Şütürü, ev fiyatlarının daha da artacağını, insanların köylerde tarla, çiftlik ve köy evi almaya yöneldiklerini belirterek bir de başından geçen iki üzücü olayı anlattı.
Lüleburgaz Torkan İş Merkezi giriş katında bulunan Aras Han Grup adlı emlak dükkanının sahibi Onur Şütürü, Lüleburgaz Postası’na emlak piyasası ile ilgili son zamanlarda yaşanan durumları anlattı.
Şütürü, emlak piyasasında son zamanlarda artan enflasyon ve fırsatçılar yüzünden düşüşlerin yaşandığını belirtti. Şütürü ayrıca, özellikle İstanbul gibi şehir dışından gelen vatandaşların Lüleburgaz’a bağlı köylerden tarla, çiftlik ve eski köy evlerini satın almaya başladıklarını belirtti.
Öte yandan Onur Şütürü, emlakçılık yapmaya başladığından bu yana başından geçen iki üzücü olayı anlattı. Şütürü bazı ev sahiplerinin evini kiraya verirken ırkçılık yaptıklarını belirtti ve Kürdün, Roman’ın, Türk’ün Çerkez’in kardeş olduğunu belirtti. Hatta bir ev sahibinin ailenin iki çocuğu var diye evi kiralamaktan vazgeçtiği ve zar zor ikna ettiğini anlattı.
“DAHA DA YÜKSELECEĞİNİ TAHMİN EDİYORUZ”
Şütürü ilk olarak emlak sektörü ile alakalı açıklamalarda bulundu;
"Bu aralar emlak sektörü durgun. Asgari ücret ile çalışan bir ailenin ev alması çok zor. En kötü ev 500 Bin lirayken, orta düzeyli bir ailenin alabileceği ev 1 Milyon lirayken asgari ücret ile çalışan vatandaş ev alamaz. Ev fiyatlarının daha da yükseleceğini tahmin ediyoruz. 500 Bin lira olan ev 1 ay sonra 700 Bin lira oluyor. Piyasada ev fiyatları devamlı arttığından dolayı işler durgun. Biz istiyoruz ki ev fiyatları düşsün. Herkes ev sahibi olsun.” dedi.
“30 YILDA ÇALIŞSALAR EV SAHİBİ OLAMAMAKTALAR”
Şütürü, açıklamasının devamında;
“Geçen günlerde Cumhurbaşkanımız ilk defa ev alacaklara 2 Milyon TL’ye kadar kredi verileceğini açıkladı. Ancak bu açıklamadan sonra bizim fırsatçı vatandaşlarımız hemen 500 Bin TL’lik olan evi 1 Buçuk Milyon lira yaptı. Devletimiz bir yasa çıkartıp bu fırsatçıların üstüne gitmelidir. Fırsatçılar yüzünden bizim asgari ücretli vatandaşlarımız 10 yılda, 20 yılda, 30 yılda çalışsa ev sahibi olamamakta.” dedi.
“BU TARZ FIRSATÇILARDAN VE ÜLKE EKONOMİSİNDEN KAYNAKLI ARTIŞ YAŞANIYOR”
Şütürü, konuşmasının devamında tekrardan fırsatçılık yapan vatandaşlara değinerek;
"Şu anda ev kiraları enflasyondan dolayı çok yüksek. Ev kirası haricinde domates, biber, patlıcan gibi temel gıdalar geçen seneye göre 5-10 misli daha fazla arttı bazı fırsatçı vatandaşlarımız yüzünden. Tok satıcı bir adam evini 500 Bin liraya almış, satarken istiyor 700 Bin lira. Bunu gören başka bir ev sahibi ise 'Benim evim daha yeni. Bunun evinden daha fazla para eder' diyerek 1 Milyon TL'ye evini satmaya çalışıyor. Bu tarz fırsatçılardan ve ülke ekonomisinden kaynaklı ev kiraları ve fiyatlarında artış yaşanıyor." dedi.
“KÖY EVLERİNİ, TARLALARI ALMAYA BAŞLADILAR”
Şütürü, açıklamasının devamında insanların köylerden arsa ve ev aldığını belirterek sözlerine devam etti;
"Şu anda ev satışı azaldı. Bir emlakçı en fazla 1 ayda 2-3 ev satabilir. Şu anda her şey belirsiz net bir şey söyleyemiyoruz. Ev satışlarında düşüş yaşanıyor ancak özellikle İstanbul gibi şehir dışından gelen vatandaşlar Lüleburgaz'a bağlı köylerdeki eski köy evlerini, tarlaları ve çiftlikleri satın almaya başladı. Son zamanlarda pandeminin artması ile insanlar bu tarz yerleri satın almaya başladı. Şehirden ev almıyorlar." dedi.
“ROMAN OLDUKLARI İÇİN HAKARETLERDE BULUNDULAR”
Şütürü, açıklamasının devamında başından geçen iki üzücü olaydan bahsetti ve Lüleburgaz halkına seslenerek ırkçılık yapmayın dedi. Şütürü;
“Ben ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı biriyim. Geçen gün iki roman kadın geldi. İki tanede çocukları var. Kiralık ev arıyorlardı. Başlarında kocaları yok. Temizlik işi yapıyor ikisi de. Ben ayrımcılık yapmayan bir iş yeri sahibi olarak bu durumları kötü olan iki kadını ve çocuklarını bir eve yerleştirdik. Ancak o binada oturan diğer komşular o kadınların sırf roman olduğu için ‘hırsız bunlar’ yakıştırması yaparak çingenesiniz, şoparsınız gibi sözlerle hakaretlerde bulunmuşlar. Hatta bu iki kadının çocukları ile kendi çocuklarının oynamasına izin vermemişler. Bu roman vatandaşlarımızın üstüne gitmişler. Bu kadınlardan biri yaşlı diğeri orta yaşlı ve temizlik işi yaparak kendilerini geçindirmeye çalışan düzgün vatandaşlar. Ev sahibi de diğer komşulardan gelen şikayetler üzerine bizi aradı. Bende şikayetleri yerinde görmek için eve gittim. O binada ki komşular ile tek tek konuştum. ‘Sizin yaptığınız ırkçılıktır, vatana hıyanettir. Bu garip insanlar ile neden uğraşıyorsunuz’ dedim. Bu insanları bir daha rahatsız etmeyeceklerine dair söz aldık. Daha önce dediğim gibi kürdü, romanı, Alevi’si, Çerkez’i hepsi bizim kardeşimizdir.” dedi.
“EV VERECEĞİNİZ İNSANLARA AYRIMCILIK YAPMAYIN”
“Yine başka bir olayda ise bir ev sahibi beni arayarak hakaretlerde bulundu; ‘Bu şoparları benim evime nasıl yerleştirirsiniz’ dedi. Bende üslubumu bozmadan düzgünce Kürdü, Türk’ün, Roman’ın, Çerkez’in, Alevi’nin bu topraklarda kardeş olduğunu izah etmeye çalıştım. Uzun konuşmalar ve nasihatler sonunda ikna oldu. Ben Lüleburgaz halkından tek bir şey istiyorum. Bizler bu topraklarda Kürdü, Türkü, Romanı, Çerkez’i, Tatar’ıyla hep birlikte kardeşiz. Ev vereceğiniz insanlara ayrımcılık yapıp, ev vermemezlik yapmayın.” dedi.
ÇOCUKLARI VAR DİYE KİRAYA VERMEK İSTEMEMİŞ
“Bir olay daha başıma geldi. Ben bazı emlakçılar gibi çok para kazanmak derdine düşmedim. Benim de iki tane çocuğum var. Kış aylarında 2 çocuklu bir aile geldi kiralık ev arıyorlardı. Kış ayında ev sahipleri bu aileyi evden çıkarmış. Kış ayında sokakta kalmışlar. Ev bulmaya başladık ve bir ev sahibi iki çocuğu görünce evini kiraya vermekten vazgeçti. Ben tekrardan vatandaşlık görevimi yaparak bu kadın ev sahibini ikna ederek nasihatlerde bulundum. Çünkü o anda babanın çaresizliğini gördüm. Ben dediğim gibi bazı emlakçılar gibi çok para kazanıp müşterinin değil de ev sahibinin keyfi için, kendi çocuk sevgisizliği yüzünden vatandaşları hiçbir zaman evsiz bırakmamaya çalıştım. Ben burayı sırf insanlara hizmet için açtım. Ben Onur Şütürü olarak vatana, millete, devlete bağlı biriyim. Bana gelecek müşterilerime sonuna kadar elimden gelen her desteği yapıyorum. Bu işi sevmemin sebebi ev sattığım zaman satın alan müşterideki ve evi satan kişideki mutluluğu yüzlerinde görmek bana yetiyor.” dedi.
Ertan BAYER




