1. Haberler
  2. Siyaset
  3. “Halkın iradesine saygı gösterilmelidir”

“Halkın iradesine saygı gösterilmelidir”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Emek Partisi (EMEP) ilçe binasında yapılan basın açıklamasında “Halklarımızın geleceğini yakından ilgilendiren bir seçimi geride bıraktık. Başbakan Erdoğan, herkesin sanıktan çıkacak sonuca saygı duyması gerektiğini, demokrasinin eşittir sandık olduğunu söyleyerek, demokrasiyi sandığa sıkıştırarak, bir “sandık demokrasisi” anlayışı ortaya koymuştur.

Evet, demokrasilerde sandık, yani seçimler önemlidir, ama demokrasi sadece seçimlerden ibaret değildir. Ancak, sandığı bu kadar kutsayan Başbakan Erdoğan’ın, aslında sandığa zerre kadar saygısının olmadığı da iyice açığa çıkmıştır. Başkalarını, halkın iradesini çalmakla, hiçe saymakla suçlayan Erdoğan’ın, bugün, kendisinin irade hırsızlığı yaptığı yolundaki iddialar, ciddi boyutlara ulaşmıştır. Kaçırıldığı iddia edilen sandıklar, kuytu köşelerde mühürlenen, yakılan, çöplerden toplanan oy pusulaları, oy sayım cetvellerinde yapılmış kalem oynatmalar, kedilerin kestiği elektrikler, boş ev ve arsalara düzenlenmiş seçmen listeleri, muhalefetin ve özellikle Barış Ve Demokrasi Partisi’nin kazandığı yerlerde oynanmaya çalışılan oyunlar falan, halklarımızda sandığa karşı güvensizlik yaratmıştır.

 

-Eşit koşullarda bir seçim olmadı-

Ülke tarihinde, bu kadar şaibeli ve kirletilmiş bir seçim daha yaşanmamıştır. Seçimlere yönelik eleştirilerimiz, bu kadarla sınırlı değildir. Söylemiştik, tekrar edelim. Seçimler, demokrasinin önemli ayaklarında biridir. Ancak, seçimlerin demokrasiye güç katması için demokratik ve barışçı bir ortamda, eşit koşullarda ve adil bir şekilde yapılması gerekir. Yaşadığımız seçimler, yerel yönetim anlayışlarının ve politikalarının anlatıldığı, tartışıldığı, halkın beğenisine ve onayına sunulduğu bir yarış yerine, tam bir savaş havasında geçmiştir. AKP ve Başbakan Erdoğan, bilinçli bir gerginlik politikası izleyerek halkı saflaştırmış, düşman kamplara bölmüştür. Diğer düzen partileri de Erdoğan’dan aşağı kalmamış, buna çanak tutmuştur.

 

-Halkın oylarının bloke edilmesi hedeflenmiştir-

Bu seçimlerde, düzen sahiplerinin ortak hedefi, Halkların Demokratik Partisi olmuştur. Seçim çalışmaları daha yeni başlamışken, ülkenin dört bir yanında, açıkça ve organize bir şekilde HDP’nin seçim büroları taşlanmış, yakılmış, bayrakları, pankartları, afişleri indirilmiş, konvoyları saldırıya uğramış, partililer dövülmüş, hakaret görmüştür. Korkuları, HDP’nin halklarımızla buluşmasıdır, tanışmasıdır, politikalarını halka anlatmasıdır. Bunları yapmakla HDP’yi yıldırmak, sindirmek istemişlerdir. Üzerinde düşünülmesi gereken asıl konu ise, ortalıkta demokrasi ve özgürlük nutukları atan düzen partilerinden hiçbirinin, bu saldırı ve provokasyonlarla ilgili tek söz etmemiş olmalarıdır. Televizyon ve gazeteler, gözlerini, kulaklarını HDP’ye kapatmış, çalışmalarını, yerel yönetimlere dair politikalarını ve düşüncelerini yok saymış, ancak HDP saldırıya uğradığında anımsanmış, görünür olmuştur. Bu anımsanma ve görünür olma hali de, habercilik ahlakı açısından ayrıca tartışılmaya muhtaçtır. Düzen partileri, devletten aldıkları milyonlarca lira yardımı, bol keseden harcarken, HDP ve diğer yardım alamayan partiler, sınırlı olanaklarla seçim çalışması yürütmüşlerdir. Bu yarış, eşit olmayanların yarışıdır. Yanlış anlaşılmasın, biz seçim yardımı falan istemiyoruz. Bol keseden harcanan o paralar, halkın paralarıdır. Bizim, halkın parasında gözümüz yoktur. Biz, halkın her kuruşunun, halkın çıkarları için kullanılmasından yanayız. Bizim isyanımız, düzen partilerinin, halkın parasıyla halkı aldatmalarınadır. Herkes de bilmektedir ki, düzen partilerinin asıl amacı, bu sömürü ve talan düzeninin kazasız belasız sürdürülmesi, ülke kaynaklarının, yaratılan rantın, bir avuç para babası arasında paylaştırılmasıdır. O zaman yapılması gereken, siyasi partilere yapılan hazine yardımlarının tamamen kesilmesi, her partinin kendi giderlerini kendilerinin karşılamasıdır.

 

-Halkı kandırılmıştır-

 

Halkı kandırmanın bedelini halka ödetmek yerine, bari bunu kendileri ödemelidirler. Diyeceğimiz şudur ki, bu seçim, yaşadığımız diğer seçimlerde yaşanan haksızlıkları, eşitsizlikleri, baskıları, alavera/dalaveraları kat be kat aşmış, şaibeli, kirletilmiş bir seçim olmuştur. Şu seçim göstermiştir ki, bu sömürü ve talan düzenine hizmet etmeyi, bu düzeni sürdürmeyi kendine baş görev edinmiş düzen partilerinden, temiz ve adil bir seçim beklemek, boş hayaldir. Seçim deyince bunların aklına gelen, halkın, işçi ve emekçilerin, ezilenlerin, kadınların, gençlerin, emeklilerin, engellilerin ama zorla, ama para gücüyle, ama sahtekârlıkla önünü kesmek, sesini kısmak; bu sömürü ve talan düzenini meşrulaştırmaktır.  Biz HDP olarak bunun bilincindeyiz. Demokrasinin sadece seçimlerden ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz. Seçimden seçime çalışan bir parti de değiliz. Meydanlar, alanlar, fabrikalar, tarlalar, okullar her türlü işyeri bizimdir, biz zaten oralardayız, oralarda olacağız. Düzen sahipleri ne yaparsa yapsın, bizlerin, yani HDP’nin halklarımızla buluşmasını, halkımızın iktidar olmasını engelleyemeyeceklerdir. Bu böyle bilinmelidir. HDP Lüleburgaz adayları olarak, hepinize saygılar sunarız.”  Ertan Bayer – Gökhan KAN 

“Halkın iradesine saygı gösterilmelidir”
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!