RUMELİ’DE 665 YILLIK VATAN LÜLEBURGAZ…
LTSO Edirne’de Fuara katıldı
KLÜ, ÖĞRENCİSİ’NDEN ÖRNEK TASARIM
Kırklareli AK Parti’den Vali Birol Ekici’ye ziyaret
Bu yazı 18 Ağustos 2021, Çarşamba 09:28:27 tarihinde eklendi. 827 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YEŞERECEK GÜNLERİMİZ VAR - Burcu Çalışkan

“Bir umudu olmalı insanın, ilk bahar güneşi gibi.” Covid-19 hayatımıza girdiğinden beri dünya çapında yaşadığımız felaketler, kötü haberler, kaoslar zincirinden hepimiz fazlasıyla yıprandık. Ne sosyal hayatımız kaldı ne yaptığımız bir şeylerden eskisi gibi tat alma duygusu.
YEŞERECEK GÜNLERİMİZ VAR

 

Corona ile mücadele ederken kadın cinayeti haberleri, bir kız çocuğu yetiştiren bir anne olarak geleceğe dair korkular, ekonominin berbat ötesi bir halde olması, insanların yiyecek ekmeği zor bulduğu gerçeği, geleceğe dair korku ve endişelerimizin olması ve son olarak ülkemizin birçok yerinde çıkan yangınlar, ölen canlarımız, yanan ciğerlerimiz… “Hangi biriyle baş edeceğiz bunların?” diye düşünürken Olimpiyatlarda aldığımız başarı haberleri biraz olsun umut oldu yüreğimize. Duygulandık, ağladık, biraz olsun moral oldu hepimize. Fakat şurası bir gerçek ki hepimiz zorlanıyoruz.

Tek yapabildiğim penceremden içeri giren güneş pırıltılarını gördüğümde, içimdeki “ben”e sımsıkı sarılıp her şeyin mutlaka geçeceğini söylemek oluyor.

Öğrendiğim çok kıymetli bir öğretiye sahip olmak bana güç veriyor. O da şu: Her ne olursa olsun mutlaka her şeyin bir şekilde geçeceğini bilip içimdeki güce odaklanmak. Bulunduğum ana odaklanıp hayatta her şeyin olabilme ihtimalinin olduğunu kendime hatırlatmak.

İçimdeki benle buluştuğumda, içimdeki kıvılcımı hissedebiliyorum. Ruhumu sarıp sarmalayan sonsuz bir enerji ışığı olduğunu hissedebiliyorum. Sahip olduklarını gören, birdenbire farkına varan biri açığa çıkıyor. “Hangi suyolunu bulmadı ki bugüne kadar?” diyorum kendi kendime. Yalnız değilsin Burcu. Milyonlarca insan seninle birlikte aynı duyguları paylaşıyor. Aynı taşlı yollardan geçiyor. Aynı tozu içine çekiyor. Ama bir şekilde her gece gündüze kavuşuyor. Aynı şarkıda olduğu gibi: “Yukarı bak! Güneş ışığını görebiliyor musun?”

Herkes aynı gemide ve kimileri çok daha ağır yüklerle mücadele ederken nefes almaya çalışıyor bu hayatta. Ama her şeyin olabilme ihtimalini kabul ettiğinde hayat bir şekilde var olup yine aynı acı ve mutluluklarla birlikte akıp gidiyor. Sonra diyorum ki: Gücüne kuvvet, ha gayret, şimdi başını kaldır ve ayağa kalk! Umutsuzluğun, kendin de dahil olmak üzere hiç kimseye faydası yok. Sarıl işine gücüne! Ailene, çocuğuna! Sevdiklerine, dostlarına! Çocuğun gibi olan hayvan dostlarına! Hiç kimsen mi yok? Sarıl o zaman sımsıkı kendine… Her zorluğu aşacak bir yürek yeter insana. En çok da kendine yaslan!

Bakış açısı her şeydir! Kaldır kafanı, göğe bak! Hangi gün doğmadı? Zaman bir şekilde geçiyor, dönüştürüyor, sarıyor, sarmalıyor yaraları. Bir de kendine nefes alacak bir alan yarattın mı, gerisi kolay! Hele ki birilerine faydası dokunuyorsa o zaman hayata tutunacak çok daha sağlam dallara sahip olduğunu anlıyor insan. Kökten uca kadar meyve veren bir ağaç gibi hayat! Son tohum yok olmadıkça yeşerecek günlerimiz var!

Sevgiyle kalın..


Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek