Kriz yönetimi siyasi beceridir

Yazar - ÖZGÜR TERZİOĞLU

Kriz yönetimi siyasi beceridir  

         “Uygun bir başlangıç noktası” ifadesi İngilizcede ki “kriz” kelimesinin kökenidir. Kelime Yunanca “Krisis” sözcüğü ve “Krino” fiilinden gelmektedir. Bunların birkaç yakın anlamı vardır. “ayırmak” , “karar vermek” , “ ayrım yapmak” ve “ dönüm noktası” dolayısıyla kriz anının belirli bir grubun ya da bazı kişilerin gerçeklik anı olduğu düşünülebilir. O “an” öncesi ve sonrası koşulların “pek çok” diğer andan önceki ve sonraki koşullardan “çok daha” farklı olduğu dönüm noktasıdır. Dönüm noktası bir zorluğu ifade eder. Zorluğu aşmak için eski başa çıkma yöntemleri (metotları) işe yaramadığında yeni başa çıkma metotları oluşturma baskısı yaratır. Birey ya da devletler yeni ve daha iyi başa çıkma metotları oluştururlarsa, krizin başarıyla çözüldüğünü söyleriz. (Jared Dıamond “Yükseliş” kitabından alıntıdır.)

         Krizi en hasarsız, zararsız, tahribatsız atlatabilmek yönetimin başarı oranını belirlemektedir. Başarılı yöneticiler normal şartlarda işi yürütebilmenin ötesinde kriz anında uygun müdahaleyi yapabilenlerdir. Tabii kriz anı karmaşık duygular sebebiyle kontrolünü kaybeden insanların şaşkın ve saldırgan hallerinden kaynaklı yaşanan ruhsal bir durumdur. Krize sebebiyet veren; ekonomik çöküntüyle gelen maddi kayıplar, doğal afetler, savaş, terör gibi insanların doyurulmamış istekleri, kendilerinden daha iyi yaşayanlara yönelik olumsuz halleri (intikam, kin, nefret duyguları) yaşamaları ve daha fazlası için mücadele eden eylemcilere her istediğini vermek, ilerleyen dönemler için yeni krizlere kapı aralayabilmektedir. Genellikle bunu fark eden yöneticiler, önderler istekleri kısmen yerine getirme yoluna girerek durumu düzenleyebilecek, tehdit oluşturabilecek, tehlike durumlarına karşı yeni sistem ya da yöntemleri düşünmeye başlamaktadır. Yaşanılan tecrübeler sonucu ise “risk yönetimi” üzerine fikir geliştirirken olası bir kriz anı için emniyetli yöntemleri geliştirerek, uygulayabilmek meselesi siyasi beceridir. Krizleri en hasarsız düzeyde atlatabilmek risk yönetiminin pratik ve kusursuz bir şekilde planlanmasıyla ilgilidir.

         Kentimizde kriz anı yönetimlerini sağlıklı yapabilmek için “Kent Güvenlik Sistemi” de diyebileceğimiz “Organize Mahalleler” ve “Mahalle Birlikleri” gibi işte daha önce ki yazılarımda “Mahalle Meclislerinden” bahsetmiştim. Tüm bu bahsinde bulunduğum organizasyonu “Master Plan” içerisinde konumlandırarak olası tüm risklere yönelik bir kurguyu diğer bileşenler ile entegrasyon hale getirmemiz gerektiğini sürekli vurguluyorum. Yirmi yılı aşkın bir süredir deprem riski ile yaşıyoruz. Önümüzde ki yıllarda daha ciddi bir şekilde susuzluk ve kuraklık riskleriyle karşılaşacağız ki gıda güvenliği ve güvencesi sorunlarını(Su da gıda olarak kabul edilmektedir) daha sık gündeme taşıyabiliriz. Master plan senaryosu hazırlanırken “iklim değişikliğine toplumsal uyum ve tüketim ahlakı” kavramsal yapısı üzerinden kurgulanmış, yeni bir kent modeli düşünülmüştür. Bir bakıma kentsel dönüşüm detaylandırılarak çağdaş bir yaşam kültürü üzerine fikir geliştirilmiştir. Lüleburgaz halkına daha güzel bir gelecek hazırlayabilmek için gerekli açılımları sizlere yapıyorum. Kentimizde yüzlerce kişinin takip ettiği bu konu bazılarınca değersizleştirilmek istenilse dahi kaliteli bir yaşam olgusunu tüm vatandaşlara hakkaniyetli bir şeklide yaşatabilmek için imkânlarım çerçevesinde elimden geleni yapmaya özen gösteriyorum.

         Son dönemde cereyan eden Belediye işçilerinin “Emeğin hakkı” meselesine de ışık tutarak hakkaniyetli bir düzen içerisinde her işçinin insanca yaşama düşüncesine uygun ve makul sistemler geliştirebileceğimiz yeni düzenler inşa edilme zamanı gelmiştir. Daha iyi bir yaşam için sosyal hakların - desteklerin tam anlamıyla yerine getirilmesi ve en uygun ücretleri de verebileceğimiz yeni bir kent yönetimi sistemine  “Yaşamsal Kalite Yönetimi” demiştik. Lüleburgaz’da yaşayan her vatandaşın kazancının bereketi ile ilgilenen, emekçiler için fırsat eşitliği yaratarak daha iyi imkânlara yükselme olanakları sağlayan sistem bir dönüm noktası olurken, olası krizleri engellemek için uygun fırsatları kent yöneticilerine sunacaktır. Gelin görün ki mevcut siyasi anlayış araştırıp düşünen ve özellikle eleştiren vatandaşı “siyasi rakip” olarak görmesi son derece anlamsız. Bu anlamda “halkına muhalif” olmuş bir düşüncenin siyasi becerilerinin sorgulanması gerektiği bir dönemdeyiz, çünkü önümüz sisli!

 

                                                                                

http://www.hurfikir.com.tr adresinden 28 Temmuz 2021, 01:45 tarihinde yazdırılmıştır.