Trafik kazasında bir kişi hayatını kaybetti
BU KATLİAMA KİM DUR DİYECEK?
Kırklarelili özel sporcu dünya şampiyonu oldu
BİNOT, 30 yıllık tecrübesiyle Lüleburgaz’da açılıyor
Bu yazı 27 Ocak 2021, Çarşamba 09:07:47 tarihinde eklendi. 2237 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YAĞA NEDEN ZAM GELDİ? - Metin ATLI

 YAĞA NEDEN ZAM GELDİ?

 

                  Yağ fiyatları acayip arttı. Son iki ay içerisinde yaklaşık yüzde 50 zam geldi. Sadece yağ mı? Özellikle gıda fiyatları çok arttı. Artış öyle devletin dediği gibi yüzde 14 falan değil, en az yüzde 30 arttı.  Pekiyi neden bu hale geldik?  Oysa ki biz dünyada hatırı sayılır bir tarım ülkesiyiz. Daha düne kadar tarımda kendi kendimize yeten 7 ülkeden biriydik. Ama şimdi samanı bile ithal ediyoruz.

                Yıl 1984. Üniversite 3. sınıf öğrencisiyim. Stajımı Doysan Yağ Fabrikası’nda yapmaya başladım. “Orası neresi?” diye soracaksınız. Hani şu Büyükkarıştıran da Bünge Yağ Fabrikası var ya, işte orası. O zaman adı Doysan idi. Yerli ve milliydi. Ayçiçeği yerli, tohum yerli, yağ fabrikası yerli, Doysan Yağ Markası yerli. Müdürümüz Kimya mühendisi Azmi Doğan. Yani müdür de yerli.

               Herkes canla başla yağ üretiyor. Bir gün fabrikada büyük bir arıza çıktı. Fabrika durdu, tam da ayçiçek sezonu. Herkes koşuşturuyor. Mesai bitti, ben de servise doğru yürüyorum, eve gideceğim. O anda müdür beni uzaktan gördü. “Nereye?” diye bağırdı. “Eve” dedim. “Ne evi,  görmüyor musun fabrika çalışmıyor sen eve gidiyorsun. Arıza yapılana kadar bir yere gitmek yok, bu gece buradayız.”

             “Bütün gece mi?  3 günlük stajyerim, ne faydam olacak ki”. Mecbur geri döndüm. O akşam bütün gece uğraştılar. Müdür de işin başından hiç ayrılmadı. Sabaha karşı arıza giderildi. Fabrika çalışmaya başladı. Eve gitmek yok. 2 saat sonra sabah olacak, yine mesai başlayacak. Herkes bir yerde biraz kestirdi. Ben de laboratuvara gittim. Sandalye de uyumuşum. Sabah laboratuvar şefi bayan gelmiş. Bana seslenmiş ama uyandıramamış. Dışarıdan takviye kuvvetle beni uyandırdılar. Sonra müdür geldi, sakinlemişti. “Fabrika hayatı böyle bir şey, yarın öbür gün sen de müdür olacaksın,  görmeni istedim” dedi. “Görmez olaydım, ben böyle hayal etmemiştim”.

             Sonra yıllar geçti, yerli ve milli Doysan Yağ Fabrikası 2010 yılında satıldı. Ünlü Amerikan gıda devi Bünge Doysan’ı satın aldı. Bünge ayrıca İzmir Aliağa’daki yağ fabrikasını satın aldı. Ünlü Komili yağları vardı, Salat yağları vardı, Kırlangıç yağları vardı. Hepsi yerli ve milliydi. Bünge hepsini satın aldı. Hani Suudi Arabistan bize gıda ambargosu koymuştu ya. O Suudi Arabistan ülkemizde Yudum Yağ ve Sırma Yağ’ı satın aldı. Bizim Yağ Japonlara satıldı. Evin ve Yayla yağlarımızı Amerikan Cargill firması satın aldı. Sabunun hammaddesi yağdır. Hacı Şakir sabunları bile Amerikalılar’ a satıldı. Bari adını değiştirselerdi. Mesela adını “Sam Amca sabunları” yapabilirlerdi.

                 Ne gariptir ki herkes ülkemize yabancı sermaye gelsin diye kendini yırtıyor. Ama bunlar gelip ülkemize fabrika kurmuyor ki. Bizim yerli ve milli fabrikalarımızı satın alıyorlar. Neymiş. Serbest piyasa ekonomisiymiş. Dünyada düzen böyleymiş. “Tüküreyim böyle düzene.”

            Ayçiçeği tohumu yerliydi. Çiftçiler ürününden tohum yaparlardı. Sonra sertifikalı tohum çıkardılar. Hemen hepsi yabancı tohum şirketleriydi. Hibrit tohum yaptılar. Hibrit tohumdan yetişen ayçiçeğinden tohum olmuyor. Yani ertesi sene yine bu tohum şirketlerinden tohum alacaksın. Kendi tohumunu kullanırsan devlet sana destekleme vermiyor, ne garip değil mi? Yabancı tohum kullanınca tarlanda hiç bilmediğin hastalıklar oluyor. Mecbur o firmanın ilacını kullanıyorsun. Gübresini almazsan mahsul olmuyor. Hepsi yabancı, hepsi ithal.

                Tam ayçiçeği yetişiyor, devlet dışarıdan ayçiçeği ithal ediyor. Çiftçi para kazanamıyor, ayçiçeği ekmiyor. Bu nedenle seneye daha fazla ayçiçeği ithal ediyorsun. Küçük çiftçi para kazanamayınca tarlasını satıyor. Tek bir şirket Trakya’da 516 bin dönüm tarla satın almış. Başka bir çiftçi satın almıyor, büyük şirketler satın alıyor. Sakın bu tarlalardan yabancılar da satın alıyor olmasın?  El alemin gavuru bizim tarlaları ekecek, bizim çocuklarımız onlara marabalık yapacak. Düşünmesi bile kötü.

          Tohum yabancı, ilaç yabancı, yağ fabrikası sahipleri yabancı, ayçiçeği ithal. Sonra “Cari açık var, Dolar borcumuz var, ekonomi kötü, pahalılık var.” diye ağlanıyoruz. Fabrika kurmuyoruz, olanları da yabancılara satıyoruz. Şimdi anladık mı yağ neden pahalı?

            100 sene önce bu şirketlerin sahibi ülkeler, güzel ülkemizi işgal etmeye kalktı. Çok güçlüydüler. Ama bu millet büyük bir kurtuluş savaşı verdi. Kahraman bir millet vardı. Atatürk vardı, silah arkadaşları vardı. Destan yazdık. 100 sene geçti bu ülkeler taktik değiştirdi.  Artık tankla tüfekle gelmiyorlar. Fabrikanı satın alıyorlar, toprağını satın alıyorlar,  madenlerini alıyorlar, seni borçlandırıyorlar. Sahi bütün bunlar olurken bizi yöneten siyasetçiler nerede? Neden bunlara müsaade ediyorlar? Neden çıkıp “Ey Bünge!”  demiyorlar?

 

                               

 

           

        

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek