Lüleburgaz’da Sena Şener rüzgarı
Motosikleti bırakıp kaçtı, bir sürü ceza yedi
Ehliyetsiz sürücü motosikleti bırakıp kaçtı
Bu yazı 28 Temmuz 2021, Çarşamba 09:48:13 tarihinde eklendi. 1088 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BAYKAL’I KOVUN GİTSİN - Metin ATLI

 BAYKAL’I KOVUN GİTSİN

 

            Deniz Baykal.  CHP de yıllarca siyaset yapmış, genel başkanlık yapmış bir isim. Böyle bir adam nasıl oldu da böyle bir partiye başkan oldu. Kendi şahsi çıkarları uğruna partisini, ilkelerini ayaklar altına alan bir adamın hala CHP’de ne işi var.  Bu adamı hala partide neden tutuyorsunuz? Kovun gitsin.

              Deniz Baykal 83 yaşında. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Ardından Rockefeller Vakfı bursuyla Amerika üniversitelerinde 2 yıl doktora yaptı. Rockefeller kim?  Amerika’yı da yöneten dünyanın en zengin 2 aileden birisi. Dünya’yı mahveden 2 aileden birisi. Türkiye’de 12 Eylül 1980 askeri darbesini planlayıp yaptıran birisi. Diğer aile kim? Rothchild ailesi. Bu aileler hakkında çok yazı yazdım. Tekrarlamak istemiyorum.

              Deniz Baykal CHP’de yıllarca hizipçilik yaptı. Partiyi hep böldü. Ne artısı vardı?  Güzel konuşuyordu. Zaten bu ülke ne çektiyse hep bu güzel konuşanlardan çekti. Bizim insanımız için iyi icraat yapan değil, iyi hatip olan makbuldür.

               Zülfü Livaneli,  Baykal hakkında geç kalmış bir açıklama yaptı. Dedi ki: “19 Aralık 2002’de Baykal ile Mehmet Sevigen’in evindeydik. Baykal, Erdoğan başbakan olacak diye tutturdu. Kendisini uyardık ama dinlemedi. Erdoğan yasaklıydı. Muhtar bile olamıyordu. Baykal Erdoğan’ın önünü açmak için kendini yırttı. Neden böyle yaptığını anlayamadık. Daha sonra öğrendim ki Baykal ve Erdoğan Beylerbeyi’nde gizlice bir toplantı yapmışlar. Sonra ekledi. Partim zarar görmesin diye bunu daha önce açıklamadım.”

                     Olmadı Livaneli olmadı. Açıklayacaktın. Ne demek partim zarar görmesin diye açıklamadım. Esas açıklamamakla partiye büyük bir zarar verdin. Sen ilkeli duruşunu gösterecektin. Açıklayacaktın. En fazla seni partiden atarlardı. Sen zaten ünlü bir sanatçısın.  Senin için partiden atılmak çok mu büyük kayıp olurdu.

                      Yasaklara karşıyız. Ama anladığımız kadarıyla Baykal Erdoğan’ın önünü demokrasiyi çok sevdiği için açmamış. Kişisel bir menfaat için mi yaptı, birilerinin talimatıyla mı yaptı, partide ki yerini sağlamlaştırmak için mi yaptı bilmiyoruz.  Ama şurası belli ki Beylerbeyi’nde yapılan gizli görüşmede kendisine ne vaad edildiyse onu almak için yapmış.

                       Baykal grup konuşmasında ‘Erdoğan’ı başbakan yapıyorsun diyorlar. Evet yapıyorum. Var mı itirazı olan’ diye bas bas bağırmış. Erdoğan’ı başbakan yapmak için bir milletvekilinin mazbatasını iptal ettirmek, Anayasa’yı değiştirmek, grubu baskı altına almak ne demek.  Bu kadar çabayı CHP’yi iktidar yapmak için niye harcamadın.

                    Uçkuruna hakim değildi. Evliyken başkası ile ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Bir kasetle genel başkanlığı gitti. Bu işler böyledir. Önce adamı kullanırlar. Yamuk işlerini bir yere kaydederler. Kullanım miadı dolunca da kasetlerle devirirler. Kendini kullandırtmayacaksın, yamuk işler yapmayacaksın.  Bu kısmı beni çok ilgilendirmiyor ama bir partiye başkan olan birisi, ülkeyi yönetmeye talip olan birisi eline, diline, beline hakim olacak.  2015’de Meclis başkanlığı seçimleri oldu. Hemen Erdoğan’a koştu, destek istedi. Ne de olsa AKP’ye çok hizmetleri olmuştu. Bu hizmetlerinin karşılığında AKP’nin onu destekleyeceğine o kadar emindi ki AKP’liler ona oy vermeyince mosmor oldu.

                 2017’de çok ağır bir hastalık geçirdi. 79 yaşına gelmişti. Beyine giden ana damarlardan birinde tıkanıklık vardı. Yürüme de ve konuşmada güçlük çekiyordu. Yaşam savaşı veriyordu. Günlerce yoğun bakımda kaldı. Yoğun bakımdan çıktı ama tam olarak sağlığına kavuşamadı. 2018’de milletvekilliği seçimleri oldu. Bu durumda siyaset yapması mümkün değildi. Kimseye bir faydası olamazdı. Yaşı da ilerlemişti. İnzivaya çekilme zamanı gelmişti.

                      Ama o ne yaptı? 2018 seçimlerinde yeniden milletvekili adayı oldu. Milletvekili olunca sağlık sorunları nedeniyle meclise gelip yeminini bile yapamadı. Yemin etmesi ertelendi. Daha sonra tekerlekli sandalye ile getirildi ve yemin etti. Allah herkese sağlık versin. Tamam da bu haliyle vatana millete partiye ne faydası olacaktı. Bu nasıl bir koltuk sevdasıdır. Kendini bilen bir insan partiye teşekkür eder, arkadaşlarına teşekkür eder ve bundan sonra çocuklarınla, torunlarınla zaman geçirir. Sağlığına dikkat etmeye çalışır. Gençlerin önünü açar.

                     CHP’de Baykal’ı aday gösterdi iyi mi. Neymiş partinin vefa borcu varmış. Yahu milletvekilliği borç ödeme yeri mi, hizmet yeri mi. Bu millet ona borcunu fazlasıyla ödemedi mi? Ölene kadar milletvekili kalacaksın diye bir kural mı var?  Kibarca ‘sağlığınızı düşünerek sizi aday yapamayız’ diyemediniz mi?  Bu adam hala bu partide milletvekili.

                     Kılıçdaroğlu Livaneli’yi eleştirerek Baykal’a sahip çıktı. Biz AKP’yi her şeyi örtbas ediyor diye eleştirmiyor muyuz? Ne yani bunu CHP yapınca eleştirmeyecek miyiz? Olmaz Sayın Kılıçdaroğlu. Bu adam bu saatten sonra partide bir dakika kalamaz. Bence derhal istifasını isteyin. İstifasını  vermiyorsa da kovun gitsin.

                          

                 

                  

           

                               

 

           

        

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek