1. Haberler
  2. Yakında
  3. “ÇAL” BE USTA!

“ÇAL” BE USTA!

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Rivayet edilir ki, bir gün çevresindekiler büyük hiciv ustası Neyzen Tevfik’e seslenir:
“Çal be usta!”

Neyzen Tevfik sinirlenir, döner ve şu cevabı verir:
“Ben hırsız mıyım?”

Bir kelimenin iki anlamı…
Bir tarafta sanat, diğer tarafta hırsızlık.
İşte bazen memleketin hikâyesi de tam burada düğümlenir.

“Çal” kelimesi aslında bir enstrümanı konuşturmak, bir melodiyi hayata katmak demektir. Ama bizde bazen kelimeler anlam değiştirir. Bir bakarsınız müzikten çok başka şeyler çağrıştırır. İşte Neyzen Tevfik’in o sert çıkışı da tam olarak bu ince çizgiye dokunur.

Bugün ülkenin gündemine baktığınızda bu söz, neredeyse bir metafora dönüşüyor.

Birileri hâlâ “çal” diyor.
Ama kimine göre bu, sanat üretmek demek;
kimine göre ise fırsatını bulduğunda kapıp götürmek.

Aradaki fark ise insanın vicdanında başlıyor.

Toplumların kaderini belirleyen şey çoğu zaman büyük nutuklar değil, küçük kelimelerdir. O kelimelerin nasıl anlaşıldığı, nasıl kullanıldığıdır. “Çal” dediğinizde bir sanatçının aklına ney üflemek geliyorsa, o toplum hâlâ umut taşıyor demektir. Ama aynı kelime bir başkasına başka kapıları çağrıştırıyorsa, işte o zaman asıl mesele başlamış demektir.

Bugün siyasetten ekonomiye, bürokrasiden gündelik hayata kadar pek çok alanda insanların birbirine güvenmekte zorlandığı bir dönemden geçiyoruz. İnsanlar artık yalnızca yapılan işe değil, yapılan işin niyetine de bakıyor. Çünkü niyet bozulduğunda kelimeler de bozuluyor.

Neyzen Tevfik’in o meşhur cevabı aslında bir sanatçının öfkesinden çok daha fazlasıdır. O söz, bir ahlak refleksidir. “Ben hırsız mıyım?” sorusu, yalnızca kendini savunmak değildir; aynı zamanda topluma yöneltilmiş bir aynadır.

Belki de bugün asıl ihtiyacımız olan şey tam olarak budur:
Her işin başında, her kararın eşiğinde kendimize aynı soruyu sormak.

Ben hırsız mıyım?

Eğer bu soruyu içtenlikle sorabilen insanlar çoğalırsa, o zaman “çal” kelimesi yeniden yalnızca müziği anlatır. Neyzenin sesi sokaklara karışır, toplumun vicdanı biraz daha ferahlar.

Yok eğer bu soru sorulmazsa…

O zaman memlekette çok kişi “çal” demeye devam eder;
ama ortada çalınan bir ney değil, bambaşka şeyler olur.

Semih Yıldız satırlarının burada sona erdiğini söyler, her nerede, kim veya kimler için neler düşünüyorsanız iki katının sizlerin olmasını temenni eder.

“ÇAL” BE USTA!
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!