Lüleburgazlı Gaziler Kıbrıs Harekatı’nın 50. Yılını andı
Ziyafet çiğköfte hizmete girdi
Bugün ve yarın yağmur bekleniyor
YILDIZLAR PARLAMAYA DEVAM EDİYOR!
Bu yazı 24 Ocak 2024, Çarşamba 09:38:44 tarihinde eklendi. 872 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

GERÇEK GÜÇ SAHİBİ - Burcu Çalışkan

GERÇEK GÜÇ SAHİBİ

 

Duyguları yok sayılarak, ifade edemeden/etmeden büyüyen çocuklar yetişkinliğe geldiklerinde olası bir duygu durum ifadesinde muhatabının anlamaya dair engeli ile karşılaştığında kendi duygu ve düşüncesinden şüpheye ve suçluluğa düşer.

Oysa yetişkin bir insandan beklediğimiz; karşı karşıya olduğumuz duygunun niteliğinden bağımsız olarak ifadesi ve dinleyen yetişkinin de bu duyguya kendi duygularından sıyrılarak alan tutmasıdır. Alan tutma gerçekleşmediğinde duygunun sahibi kişi, kendini küçük, değersiz hisseder.

Toplum olarak duyguların küçümsendiği ve yok sayıldığı bir kültürde büyüdüğümüzden basitçe durumlar karşısında ürettiğimiz duyguları görmezden gelme, halı altına süpürme, dondurma gibi eylemlere iteriz kendimizi. Bu da uzun vadede öfkeli varoluş halleri sergilememize neden olur.

Çünkü burada, kendi alanımızda, kendi habitatımızda varoluşumuz yargılanmaktadır ve gideceğimiz hiçbir yer yoktur. Bu yüzden de saldırıya ve/veya savunmaya geçeriz. Açıkça bunun alan ihlali olduğunu söyleyebiliriz.

Duygumu olduğu gibi ifade etmeme izin vermeyen, ifade ettiğim duyguyu yargılayan kişiler, benim kişisel alanıma izinsiz müdahale etmiş olurlar.

İlişkiler, karşılıklı kişilerin birbirlerinin alanlarına belirli bir mesafede ilerler. Her zaman kişinin kendine ait bir gizli mağarası vardır. Ve bu mağara, ister karanlığının ister gün görmemiş çiçeklerinin açtığı yerdir. Bunları ortaya koymak, kişinin kendi tasarrufundadır. Buradan çıkan her türlü duygu ve düşünce, ilk çemberine ulaştığında yeni doğmuş, kırılgan bir bebek gibidir. Bazen bu bebek alışılagelmemiş renklerde ve şekillerde bazen de beklenen formlardadır. Her ne olursa olsun, bebek, “bebek”tir.

Anlaşmak ve ilişkilenmek isteyen kişiler birbirlerinin bebeklerine kucaklarına aldıklarında, o bebeğe doğuran kadar özenli olmalıdır ki, doğuranın o an yaşadığı duyguları anlayıp güven bağı kurabilsin. Aksi durumlarda, doğuran bebeğini hayal kırıklığı ve utanç ile geri alır ve sonraki bebeklerini de kendine saklar. İşte bu, duygularını biriktiren ve taşıyamadığı yerde tüm duygu torbasını bir anda ortaya saçan bir kişi olmasına sebep olur.

Evrensel saygı, insanın insanlık deneyiminde yaşadığı her hale belirli bir mesafeden yargısız bakmasını gerektirir.

Duygularımıza, hallerimize saygı duymayan kişiler ile kurduğumuz ilişki çatışma, rekabet, hiyerarşik bir ilişkidir. Göz hizasında değildir. Göz hizasında olmayan her ilişki de ego seviyesinde yaşandığından derinleşmeye veya “yakın ilişkiye” izin vermez.

Yaşayan herkesin, olduğu gibi olmasına izin verme becerisi “yetişkinlik” seviyesini belirler.

Duygu ifadesinde bulunanın içinde bulunduğu duygu durumuna, dinleyen ve alan tutan olarak dahil olmak ve katılmak zorunda değilizdir.

Ancak olduğu hali, olduğu gibi ifade etmesine izin vermek durumundayız. Karşılığında kendi duygumuzu diğeri üzerinden okumadan, sadece kendimize ait kısmını ifade edebilir böylelikle sağlıklı bir iletişime geçebiliriz. Burada hemfikir olmayı aramayız. Burada birbirimizin dilini öğrenir, sınırlarımızı görürüz.

Tanımak, tanıtmak ve tanışmak bu şekilde oluşur.

Gücü domine etmek, manipüle etmek sanan bir kültür, duygular karşısındaki çaresizliğini yok sayarak, küçümseyip yargılayarak kamufle etmeye çalışır. Manipüle edenin, domine etmeye çalışanın duygular karşısında güçsüz kaldığını, kişisel algıladığını görmemiz gerekir.

Olanın olduğu gibi olmasına ve ifade bulmasına alan açabilendir gerçek güç sahibi. Kontrol etmeye çalışmaz, şefkatini çekmez, tüm varlığı ile oradadır. Böyle bir dinleyiş, sonunda ne olursa olsun, şifalandırır ve güven ilişkisi oluşturur.

Kırılganlığımızı gösterebildiğimiz ve kırılganlığını kucaklayabildiğimiz kişiler ile yakın ilişkide oluruz. Bir olmak, tek olmak başka nasıl mümkün olabilir ki?

Sevgiyle kalın…

Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek