Vatan Partisi Lüleburgaz İlçe Başkanı Şaban Kızıltan, Azak Denizi’nde yaşanan Rusya Ukrayna çatışmasının asıl nedeninin, ABD’nin Ukrayna Hükümetini kendi tehlikeli amaçlarına katmak istemesi olduğunu belirtti. Başkan Kızıltan, “ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin 16 Kasım 2018 günü Washington’da buluştular ve iki bakan görüşmesinde ‘ABD – Ukrayna Stratejik Ortaklığı’ adında bir mutabakat metni kararlaştırdılar ve bu belge ABD Dışişleri Bakanlığı sitesinde 27 Kasım 2018 tarihinde yayınlandı. ABD ve Ukrayna hükümetleri, Stratejik Ortaklık Anlaşması’nda, açıkça ‘TürkAkımı’ durdurmak için sürekli eşgüdümde bulunacaklarını vurguluyorlar. ABD ve Ukrayna hükümetleri, planlanmış olan Rus gaz hatlarının Ukrayna’nın ekonomik ve stratejik istikrarına zarar vereceğini savunuyorlar. ABD ve Ukrayna Hükümetleri, Türkiye ile Rusya arasındaki enerji alanında ilerleyen işbirliğini ve bu hat üzerinden Avrupa’ ya gaz nakliyatının açıkça hedef almış bulunuyorlar.
ABD ve Ukrayna arasındaki resmi metinde, aynı zamanda Kuzey Akımı 2 projesi ile Rusya’dan Almanya’ya uzanan gaz hattı da hedef alınıyor.
Kerç Boğazı’ndaki kışkırtma, yalnız Rusya’ ya değil, Türkiye’yi ve bütün Avrasya ülkelerini hedef almaktadır. ABD ve Ukrayna Hükümetlerinin ortak ve resmi belgesi, tehdit yanında bir itiraf belgesidir. Kerç Boğazı’ndaki kışkırtmanın 16 Kasım 2018 günü planlandığı görülüyor. Mutabakatın ilanı ise 27 Kasım 2018 günüdür, yani gerginliğin tam ortasındadır.
ABD Türkiye’ ye yönelik kışkırtma girişimini Kerç Boğazı’ndaki gerginlik ile sürdürmüş oluyor. Bilindiği gibi, ABD ve İsrail, Doğu Akdeniz ve Ege’ de ülkemize karşı tatbikat üzerine tatbikat düzenliyorlar. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye’ye karşı kullanılmaktadır. ABD oluşturduğu bu askeri ittifak aracılığıyla Türkiye’nin Akdeniz’deki haklarını ihlal etmeye, ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi haklarını çiğnemeye, böylece enerji kaynaklarına el koymaya yönelmiştir. Bununla bağlantılı olarak ABD, Rusya ile enerji alanında oluşturduğumuz stratejik işbirliğini ve Avrupa’nın bu ortaklığa katılmasını açıkça hedef almaktadır.
Bu koşullarda Türkiye Hükümeti, Doğu Akdeniz ve Ege’deki Münhasır Ekonomik Bölgemizi derhal ilan etmeli ve KKTC ile bu konuda yapacağı anlaşmayı dünyaya duyurmalıdır. Türkiye, Akdeniz’deki enerji kaynaklarını koruyacağı gibi Karadeniz ve Balkanlarda da Avrupa’nın enerji güvenliğine destek olacaktır.
Yeni bir dünya kurulmaktadır. Enerji hatları, Yeni Dünyanın damarlarıdır. ABD bu damarları kesmek istiyor. Türkiye bu girişimleri Avrasya’daki müttefikleri ile işbirliği içinde geçersiz kılacaktır. ABD’nin sabotaj girişimleri yenilmeye mahkûmdur.” ifadelerinde bulundu.
Cüneyt ÜNLÜSOY