Asansör kontrolden geçti
LÜKAP’tan basın açıklaması
Şehit Öğretmen kabri başında anıldı
Vali Bilgin, Eğitim ve Kültür Yatırımlarını inceledi
Bu yazı 07 Ekim 2020, Çarşamba 09:00:13 tarihinde eklendi. 1455 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MUCİZE NEDİR? - Burcu Çalışkan

MUCİZE NEDİR?

Mucizeler her yerdedir. “Mucize nedir?” diye sorsanız bana kalbinden geçen duygunun, zihninden geçen düşünceyle bir olmasıdır derim. “Daha büyük resmi görelim” derseniz, o da kabul. O zaman kainatı, doğayı, insanı, hayvanı, bitkileri ve tüm canlıları ayrı ayrı hissettiğinde kalbine doğan o “işte bu” hali derim.

Mucize gün içerisinde ne çok yerdedir aslında, görmesini bilene. Zaman, mekan bağımsız ne kadar çok şekilde tezahür ediyor. Rutinin pençesine takılmadan, keyifle yaşamaya niyet edince başlıyor hikaye. Burada mucizeyi nasıl tanımladığında da yatıyor sır bence.

Sabah uyanırsın, aldığın nefesi, tüm zihinsel, ruhsal ve fiziksel becerilerin ile bunların bütünü olan sağlığını selamlarsın. Güneşin yaşam enerjisini selamlarsın. Elini, yüzü yıkar aynadaki yansımanı görür, mucizenin kendisi olduğunun idrakiyle kendini selamlarsın. Bir günaydın ve gülümseme ile ev halkını selamlarsın. Kahvaltını yaparken, sadece beslenmekle kalmazsın. Sofrada yediklerin için kurdun, kuşun hakkını, toprağın nimetini, ekeni, biçeni, yetiştireni selamlarsın. Bunları gerçekleştirdiğin alım gücünü selamlarsın.

Evden çıkıp işine, okuluna gidersin. Gökyüzüne bakıp maviyi, doğaya bakıp yeşili selamlarsın. Bunları görebilen gözlerini selamlarsın. İşine gider masanı, arkadaşlarını, hatta işini selamlarsın. Öğrenciysen öğretmenlerini, arkadaşlarını selamlarsın.

Böyle selamlamaya başlayınca içinde bir şükran duygusu yoğunlaşır. Önce varlığın için şükran duyarsın, sonra tüm yaşadıkların için. Her selamda hepsine şunu söylersin aslında: “Siz buradasınız ve sizi görüyorum, hissediyorum. Varlığınızı biliyor ve tanıyorum. Enerjinizin farkındayım.” Bu kabul, aslında kendini kabuldür. Sonra bir bakmışsın boyutuna bakmaksızın mucizeler gelmiş̧ seni bulmuş̧. Kapını tıklamış̧, hatta geçmiş̧ baş köşeye oturmuş̧.

Keşke yanımda olsa dediğin kişi arar seni ya da çıkar, gelir seni görmek için. Uzun zamandır canının çektiği o tatlıyı senin için yapar biri. Olsun diye niyetine girdiğin durum hızla gerçekleşir. Araba park etmenin sıkıntılı olduğu bir yerde, bir bakmışsın araban için boş yer bulmuşsun. “Biraz para biriktirsem de, alsam” dediğin şey, bir arkadaşının “İçimden geldi” sıcaklığıyla senin olur. Liste böyle uzar gider…

Kalbi güzel olana görünür mucize derler. Kalp, perdeyi kaldırınca güzel olur. Şüpheden, korkudan, kaygıdan ve tüm olumsuzluklardan arındığında nasıl da güzelleşir. İşte dileklerin senin titreşiminle uyumlanır ve tezahürü gerçekleşir.

Ne güzel sözler söylenmiştir bu sihirli kelime için. “Aşk, bir mucizedir” demiştir mesela Emile Zola. Albert Einstein’ın şu sözü de ne derindir: “Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri her şeyin mucize olduğunu düşünmektir.”

Sahi siz mucizeyi nasıl tanımlıyorsun?

Sevgiyle kalın….

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek