Trafik kazasında bir kişi hayatını kaybetti
BU KATLİAMA KİM DUR DİYECEK?
Kırklarelili özel sporcu dünya şampiyonu oldu
BİNOT, 30 yıllık tecrübesiyle Lüleburgaz’da açılıyor
Bu yazı 10 Mart 2021, Çarşamba 09:40:01 tarihinde eklendi. 1705 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

VAHŞİ KAPİTALİZMİN ALTERNATİFİ SOSYAL DEMOKRASİ - Metin ATLI

4 bölümlük yazı serimizin üçüncüsüne geldik. İlk yazımızda dünyadaki kapitalist sistemi anlattık. İkinci yazımızda kapitalist zenginlerin kurmak istedikleri yeni dünya düzeni Great Reset’i yazdık. Bu yazımızda ise konu sosyal demokrasi.
VAHŞİ KAPİTALİZMİN ALTERNATİFİ  SOSYAL DEMOKRASİ

 

Şu an bu kapitalist sistem o kadar güçlendi ki yıkılması zor hale geldi. Ancak kapitalizmin ciddi bir düşmanı var. O’da kendisi. Yani yine kapitalist sistem. Biz inanıyoruz ki bu sistem saadet zinciri gibi bir gün kendi sonunu getirecek. Zengin gittikçe zenginleşiyor, fakir gittikçe fakirleşiyor. Nereye kadar. Bir gün patlak verecek.

                         Peki kapitalizm çökerse yeni ekonomik model ne olacak?  Sosyalizimmi, yoksa sosyal demokrasi mi? Sosyal demokrasi’nin olduğu ülkeler bugün dünyanın en zengin, en refah, en huzurlu, en eğitimli ülkeleri. Örnek mi?  Norveç, İsveç, Finlandiya. Avrupa ülkelerinin diğer bir kısmını da sosyal demokrat ülkeler olarak tanımlayabiliriz. Amerika’da sosyal demokrasi yoktur. Tam bir vahşi kapitalizm vardır. Zengini acayip zengin, fakiri acayip fakirdir. Zengin bir ülke olması, zorbalıkla  gariban ülkeleri sömürmesinden dolayıdır. 1 milyon 600 bin kişi evsizdir. Bu sayı her geçen gün artmaktadır. Korona dolayısıyla bu sayının 800 bin kişi daha artabileceği belirtiliyor. Çalışmıyorsan sağlık hizmetlerinden yararlanamazsın. Bizim ülkemiz ise çok az kısmen sosyal bir devlettir.

                         Sosyal demokrat ülkelerde demokrasi güçlüdür. Adalet büyük oranda bağımsızdır. Eğitim çok iyi düzeydedir. İşsizlik düşüktür. İnsanları eğitimli ve bilinçlidir.  Asgari ücret oldukça yüksektir. İnsanların diline, dinine, ırkına pek karışmazlar. Yolsuzluk düşüktür. Suç oranı düşüktür.İnsanları köle gibi çalıştırmazlar. Genel de haftada 37 saat çalışırlar. Haftada 2,5 gün tatil yaparlar. Sendikalar kuvvetlidir. Çalışanların hakları devlet tarafından korunur. Vergiyi zenginden alırlar. Devlet sosyaldir. Sağlık ve eğitimi devlet bedava sağlar.

2016’ daİsviçre’de çalışan, çalışmayan herkese 2 bin 500 İsviçre frangı (20 bin TL) maaş ödenmesi kararı alındı. Karar halkoylamasına sunuldu. Sonuç ne oldu biliyormusunuz?Yüzde 78 hayır çıktı. Devlet diyor ki fazla paramız var. Herkese çalıştığınız yerden aldığınız maaşa ek olarak ayrıca hatırı sayılır bir maaş bağlayalım. Ama İsviçre halkı hayır diyor. Fazla parayı biz almayalım,  gelecek nesillere bırakalım diyor.Ne kadar garip değil mi? Amma enayi millet. Bu arada İsviçre..2 de asgari ücret 4 bin100 Frank, yani 32 bin lira.

                     Bu ülkeler fazla parayı ne yapıyor? Onlarda da varlık fonu var. Fazla parayı burada topluyorlar. Gelecek nesiller için yatırım yapıyorlar. Bizim gibi ülkelerden fabrika satın alıyorlar. Toprak satın alıyorlar. Bizde de varlık fonu var. Ama amacı bu ülkelerde ki varlık fonunla alakası yok. Bizdeki varlık fonu gelecek nesillere yatırım yapmıyor. Tam aksine varlık fonuna kattıkları Ziraat Bankası, bor madenleri, Türk Hava Yolları gibi şirketlerin gelirlerini teminat gösterip dışarıdan borç alıyorlar. Sayıştay tüm kamu kurumlarını denetlerken Varlık fonunu denetleyemiyor. Yani diğer ülkelerde varlık fonları gelecek nesiller için yatırım yaparken, bizde ki varlık fonu gelecek nesillere borç bırakıyor.

                    Şu an bu sosyal demokrat sistem kısmen zenginleri de denetliyor. Rekabet kurulları var. Bir şirketin tekelleşmesine izin vermiyorlar. Yani BÜNGE gibi bir şirketin bütün yağ piyasasını ele geçirmesine müsaade etmiyorlar. Mahalle aralarında BİM, A101 açılmasına müsaade etmiyorlar. Bir un fabrikası sahibi anlatmıştı. Avusturya’ya un fabrikası görmeye gitmişler. Devlet yeni un fabrikası açılmasını yasaklamış. Neden mi? Demişler ki bizde yeteri kadar un fabrikası var. Yeni bir un fabrikasına izin verirsek, bu fabrika diğer bir fabrikanın batmasına sebep olur. Bizde bir otobüs şirketi Metro bütün şehirlerarası yollara bir girdi. Onlarca otobüs firmasını batırdı.

                 Yalnız bazı Avrupa ülkelerinin zenginliği başka ülkeleri sömürmesi sonucudur. Bir örnek verelim. Bugün elmas en çok nerede çıkar? Afrika ülkelerinde. Peki bu elmasın alınıp satıldığı borsa nerededir? Belçika’da. Pekiyi ne alaka? Afrika karın tokluğuna elmas çıkaracak, üç kuruşa Belçika’ya verecek. Belçika üç kuruşa aldığı elması dünyaya istediği fiyata satacak, kaymağını Belçika yiyecek. Borsayı Afrika’da kurmak Afrikalıların akıllarına gelmiyor mu? Gelse ne olacak, ellerinden bir şey gelmiyor. Ya yarın bu devran döner de Afrikalılar kendi borsalarını kurarsa? O zaman nice olur Belçikalıların hali? Ya devran döner de hiçbir ülke İngiltere’den borç almazsa? Nice olur kibirli İngilizlerin hali. Ben İngiltere’ye gittim. Turizm yok, tarım yok, doğru dürüst fabrika yok.  Tek gelirleri dünyaya borç verip haracını kesmek. Biz dünyanın fındığının yüzde 56’sını üretiyoruz. Peki neden dünya fındık borsası bizim ülkemizde değil?  Bor madenini inşaat kumu parasına satıyoruz. Neden biz işleyemiyoruz?Çünkü zenginlerin kurduğu düzen böyle. Her işin kaymağını onlar yiyecek.

                    Pekiyi sosyal demokrasi dediğimiz bu sistemin hiç mi zaafı yok? Var.  Büyük şirketler, büyük zenginler onlardada var. Çok zenginler onlardada var. Gelir adaletsizliği onlarda da var.Ama halk kazancından memnun olduğu için sosyal demokrat ülkeler bunu dert etmiyor. Para var huzur var. Fakat bir ülkedeaşırı zenginlerin olması her zaman bir tehlikedir. Bunları kontrol altında tutmak zordur. Peki bu kadar zenginin olmadığı, böyle bir gelir adaletsizliğinin olmadığı bir ekonomi sistemi var mı? Haftaya sosyalizm.

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek