CHP İlçe Binası’nda Tansu Şahin’in yaptığı açıklamaları gazetelerden okurken, altına gelen yorumlardan biri özellikle dikkatimi çekti.
Yorumun sahibi Taha Yavuz.
Ve yazdıkları, Ergene gerçeğini bütün çıplaklığıyla anlatıyordu.
İşte yorumu, olduğu gibi:
“Çok eksik konuşmuşsun Tansu…
Ergene öldü, dolayısıyla önce içindeki canlılar, sonra tarım, sonra da insanlar ölüyor.
Kimin umrunda?
Milletvekilleri bir kere vekil oldular ya… Köylü kim, halk kim?
Onların sorunlarını duyan kim?
Ergene’ye yakın hiçbir köyde kavun karpuz eken kalmadı, mısır eken kalmadı, domates biber eken kalmadı.
Çocuklar Ergene nehrinde yüzemediler. Neden?
Tamamen rant, tamamen koltuk sevdası…
İçlerinde bir tane onurlu siyasetçi çıkmaz mı? Çıkmadı.
‘Beni buraya halk gönderdi, verdiğim hiçbir sözü tutamadım, bu işi yapamadım’ deyip istifa eden var mı?
Yok. Neden?
Mevki tatlı, para tatlı, faydalandıkları olanaklar tatlı…
Onun için çabanı ve feryadını takdir ediyorum Tansu.
Bugüne kadar büyük balığı (halkı), küçük balığa (siyasetçilere) yutturdular.
Çözüm ne?
Seçim geldiğinde, bizim bu sorunlarımız çözülene kadar hiçbir siyasi partiye oy vermemek lazım.
Varsın Kırklareli’nin Meclis’te vekili olmasın.
Görevini yapmayanların olacağına hiç vekilimiz olmasın daha iyi.
Ona üzülürüz; ama bugünkülerden daha az üzülürüz.”
Bu yorum, sadece bir sitem cümlesi değil;
halkın içten içe biriktiği öfkenin, kırgınlığın ve umutsuzluğun en sade, en yalın ifadesi.
Ergene’nin siyah akışı bir çevre meselesi değil artık;
çöküşün, sessizliğin ve temsil edilemeyen bir halkın hikâyesi.
Yıllardır raporlar yazıldı, protokoller imzalandı, bütçeler açıklandı…
Ama bazen bütün o resmi cümlelerden daha güçlü olan şey,
bir vatandaşın telefonundan yazdığı tek bir yorum olabiliyor.
Taha Yavuz’un sözleri tam olarak bunu gösteriyor:
➡ “Halk nefes alamıyor ama siyaset koltuğun konforunda.”
➡ “Çocuk yüzemiyorsa, siyaset görevini yapmamıştır.”
➡ “Tarım bittiyse, temsil bitti.”
➡ “Ergene öldüyse, siyaset başarısız olmuştur.”
Bugün Tansu Şahin’in yaptığı çıkış neden önemli?
Çünkü söylediği her teknik detay, halkın bu yorumu ile birleşince gerçek anlamını buluyor.
Bir siyasi konuşma, ancak halkın duygusuna değdiğinde güçlenir.
Taha Yavuz’un yorumu da o konuşmanın altına atılmış bir satır değil;
o konuşmanın toplumsal yankısı.
Ve bazen bir köşe yazısını bitirmek için uzun cümlelere gerek yoktur.
Bu yorumun son cümlesi her şeyi fazlasıyla anlatıyor:
“Görevini yapmayanların olacağına, hiç vekilimiz olmasın daha iyi.”

