Lüleburgaz’da Sena Şener rüzgarı
Motosikleti bırakıp kaçtı, bir sürü ceza yedi
Ehliyetsiz sürücü motosikleti bırakıp kaçtı
Bu yazı 28 Nisan 2021, Çarşamba 09:36:22 tarihinde eklendi. 1167 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CESUR OLMANIN VERDİĞİ GÜÇ - Burcu Çalışkan

Hiçbir şey, insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz. (Ahmet Hamdi Tanpınar)
CESUR OLMANIN VERDİĞİ GÜÇ

 

Cesaret  insan ruhunun oksijenidir değişiminde başlangıcıdır. Yeni denizlere de yelken açmaktır. Başa gelebilecekleri de göğüsleme gücüdür. Adım attıran ve hem de devam ettiren umutla beslenen gücün simgesidir.Olumlu sonuçlar yaratmanın farkına varılmasıdır. Üzülmeyi kırılmayı da göze alabilmektir.

Cesur olmak lazım sevmek için de, sevilmek için de.

Yaralı çocukların, yaralı ruhların sevgiyi kabul etmesi ne kadar zorsa, sevgiyi göstermeleri de o kadar zor. Bir yanda utanılacak bir şeymiş gibi gelir sevgi bu çocuklara, bir diğer tarafta taşınacak bir yükmüş gibi.

Ne yapacağını bilemez, sanki elinde ateşten bir kor parçası, ne atabilir ne tutabilir sımsıkı.

İyileşmek, sevgiyi içeri alabilme, onu dışarı çıkarabilme yeteneğinin gelişmesidir.

Nefes alıp vermeyi öğrenmek gibi, nefesi boğazından karnına kadar indirebilmek gibi.

Yaralıyız her birimiz, ruhlarımızdan parçalar koparılmış, her yanımız çizikler içinde kalmış gibi. Ve o yaralı ruhlarımızla, bedenimizdeki çizikler ve acıların yarattığı sızılar ile bakıyoruz hayata. Karşımızda olup biten her bir şeye. Bildiklerimiz bedenimizin kırık dökük parçalarına sıkıştığından, her baktığımız şeyde o şekli bozulmuş bildiklerimizi görüyoruz. Onları hem seviyoruz, hem nefret ediyor, kabul etmiyoruz.

O yırtıklardan içeri giren her duyguyu “can yakıcı” buluyoruz, “uygunsuz” buluyoruz, oradan dışarı çıkan her duyguyu “uygunsuz”, “hatalı”, “değersiz” buluyoruz. Böylece sevgiyi tatmaktan gitgide uzaklaşıyoruz. Hem istiyoruz hem kaçıyoruz. Her şeyin sonunda aslında yolumuzu kaybediyoruz. Sevgisizlik içinde kendimizi kumdan kaleler ile oyalıyoruz.

Sevgiyi elde etmek, yaşamak için, onun uğruna savaşmak gerekir, cesur olup yola çıkmak!

O yol yaralarından geçer. Her bir yaranı görmekten, o yaraların arasına sıkışmış olan bilgilere tekrar bakmaktan. Onlara ihtiyacın var mı, buna karar vermekten…

Bu süreç kendi kendine gösterdiğin sabırdır, ince ince akan bir şefkattir susuz kalmış yüreğine. Her nefesinde biraz daha açılır ciğerlerin, her açılışta biraz daha genişlersin. Her genişlemede biraz daha sabreder, bir adım daha gidersin yolunda. Her adımında biraz daha şefkat akıtırsın gönlüne. Günün sonunda bir bakmışsın ki sever olmuşsun kendini, yine istediğin kadar olmasa da dudağının kenarında bir gülümseme taşırsın kendine atfettiğin.

Seversin kendini, söz söylemesine izin verirsin gönlünün. “Uygun” bulursun her bir isteğini.

Kendinden kendine bir aşk akıtırsın.

Çağlamaz belki fakat hatırlatır; “umut olduğunu”, “mümkün” olduğunu”, “biricik” olduğunu.

Ve bazen o hatırlatma, o minicik nefes, tüm yaşamımızı değiştirir. O küçücük damla bizi bizden doğurtur.

Her şey bu hatırlatmalar için değil midir zaten?

Cesur olmamız gereken yer de tam burasıdır. Hatırlatmaların peşinden gidebilmek, düşüp kalksak da vazgeçmemek, her seferinde bize yarayanı bulamasak da umudu yitirmeden yürümeye devam etmek…

Sevgiyle kalın…

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek