Sanayide dükkan kurşunlandı!
40 Saat süren duruşmada 19 tutuklama
‘Özel’ çocuklara ‘Özel’ eğlence!
Lüleburgaz'da silahlı kavga
Bu yazı 08 Eylül 2021, Çarşamba 09:25:39 tarihinde eklendi. 576 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AFGANİSTAN VE ŞERİAT - Metin ATLI

Bir ülkeye asker gönderip orayı işgal etmek, sonra da yıllarca burada kalmak çok maliyetli bir iş. Basında çıkan haberlere göre Amerika, Afganistan işgalinden itibaren 20 yıl boyunca tam 2 trilyon dolar harcamış. Büyük bir maliyet. Peki ne kazandı? Çünkü bu emperyalist ülkeler olaya şöyle bakar. Şu kadar harcadım, sonunda şu kadar kar ettim veya şu kadar zarar ettim. Aynı fabrika çalıştırır gibi düşünürler. Afgan halkı acı çekmiş, ölenler olmuş, halkı fakir kalmış. Zerre kadar umurlarında olmaz.
AFGANİSTAN VE ŞERİAT

 

Afganistan işinde de bir muhasebe hesabı yaptılar. Hatta dünya genelinde bir hesap yaptılar. Bir ülkeyi işgal etmek artık çok maliyetli olmaya başladı. Arada sırada bir iki Coni’de ölüyor. O yüzden bazı ülkelerden askerlerini çekmeye karar verdiler.

 Amerika’nın dünya genelinde çok askeri var. Artık bunun maliyetine katlanamıyor. Ekonomisi bozulmaya başladı. 15 trilyon dolar dış borcu var. Ekonomisi zayıflamaya başlayınca Çin gibi devletlerle baş edemez oldu. Bir ülkeyi işgal etmek yerine, o ülkeye kendisine bağlı hükümetler kurmak daha az maliyetli. Bu yönteme de havuç yöntemi diyorlar. Önce o ülkede hırslı ve bazı zaafları olan siyasetçileri belirliyorlar. Sonra onu seçtirmek için paralar veriyorlar, gazete ve televizyonlarında O siyasetçinin reklamını yapıyorlar. Rakiplerini tehdit ediyorlar. Gerekirse rakiplerin bazı kasetlerini ortaya çıkarıp siyasi hayatını bitiriyorlar. Ve istedikleri kişiyi seçtiriyorlar. Seçtiremezlerse istemedikleri hükümeti devirmek için her şeyi yapıyorlar.

Sonra o seçtirdikleri siyasetçinin neye zaafı varsa ona bulaşmasının önünü açıyorlar.Yani havucu isteyene veriyorlar.  O kişinin para hırsı varsa rüşvet yemesini, yolsuzluk yapmasına göz yumuyorlar. Karı kız ayağı varsa bir sürü kasetlerini çekiyorlar. Suudi Arabistan kralına Kaşıkçıyı öldürttüler ve bunu bir güzel filme aldılar. Şimdi istedikleri zaman kralı uluslararası mahkemelerde yargılatırlar. Ama yapmazlar. Kral bir gün ayak direrse işte o zaman yaparlar. Bütün bunların kayıtlarını tutuyorlar. Daha sonra bu siyasetçiden bir sürü isteklerde bulunuyorlar. Yapmam falan derse hemen dosyaları, kasetleri önüne koyuyorlar. İstersen bu belgeleri açıklayalım diyorlar. O siyasetçiyi dolayısıyla o ülkeyi istedikleri gibi ele geçiriyorlar. Bu yöntem o ülkeyi işgal etmekten çok daha az maliyetli.

Taliban’da  75 bin militan vardı. Afganistan ordusunda 200 bin asker vardı. Ayrıca Afganistan ordusunda tank vardı, uçak vardı, helikopter vardı. Taliban’da ne vardı. Tüfek ve birkaç bazuka vardı. Üstelik bu Afgan ordusunu 20 yıl boyunca Amerika eğitmişti. Bu durumda koskoca Afgan ordusu tek bir silah atmadan Afganistan’ı Taliban a nasıl teslim etti? Çünkü Amerika böyle istedi. Ben ülkeye Taliban’a teslim edeceğim dedi.  Amerika çocukla oynar gibi Afganistan’la oynadı. Bir ülke için ne kadar aşağılayıcı bir durum değil mi? Amerika Afganistan’dan çekilirken silahların çoğunu da götürmedi ve Taliban’a teslim etti.

Afgan halkı bu durumda ne kadar mutsuz olmalı değil mi? Hayır değil. Onlar da çok mutlu. Çünkü Afgan halkının çok büyük çoğunluğu şeriat istiyor. Ülke elden gitti ama şeriat geldi. Ülke bütün zengin kaynaklarını, madenlerini kaybetti ama şeriat geldi. Bir sürü Afganlı öldü ama şeriat geldi. Ülke dünyanın en fakir ülkelerinden birisi,karınlarını zor doyuruyorlar, iş yok ama olsun çok şükür şeriat geldi. Dolayısıyla herkes halinden memnun.

Şeriat ne demek? İslam’ın emrettiği kuralların kanun haline gelmesi demek. Yani İslam dini namaz kıl diyorsa bu anayasanın bilmem kaçıncı maddesi olarak kanun oluyor ve herkes namaz kılmak zorunda oluyor. Namaz vakti seni dışarıda görürlerse cezanı kesiyorlar. Aynı şekilde bir kadın ben başörtüsü takmam diyemiyor. Çünkü kanun böyle. Hatta ülkeye gelen Alman bir kadın bile başörtüsü takmak zorunda. Peki madem şeriat bu kadar güzel. O zaman dünyadaki bütün Müslümanların akın akın Afganistan’a, İran’a, Suudi Arabistan’a gitmesi gerekmiyor mu. Tam aksine milyonlarca Müslüman neden gavur ellerine gidebilmek için can atıyor. Bu işte bir terslik yok mu? Demek ki insanlar önce özgürlük istiyor.

Taliban dedi ki” biz Hanefi mezhebinin kurallarını uygulayacağız.” Peki Şafi olan ne olacak. Şii olan ne olacak?  Onlar da zorla Hanefi mi olacaklar. Peki bir kişiye zorla namaz kıldırmak, zorla sakal bıraktırmak, zorla başörtüsü taktırmak doğru mu? Bizim dinimiz gerçekten bunu mu emrediyor? Ya Almanya biz de kendi şeriatımızı uygulayacağız derse. Bizim ülkemizde bundan sonra herkes kiliseye gidecek, şarap içecek, çocuklarını vaftiz edecek derse ne olacak. Alman’mış, Türk’müş farketmez, Almanya’da yaşaysan herkes buna uyacak  derse ne olacak? Olmaz, yapamazlar değil mi? Peki sen yapınca neden oluyor?

Biz şunu savunuyoruz. İsteyen namazını kılsın, isteyen kılmasın. İsteyen başörtüsünü taksın, isteyen takmasın. İşte bu da Laikliktir. O yüzden biz laikliği savunuyoruz. Çünkü biz; “ Türkiye bir Afganistan olmasın” istiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek