CANLAR DEVEÇATAĞINDA BULUŞTU
Göksu ailesinin acı günü
BELEDİYE PERSONEL ALIMI SONA ERDİ
“PROJELERİNİZE TAM DESTEK VERECEĞİZ”
Bu yazı 06 Temmuz 2022, Çarşamba 09:22:55 tarihinde eklendi. 509 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SÜMER TABLETLERİ -1 - Metin ATLI

SÜMER TABLETLERİ -1

 

   Hep siyaset yazmayalım.  Sümer tabletlerini okudunuz mu? Zaman bulup okuyamayanımız çoktur. Ben okuma fırsatı buldum. Size 2 bölüm halinde kendi yorumumla özetini yazacağım. Tabletler günümüzden yaklaşık 5 bin 500 sene önce yazıldı. Dünyanın en eski yazıtlarıdır. Yahudilik yaklaşık 4 bin sene önce başladı. Hristiyanlık 2 bin, İslamiyet 1400 sene önce başladı. Ondan önce insanlar ne düşünüyordu pek bilmiyoruz.

          Tabletlerde yazılanlara göre tanrılar Niburu isimli bir gezegende yaşamaktaydı. Bu gezegen  güneş sisteminin en sonunda bulunmaktaydı. Bütün gezegeni yöneten bir kral tanrı vardı. Ancak bir zaman sonra gezegende bereket azaldı, ürünler azaldı. Tarlalarda hastalıklar oldu. Yağmurlar durdu. Anaların memeleri kurudu. Bilim adamı tanrılar toplandı. Konuyu araştırdılar ve gezegenin atmosferinde bir bozulma olduğunu tespit ettiler. Niburu’nun havası incelmiş, koruyucu kalkan zayıflamıştı.

              Bilim adamı tanrılar göğe altın tozu fırlatırlarsa atmosferin kalınlaştığını buldular. Çünkü altın yumuşaktı ve dövülünce en ince toz haline gelen maddeydi. Bu toz atmosfere atılınca yere düşmüyor  atmosfer de askıda kalıyordu. Ama bir sorun vardı. Niburu da altın çok azdı. Gezegende huzursuzluk ve iç çatışmalar başladı. Öldürülmekten korkan kral Alalu gök arabasına bindi ve gezegenden kaçtı. Rotasını dünya gezegenine çevirdi.

              Önce Pluton gezegenine  ulaştı, sonra Neptün, sonra Uranüs, sonra Jupiter e ulaştı. Ardından astreoid kuşağına geldi. Astroid kuşağında milyarlarca göktaşları vardı. Koca kayalar gök arabasına saldırdılar. Ateş topunu çıkardı. Bir göktaşını parçaladı, Bir tane daha, bir tane daha. Bunu gören koca kayalar korkarak dağıldılar. Alalu ya yol açtılar.

              Sonra kızıl gezegen marsı gördü. Derken Dünya göründü.  (Günümüzden 5 bin 500 yıl önce Sümerler gezegenleri ve astreoid kuşağını biliyorlardı. İlginç değil mi). Gökarabası sarsılarak toprağa indi. Alalu dışarı çıktı. Sazlıklar, toprak ve su vardı. Kimse yoktu. Niburu’dan uzakta, dünyada yapayalnızdı. Eşini ve çocuklarını özledi. Dünya da hava vardı, su vardı, meyvalar vardı. Çok güzel bir yerdi. Yanına sınayıcıyı aldı,  suya soktu. Sınayıcı ona dünyada altın olduğunu duyurdu. Çok heyecanlandı. Niburu için gerekli altından dünyada yeteri kadar vardı. Hemen sözleri taşıyıcıyı çıkardı. Niburu’yu kral Anu’yu aradı. Başka bir gezegendeyim. Burada altın var dedi.

             Yeni kral Anu bunu duyunca çok şaşırdı. Danışman tanrılar afalladı. Alalu altını ben buldum, Niburu’nun kurtuluşu benim elimde beni kral yapmaya söz verin dedi. Başka çareleri yoktu. Alalu’nun damadını ve bir ekibi dünyaya göndermeye karar verdiler. Damat Ea gökarabasına bindi ve dünya ya gitti. Hemen çalışmaya başladılar. 6 gün çalıştıktan sonra dünyadaki canlıları ayırdılar, suları ayırdılar. Yani dünyayı yeniden yarattılar. Çok yoruldular.  7. gün dinlenmeye karar verdiler. Bundan böyle yedinci gün hep dinlenile dediler. (Yahudiler tanrının dünyayı 6 günde yarattığına, yedinci gün dinlendiğine inanırlar. O nedenle Cumartesi günü hiçbir iş yapmazlar. Bunun aslında  Sümerlerden gelme olduğunu tabletlerden anlıyoruz. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet Sümer tabletleri yazıldıktan çok sonra çıkan dinlerdir).

         Sonra altın aramaya başladılar. Tarayıcı ile dünyayı taradılar. Yeraltındaki damarlarda yeteri kadar altın vardı. Fakat bunu nasıl çıkaracaklarını bilemediler. Niburu’daki konsey Kral Anu’nun dünyaya gidip yol göstermesine karar verdiler. Kral Anu dünyaya geldi. Hep birlikte toplantı yaptılar. Edin diye bir şehir kuracaklar( Şimdiki Yemen’in Aden şehri) Niburu’dan halk getirilecek ve bunlar dünyadaki altını çıkaracak diye karar verdiler.

      Ancak Alalu Kral Anu’ya bağırdı. “Bana söz verdiniz, altını bulduğum için kral ben olacaktım” dedi. “Hemen burada bir güreş yapalım kazanan kral olsun” dedi. Anu kabul etti. Güreştiler. Anu  Alalu’yu yere yatırdı ve onu yendi. Kral benim diye bağırdı. (Bin yıl sonra Tevratta yazılan Yakup peygamberin Tanrıyla güreşmesi ve güreşi kazanıp İsrail adını alması. İsrailoğulları Yakup peygamberin soyundan gelenler anlamına gelir. Yahudiliğin ilk peygamberi Hz. İbrahim’dir. Hz. Yakup  ‘gibi pek çok peygamberler de Yahudi peygamberlerdir). Yenilen Alalu birden ağzını açtı ve Anunun hayalarını ısırarak koparıp yuttu. (Pek çok mitolojik yazılarda hayalarını ısırıp koparma vardır. Kaynağının Sümerler olduğunu anlıyoruz). Devamı haftaya.

   

 

     

      

             

           

 

           

      

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek