“Öğretmenin sorunları çözülmeden eğitimin sorunları çözülemez”

“Öğretmenin sorunları çözülmeden eğitimin sorunları çözülemez”

 

Eğitim İş Lüleburgaz Temsilcisi Veysel Onur Tatlıpınar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Şimdiye kadar eğitimin kronikleşmiş sorunlarına eğilmeyip çoğunlukla makyaj niteliğinde düzenlemeler yapan Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin ana sorunlarına ve onların çözümlerine odaklanmak yerine, bu sorunların etrafından dolanmaya devam etmektedir. Neredeyse her geçen gün yurdun bir köşesinde öğretmene şiddet vakası baş gösterirken, MEB bu konuya dair hekime şiddet konusunda uyguladığı gibi polisiye bir yöntem üzerinde yoğunlaşmaktadır. Hekime şiddet olaylarını tek başına engelleyemeyen bu yöntemin, öğretmene şiddet olgusunu nasıl ortadan kaldıracağı ise meçhuldür. Bakanlık, öğretmene şiddet utancına son vermek için önce bu sorunun azmettiricisinin bizzat kendisi olduğunu görmelidir.

Öte yandan öğretmenin yüz yüze kaldığı tek şiddet kaynağı da, veli ve öğrencilerin uyguladığı şiddet değildir. Ücretli, sözleşmeli, kadrolu diye ayrı ayrı kategorilere ayrılarak sömürülen öğretmenler, çoğunluğu hiçbir liyakat kriterini karşılamadığı halde ‘okul yöneticisi’ yapılan insanların sözlü ve psikolojik şiddetine maruz kalmaktadır.

Öyle ki AKP iktidarının eğitimciyi yok sayan, köleleştiren, güvencesizliğe mahkûm eden bu politikaları, henüz çok yakın bir zamanda gencecik bir meslektaşımızı canından etmiştir. Gaziantep'te bir okulda daha iki ay önce göreve başlayan Türkçe öğretmeni Saadet Harmancı, henüz 25 yaşında hayata veda etmiştir. Meslektaşımız, intihar etmeden önce sosyal medya hesabından yazdığı ‘Ben yapamadım mobbinge uğramaktan. Her gün pamuk ipliğine bağlısınız sözünden bıktım usandım’ notuyla, failleri parmağıyla göstermiştir.  Öğretmenimizin acı kaybı tekrar ortaya koymuştur ki; eğitimciye reva görülen bu statüsüzlük, art niyetli okul yöneticilerinin eline de koz vermekte ve binlerce öğretmenin hayatını zindana çevirmektedir. 

Eğitim-İş olarak tekrar altını çiziyoruz: Öğretmenin maruz kaldığı fiziki şiddet, yaşadığı sıkıntının sadece görünen yüzüdür. Sefaletin kucağına itilen, yanlış politikalar sonucu toplumdaki statüsü düşürülen, haketmedikleri koltuklarda keyfi zorbalık yapan, okul yöneticilerinin zorbalığına terk edilen öğretmenlerin sorunları çözülmedikçe, doğru işleyen bir eğitim sistemi de ancak hayal olacaktır! 

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün yeni nesilleri emanet edecek kadar güvendiği öğretmenleri, hayata sadece ‘pamuk ipliğiyle’ bağlamak, ülkenin parlak bir gelecekle olan bağlarını koparmaktır.”

Cüneyt ÜNLÜSOY

Exit mobile version