Saat 13.30’da başlayan miting öncesinde bir konuşma yapan ÖDP Kırklareli İl Başkanı Mehmet Aksu “Dostlar Yoldaşlar AKP’nin zorbalıklarına ve yalanlarına teslim olmayan bir dirençle bu karanlığı yırtacak bir gücü hep birlikte yaratmak zorundayız.Bugün“9 Aralık’ta ülkenin dört bir yanında yürüyüşlerimizi Eş zamanlı olarak başlatıyoruz ve 9 Haziran’da İstanbul’da büyük bir mitinge dönüştüreceğimiz “AKP düzenini yıkalım, Türkiye’yi yeniden kuralım” bütünlüklü merkezi siyasi faaliyetimiz için ilk adımımızı atıyoruz. Herkese parasız sağlık ve eğitim hakkının sağlandığı Hiçbir işçinin sendikal çalışmaları dolayısı ile işten atılmadığı sosyal bir Türkiye kuralım. Kürt ve Alevilerin eşit yurttaşlık hakkına sahip olduğu, bir arada kardeşçe yaşadığımız bir Türkiye kuralım” şimdi Deklarasyonumuzu okumak için mikrofonu İl Mali Sekreterimiz Bekir Güvenç’e veriyorum” dedi.
İl Başkanı Mehmet Aksu’nun ardından söz alan ÖDP Kırklareli İl Mali Sekreteri Bekir Güvenç, ÖDP’nin hazırlamış olduğu deklarasyonu okudu.
ÖDP Kırklareli İl Örgütü tarafından hazırlanan deklarasyon şöyle;
“ Emperyalizmin çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan, yalan makinelerinin ‘demokrasi ve insan hakları’ olarak yutturmaya çalıştığı NATO bombalarına, Amerikan üslerine hayır diyoruz. AKP’nin on yıllık iktidarında ‘aktif dış politika ve bölgesel güç olma’ olarak formüle ettiği stratejinin ‘aktif taşeronluk ve bölgesel işbirlikçi güç olma’ anlamına geldiği bugünlerde daha net görülüyor. Suriye’deki iç savaşın merkez üssü haline getirilen ülkenin her köşesine ABD ve NATO’nun yeni üsleri kuruluyor. Başbakan Erdoğan, ‘bu topraklar NATO toprağıdır’ sözlerini büyük bir gururla söylerken, NATO heyeti bunu ispat edercesine Patriot Füzeleri için geziler düzenleyip yer beğeniyor. Kimyasal silah bahanesiyle, Kürecik’te kurulan Füze Kalkanı Radar sisteminin ardından şimdi de üç yere yerleştirilecek olan Patriot Füzeleri ile ülkemiz emperyalizmin gelişmiş bir askeri üssü haline getiriliyor. Türkiye, Ortadoğu halklarını emperyalist çıkarlar doğrultusunda kuşatan bir cephe ülke haline getiriliyor. ABD ve NATO üsleriyle dört bir yanı sarılmış, emperyalizmin güdümünde komşularıyla savaşın eşiğine gelmiş bu işbirlikçiliğe hayır diyoruz.
Cemaat ve tarikatların etkinliğini güçlendiren AKP bu gün artık devleti ve toplumu dini referanslarla yönetmeye yöneliyor. Muhafazakâr bir örtü hayatın her alanında yaygınlaştırılıyor, medyadan sanata her alan bu dayatma ile hizaya getirilmeye çalışılıyor. Kadınlar muhafazakar gerekçelerle eve hapsediliyor ve yalnızca çocuk doğurmak reva görülüyor. Diyanet İşleri toplumsal hayatı düzenleyen bir fetva kurumuna çevrilirken, eğitim sistemindeki değişikliklerle bütün okullar imam hatipleştiriliyor. AKP, sözde özgürlük adı altında özgürlük ve laiklik alanını daraltıyor. Kendi acımasız sömürü düzenlerini sürdürebilmek için halkın dinsel inanışlarını bir kalkan olarak kullanmaya çalışıyor. Bu karanlığa hayır diyoruz.
İnsanların birbirine rakip ve düşman olduğu ama asla kardeş olamadıkları bu düzene hayır diyoruz. Yıllardır yaşanan ölümlerin barışın değil yeni ölümlerin vesilesi sayılmasını kabul etmiyoruz. AKP’nin Kürt sorununda dayattığı çözümsüzlük, şantaj ve tehditlerle sürüklediği bu yol yine yeni ölüm ve acılara çıkıyor. Şimdi, Başbakan bir de 10 BDP milletvekilini meclis dışına atma planlarını kendi milletvekillerine dahi dayatarak hayata geçirmeye çalışıyor. Aleviler için ‘asimilasyon sofraları’ kurulup göz boyanırken eşit yurttaşlık talepleri Diyanet fetvaları ile yok sayılıyor. AKP’nin büyük bir kin ve nefretle yeniden ürettiği ölümlere, savaşa ve dışlamaya hayır diyoruz.
Ve biz bu karanlık düzene hayır derken, Türkiye’yi yeniden kurmak için mücadeleye evet diyoruz. Kimsenin ekmeğine el konulamayacağı, sözünün reddedilemeyeceği, paranın değil insanların özgür olduğu bir ülkeyi birlikte kurmak için yola çıkıyoruz. AKP’nin zorbalıklarına ve yalanlarına teslim olmayan bir dirençle bu karanlığı yırtacak bir gücü hep birlikte yaratmalıyız. AKP düzenini yıkarak Türkiye’yi yeniden kurmalıyız.
Bağımsız bir Türkiye Kuralım
İncirlik hava üssünden artık sadece Amerika’ya veda uçaklarının kalkacağı, emperyalizme bağımlılığı pekiştiren tüm askeri anlaşmaların iptal edildiği, emperyalizmin Ortadoğu’daki askeri operasyonlarının kararlılıkla karşı çıkabilen, NATO üyeliği, ekonomideki IMF ve Dünya Bankası vesayeti ve AB üyelik başvurusu başta olmak üzere emperyalizmle olan tüm ilişkilerinin ortadan kaldırıldığı bağımsız bir Türkiye kuralım.
Gerçekten laik ve özgür bir Türkiye Kuralım
İnsanların ibadet, inanış, giyiş ve yaşam tarzlarında hiç bir baskı ve ayrımcılıkla karşılaşmadıkları, devletin tüm dinler, mezhepler ve tarikatlardan kendisini ayırdığını dinin kamusal alanda sınırlandığı, devlette tarikat ve cemaat temelli kadrolaşmanın son bulduğu, ayrımcı bir dini programın aracı haline getirilen Diyanet İşleri’nin kaldırıldığı, özellikle AKP döneminde hızlanan Alevilere yönelik ayrımcı uygulamaların son bulduğu aklın, bilimin özgürleştiği gerçekten laik ve özgür bir Türkiye kuralım.
Emeğin Türkiye’sini Kuralım
Kapitalizmin kar ve sömürüye dayalı mantığını ve mülkiyet ilişkilerini kökten değiştirdiğimiz, insanın insana, emeğin sermayeye kulluğuna son vermiş, ekonomiyi emekçilerin taleplerine, ihtiyaçlarına yanıt üretecek şekilde düzenleyen, toplumun maddi kaynaklarının paylaşımında, iş olanaklarına erişimde, parasız ve nitelikli eğitim, sağlık, sosyal hizmetlerden yararlanmada tam eşitliğin sağlandığı, özelleştirilen tüm kamu kuruluşların kamusallaştırıldığı, üretenlerin yönetiminde söz, yetki ve karar sahibi olacağı bir Türkiye kuralım.
Barışın ve Bir Arada Yaşamın Türkiye’sini Kuralım
Herkesin kendi kimliğini, kültürünü özgürce yaşayabildiği, kimsenin aşağılanmadığı, dışlanmadığı, Kürt sorununun barışçıl bir biçimde çözüme kavuşturulduğu, herkesin kendisini eşit ve özgür hissettiği, her türlü sömürülme, ezilme ve ayrımcılığa son verilmiş kardeşliğin, dayanışmanın hakim olduğu, kardeşliğin ve bir arada yaşamın Türkiye’sini kuralım” Dedi
Ertan BAYER

