Türkiye’nin tarım ülkesi olmasına rağmen tarım politikalarının yanlış olmasından dolayı tarımın yok edilme seviyesine getirildiğini belirten Feyzioğlu, “Türkiye’de ne yazık ki tarım şartları istenilen seviyeye getirilemedi. Üretilen ürünlerin pazarlanması da iyi yapılamıyor. Yabancı ülkelere baktığımızda bu sorunları çoktan aştıklarını görüyoruz. Bunun içinde bizlerinde gerekli çözümleri en kısa sürede üretmesi gerekiyoruz” diye konuştu.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, Kırklareli Barolar Birliği'nin Lüleburgaz Aşkiye Neşet Çal sahnesinde Çarşamba akşamı düzenlediği "Demokrasi" konferansına katıldı. Türkiye'nin en az yüzde 80'inin değişmez önder olarak Atatürk'ü gördüğünü ifade eden Feyzioğlu, Türkiye'de yaşayan vatandaşların demokrasiyle yönetilmek istediklerini dile getirerek; "Türkiye'de liberal olamayan bir demokrasi modeli uygulanıyor. Liberal olmayan demokrasi örneği kişi hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı her sorunda sandığın işaret edildiği bir modeldir. Sandıktan çıkmanın da kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlama yetkisini iktidara verdiği bir modeldir" şeklinde konuştu.
Türkiye'de geçmişten günümüze kadar darbeler sayesinde demokrasinin engellendiğini belirten Feyzioğlu, 27 Mayıs 1960 yılında askeri darbe yapılarak Adanan Menderes ve 2 bakanın asıldığını ifade etti. Bu yapılan darbenin doğru olmadığını dile getiren Feyzioğlu, "1960 yapılan olaya bazıları darbe” demiyor ama bu yapılan bas baya darbeydi. Askeri sokakta yürütüyorsan darbedir. İşimize geldiğinde “darbe” işimize gelmediğinde “halk hareki” deme şansımız yoktur. Yüksek Adalet Divanı diye olanüstü bir mahkeme kurup başbakan ve yüzlerce kişiyi yargılayıp Yassı Ada'da süründürdük mü süründürdük. Kusura bakmayın bu nesle onun darbe olmadığını anlatamazsınız" diye konuştu.
Konferansı izleyenlerden biri, " Üç fidanı asmak için toplanan imzalar ve CHP tarafından verilen 28 imzadan biride Murat Feyzioğlu'dur bunun için özür dileyecek misiniz" diye sordu. "Babanızın yaptıklarından kolu koşuya özür dilemesiniz diyen Feyzioğlu, "Sen saçmalamak için mi çıktın buraya hadi oradan sende. Hiç kimseyle özür dileyecek bir şeyim yok benim. Ben buraya kendi ismimle geldim. Hiç kimsenin adıyla gelmedim buraya. Ayıptır şu yaptığınız. Bir insanı ailesiyle yargılamak faşistliktir. Sen faşistsin. Ben sendende gelse Başbakan'dan da gelse kimden gelirse gelsin faşizme karşıyım" diye konuştu.
Daha sonra vatandaşın salondan çıkarılmasıyla Feyzioğlu konferansına devam etti. Feyzioğlu konferans sonrası vatandaşlarla sohbet etti. Yılmaz ORUÇ




