Kristal İş Sendikası Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada; “Sendikal hareketi yıpratmak, toplumun örgütlü gücünü hedef almaktır” denildi.
Kristal İş Sendikası Genel Merkezi tarafından yapılan basın açıklaması şöyle; “Değerli okurlar, Zaman zaman toplumu bir arada tutan en önemli bağlara saldırılar artar. Bu saldırılar kimi zaman doğrudan yapılır, kimi zamansa ince bir propaganda perdesiyle örtülerek… Toplumun örgütlü gücünü temsil eden sendikalar, kirli siyasetin önünde bir barikat gibi durduğunda, siyasi çıkar hesaplarının ortasına bilinçli bir şekilde çekilmekte ve itibarsızlaştırılmak istenmektedir. Ancak bu türden yaklaşımların salt sendikalara değil, aynı zamanda işçinin alın terine, emekçinin örgütlü gücüne ve demokratik toplumun geleceğine yönelmiş topyekûn bir saldırı olduğunu bilmek gerekir. Bugünlerde Lüleburgaz’da tanıklık ettiğimiz süreç, geçmişte de olduğu gibi tam da böylesi bir olaya örnektir. Yaşanmışlıkların içi yüzünü bilmeden veyahut da bilerek, olayları şahsi menfaat veya siyasi çıkar için istismar etmek, kendi içinde olanları örterken bu istismarların sonucunda oluşturulacak siyasi ortaklıkların da ne denli kirli çıkar ilişkileri barındıracağını bugünden görmek zor değildir. Unutulmamalıdır ki, sendikalar, yalnızca bir meslek grubunun çıkarlarını savunan yapılar değildir. Sendikalar, işçisinden köylüsüne emeğiyle geçinen tüm kesimlerin hak arama zeminidir! Fakat son dönemlerde sistematik biçimde yürütülen karalama kampanyaları ve sendikalar içindeki siyasi kadrolaşma hareketleri, sendikaları siyasi hesapların bir aracı gibi göstermeyi ve sendikal mücadeleyi geriletmeyi hedeflemektedir. Oysa bu girişimler, örgütlü mücadeleyi zayıflatmanın ötesinde, demokratik hak ve özgürlüklerin temeline de dinamit koymaktadır. Ülkedeki kötü siyasi yönetim ve her geçen gün daralan istihdam, ayağı bir çarık gibi sıkarken, toplum sosyal bir bunalımın içine hapsedilirken, ülkemizin kaynakları kural tanımaksızın belirli sermaye gruplarına peşkeş çekilirken ve ana odak noktamız bunlarla mücadele etmek olmalıyken, sendikalar gibi örgütlü kitle hareketlerini siyasi çıkar uğruna yıpratmaya kalkmak, yalnızca sendikaları değil, toplumun ortak hafızasını ve direncini hedef almaktır. Ülkemizde yaşanan tüm haksızlıklar ve hukuksuzluklar karşısında tek vücut olmamız gereken bir dönemden geçerken, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan saldırılar ve soruşturmalar hepimizin vicdanını derinden yaralarken, CHP Kırklareli İl ve İlçe örgütlerinin içindeki bazı söylem ve eylemlerin kamuoyu vicdanını yaralamasına, bazı hukuk bürolarının adaletin kalesi olmak yerine kirli siyasi hesapların sessiz ortaklarına dönüştürülmesine, bu yollarla adalet terazisinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bizler bu basit ve kirli organizasyonların birer parçası olmayacağız. Örgütlü toplumun geleceği için temiz bir siyasetin Trakya’nın mutlu kentlerinde ve ülkemizin her bir köşesinde ayağa kaldırılması için taşın altına elimizi koymaktan geri durmayacağız. Emeğin en yüce değer olduğunun bilinciyle, makam ve mevki adına bile olsa, şahsi çıkarlar uğruna hiç bir insanın ekmeğinin siyaset malzemesi yapılmasına da müsaade etmeyeceğiz. Hiç kimse unutmasın! Örgütlü toplum, demokrasinin sigortasıdır. Bu sigortayı devre dışı bırakmak isteyenlerin niyetleri bellidir. Biz bu niyeti görüyoruz, teşhir ediyoruz ve bu yaşananlara rağmen emeğin onurlu mücadelesini savunmaya devam ediyoruz.” Denildi.
Ertan BAYER
