Belediye Hizmet Binası Fuaye Alanında 6 Şubat Pazartesi günü saat 12.00’de gerçekleştirilen törenle “12 Yıldız Şehir “ ödülü kutlandı. Törene Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak, Başkan Yardımcıları Kevser Özkan, Necmi İnci, Rasim Aslan, daire müdürleri, dernek başkanları ve davetliler katıldı.
Başkan Halebak, kutlama töreninde yaptığı konuşmada “Dünyaya baktığımızda 6-7 milyarlık bir dünya görüyoruz. Milyon nüfusluk kentler, zengin ülkeler, ileri gitmişler, geri kalmışlar. Bunlar arasında küçücük bir kent Lüleburgaz, bir şeyler yapmaya çalışıyor ve mücadele ediyor. Bir sürü ödülleri var ve almaya da devam ediyor. Ve en önemlisi demokrasi, demokrasinin en güzel tarafı katılımcı olan şekli, yeni yönetişim anlayışı ve dünyanın tüm değişimini, an be an, gün be gün takip ederek var olma mücadelesi vermek. Bu mücadele tek başına ne benim verebileceğim bir mücadele, ne de Lüleburgaz Belediyesi çalışanlarının verebileceği bir mücadele. Bu topkeyün bir kentin verdiği mücadeledir. Bu mücadeleyi hep beraber verdiğimiz için bu ödülleri rahatlıkla alabiliyoruz. Guangzhou’ya gittiğimde bakıyorum hep karşımdaki başkentlerin arasında bir Lüleburgaz orada duruyor. Çok hoş, çok güzel, hepimiz için anlamlı ve önemli. Dünya çok hızlı bir değişim yaşıyor. Teknolojide, endüstride bir değişim yaşıyor. Siyasi anlayışta demokrasi ve özgürlük anlayışındaki tanımlar değişiyor. Hiç bilmediğimiz yeni iş olanakları oluşuyor, yeni kavramlar çıkıyor. Bütün bu değişim bambaşka bir şeyi getiriyor. Evet, gelecekte demokrasi ne olacak? Bundan 20 yıl önce Çin, küresel serbestliği savunuyor, Amerika’da duvarları yukarı kaldıralım diyor deseydim herhalde bana çıldırdı derlerdi. Yahu sen ne saçmalıyorsun, böyle bir şey olabilir mi derlerdi. Ama bunların hepsinin olduğunu görüyoruz. Evet, kaotik bir durumdan geçiyoruz. Ne olacağını bilemediğimiz bir süreci birlikte yaşıyoruz. Hem ülkemiz için, hem yaşadığımız bölge için, hem dünya için baktığımızda bunların hepsi oluyor. O nedenle hep birlikte tüm alıcılarımızı açıp dünyayı olup bitenleri, yeni gelişmeleri takip etmek ve mutlaka ve mutlaka yeni oluşacak dünyadaki doğru yerimizi tespit etmek almak ve hatta mümkünse yeni oluşacak dünyanın nasıl oluşacağına karar verme mekanizmaları içerisinde olmalıyız diye düşünüyorum. Efendim olabilir mi koskoca dünya Lüleburgaz küçücük bir yer diyorsunuz. Bu bir saçmalıktır diye sakın ha düşünmeyin. Floransa, Lüleburgaz’ın bir mahallesi kadar bir yerdi. Ama biliyoruz ki koskoca rönesans’ı yarattı ve halen dünya bundan etkileniyor. Bu yapılabilir mi, yapılabilir. Böyle bir iddiamız var mı, hayır şuanda yok. Ama ben görüyorum ki çevremizdeki tüm benzer belediyelere baktığımızda aramızda ciddi bir fark açılıyor. Kadın yılında Türkiye’nin önder kadınları geldi, kadınlarımız için birçok şey söyledi. Ve birden bire bir şeyler değişti. Köylerimizdeki kadınların davranışları bile değişiyor. Diğer alanda Lüleburgaz’daki yaşam şekli değişiyor. Geçen akşam tiyatroya gittim. İnanın ki profesyonel tiyatrolardan daha iyi oyunlar oynamaya başladı Lüleburgazlılar. Konserler veriyoruz, çocuklarımız dans yarışmalarına katılıp ödüllerini alıp geliyor. Trakya Kalkınma Ajansı ile bir protokol imzaladık. Geleceğin dünyasında yer alacak çocuklarımızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Yeni kavram ve konseptler içerisinde, bütün bu alanlarda mücadele ediyoruz. Ve bütün bu alanlarda mücadele ederken mantığımızda birden bire Belediye’nin sanki tamamlanmış görevlerinin dışında bir sürü iş ile uğraşıyoruz. Evet, yol yapmak, suyu akıtmak, çöp toplamak, parklar gibi şeyleri yapmak belediyenin görevi zaten onları siz çalışanlarımız mükemmel şekilde yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Olağanüstü bir bütçe yarattık. Bu bütçeyi kent halkının konforu için, onun daha yukarı kalkması için kullanıyoruz. Tüm Avrupa’nın çağdışı kalmış, geriye giden, artık medeni dünyadan kopmuş gibi gördüğü bir ülkede 3 tane genç kadın gidip Avrupa konseyinden ödülünü alıyor. Bu mücadeleyi çocuklarımız için vermek istiyoruz, gençlerimiz için vermek istiyoruz, geleceğimiz için vermek istiyoruz. Hak ettiğimiz yerde olmak için istiyoruz. Biliyoruz ki çok çalışmak zorundayız. Ancak çok çalıştığımızda marifet iltifata tabi oluyor. Çalışmadığımız, kenarda durduğumuz bir durumda değil. Evet, 2016 yılı kadın yılıydı ve olağanüstü bir süreçti. Bu yıl bisiklet yılı. Soruyorlar Lüleburgaz’da bisiklet yolu var mı da bisiklet yılı kutluyorsunuz diye. Bende soruyorum dünyada otoyollar var mıydı da otomobil fabrikaları kuruldu. Bir karış otoyol yokken Ford otomobil fabrikalarını kurdu. Evet, gerekiyorsa bisiklet yollarımızı da yapacağız. Çağdaş bir dünya, özgürlüklerin olduğu, demokrasinin olduğu, hukukun üstünlüğünün olduğu bir dünya için toplumumuzu hazırlamak zorundayız. Daha çocuklarımızı küçük yaştan demokratik davranışlara, düşünce sistemine alıştırmalıyız. 2017 yılının konusu da belli, bu yıl yayacağımız, güvenli demokrasi kavramı demokrasiyi nasıl güven altına alacağımız düşüncesi. Eğer çocuklarımızı Gerçek anlamda demokratik düşünce, özgürlükler alanında yetiştirmesek demokrasimizi güvence altında tutamayız. Eğer hukuk’un üstünlüğü sağlamazsak demokrasiyi güvence altında tutamayız. Hep birlikte mücadele etmeliyiz, anlamalıyız ve katılmalıyız. O nedenle bütün bunları yeni baştan düşünmek, tartışmak, konuşmak, laf yerine hizmet etmek, birlikte birbirimize dayanışmak, toplumumuzun binlerce yıldır yaptığı imece kavramını yeni baştan hayata geçirmek, binlerce yıldır Anadolu medeniyetinin imbiğinde damıttığı hoşgörü kültürünü, inanç sistemimizi, daha güçlü hale getirmek ve tüm dünyanın karşısında evet biz küçük bir kentten geliyoruz ama sizlerle aynı düşünce sisteminde paralel yaşamayı hak ettiğimize inanıyoruz. Eğer siz bize bunu vermiyorsanız, bizde bunu kendi kendimize hayata geçirip söke söke almanın yolunu da yapacağız diye bilmeliyiz. İnanınki onlar Avrupa’da, medeni ve ileri toplumlarda bizim burada yaptıklarımıza gıptayla bakıyorlar. Ben gayet iyi biliyorum. Yine böyle bir programdaydık, sunum yaptılar. Ödül aldıkları proje neydi biliyor musunuz? Belediye Başkanı çarşıya çıkıp halkın elini sıkmış proje buydu. Yani benim bütün gün yaşadığım, proje bu. Çünkü öyle bir kavramları yok. Belediye Başkanı çıkacakta halkın elini sıkacak. Evet, biz birbirimizi daha çok sevmek zorundayız, birbirimize daha çok sarılmak zorundayız. Çünkü aksi halde bu gün Suriye’de 7 milyon insanın mülteci durumuna düşmesi, yüzlerce insanın Akdeniz’in soğuk sularında ölmesiyle sonuçlanıyor. Daha hoşgörülü olmak, demokrasiyi daha iyi korumak, daha demokratik günlerde bir arada olmak dileğiyle hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Tüm mücadele eden arkadaşlarımı canı gönülden kutluyor hepinize iyi günler diliyorum yeni gelen genelgeye göre hayırlı günler diyemiyorum” dedi.
Cüneyt ÜNLÜSOY