiş gibi görünen kısımlar yeniden kazılmış büz döşeniyor. Tam bozuk zeminden, tozdan, topraktan kurtulduğunuzu düşünürken aniden yolun kapatıldığını ve başka bir köy yolu üzerinden gitmek zorunda kaldığınızı görüyorsunuz. Üstelik bu yolun zemini de çoğunluk asfaltsız olduğu için gene toz-dumana devam ederek yol alınıyor. İşte şimdi de bir aydan fazla bir süre devam edeceğini öğrendiğimiz bir güzergâh değişikliği..Üstelik dağa sapmadan bunu bilemiyorsunuz çünkü hiçbir uyarı yok. Oysa bunca meşakkati çekmeden alternatif yolları deneyebilir sürücüler.
Özetle Istranca Dağları’nda barbarca bir karayolu çalışması yapılıyor. Ne çevreye, ne insana saygı gösterilmeksizin. Beklentimiz : Yol çalışması etap etap yapılmalı. Bir bölüm tamamlanmadan yeni bir bölümde var olan yol bozulmamalı. Hafredilen alanlardaki yamaçlardan aşağıya zarar verilmemeli. Havaalanı gibi açmalar yapılmamalı. Buranın bir dağ yolu olma niteliği burayı otoban haline getirerek yersiz bir inşaat maliyeti ve uygulaması israfına gidilmemeli. Yol çalışması tamamlandığında çevrenin eski doğal yapısına kavuşması için ilgili birimlerce gerekli tüm çalışmalar gerçekleştirilmeli ve yolun hem üst hem de altında kalan yamaçların bir an önce çamur üretmesinin önüne geçilerek bitkilerle, ağaçlarla toprağın aşınımı engellenmeli. Eskiden yol boyunca akan çeşmeler, özellikle Güzellik Suyu dağa yakışan yapılarla yeniden akar hale getirilmeli. Kısacası Istranca Dağları bugün yaşadığı barbarlıktan kurtarılmalı”
.

