Eğitim-Sen, Eğitim İş ve Türk Eğitim Sen dün ülke genelinde iş bırakarak hükümetin eğitim politikalarını protesto etti.
Lüleburgaz’da da dün saat 12.30’da Lüleburgaz Hükümet Konağı önünde bir araya gelen Eğitim Sen, Eğitim ve Türk Eğitim Sen’in Lüleburgaz Temsilciliği üyeleri sloganlar eşliğinde Lüleburgaz Kongre Meydanı’na geldi.
Lüleburgaz Kongre Meydanı’nda Eğitim Sen adına yapılan basın açıklamasını Selda İtak, Eğitim İş adına yapılan basın açıklamasını İlknur Baltacı, Türk Eğitim Sen adına yapılan basın açıklamasını ise Bengül Tanrıkulu okudu.
Eğitim Sen Lüleburgaz Temsilciliği adına yapılan basın açıklamasını okuyan Selda İtak yaptığı açıklamada “Siyasi iktidar bir taraftan kamu kaynaklarını özel okullara aktarmak için düzenleme yaparken aynı taslak içinde MEB Temel Kanunu ve Teşkilat Kanunu`nda yapmak istediği değişikliklerle, kendi döneminde atanan tüm yöneticilere görevden el çektirmekte ve yeni yönetim kadrolarını, kendi siyasi çizgisindeki valiler aracılığıyla Bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda görevlendirmek için kapsamlı bir değişiklik yapmak istemektedir.
Yıllardır sorunlarla boğuşan eğitim sistemini yap-boz tahtasına çeviren AKP hükümetinin, eğitimde 4+4+4 dayatmasının yasalaşması sürecinde olduğu gibi, eğitimde yaşanan sorunları daha da derinleştirecek olan son hamlesini kabul etmek mümkün değildir. Yıllardır eğitim emekçilerinin, öğrencilerimizin ve velilerin taleplerine kulaklarını tıkayan Milli Eğitim Bakanlığı`nın eğitim sistemini yeni bir kaosun içine itmesinin bedelini sadece eğitim ve bilim emekçileri değil, tüm toplum ödemek zorunda kalacaktır” bu nedenle grevdeyiz” dedi.
Türk Eğitim Sen Lüleburgaz Temsilciği adına yapılan basın açıklamasını okuyan Bengül Tanrıkulu “Hükümetin eğitim sistemini telafisi çok zor olan yeni bir kaosun içine itmek istemesi karşısında sessiz ve tepkisiz kalmamız beklenemez. TBMM`ye sunulan kanun taslağına karşı mücadeleyi ortaklaştırmak için Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen olarak, 26 Şubat Çarşamba günü tüm ülke çapında bir günlük ortak grev kararı alınmıştır. Hükümetin eğitim sistemini hem içerik, hem de yönetim anlayışı olarak kendi siyasal hedefleri ve ideolojik çizgisine paralel bir şekilde biçimlendirmesine sessiz ve tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Bu nedenle sendikalı ya da sendikasız ayrımı yapmadan, yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı`nın yanlış ve taraflı uygulamaları nedeniyle mağdur olmuş, bugününden ve geleceğinden endişe eden bütün eğitim ve bilim emekçilerini bu greve davet ettik.” Denildi.
Eğitim İş Lüleburgaz Temsilciliği adına basın açıklamasını okuyan İlknur Baltacı’da yaptığı basın açıklamasında “AKP hükümetinin çıkarttığı bu yasa ile Cumhuriyetimizin en önemli kurumlarından biri olan Talim Terbiye Kurulu’nun görev yetkileri, “Bakanlıkta iki başlılık yarattığı” gerekçesiyle Milli Eğitim mevzuatı konusunda “karar vermekten” “görüş bildirmeye” çevrilmektedir. Düzenleme ile “Bilimsel danışma ve karar organı" olan kurul, yalnızca "bilimsel danışma ve inceleme organı" haline getirilecektir. 652 sayılı KHK ile Bakanlığı bir işletmeye dönüştüren siyasi iktidarın, tasarının gerekçesinde TTK’nın “karar organı olarak öngörülmesi bakanlık organizasyonundan ziyade şirket organizasyonu yapısına uygundur” ifadesine yer vermesi akıl dışıdır. Eğitim tarihimizle özdeş Talim ve Terbiye Kurulu’nun içini boşaltan Hükümet, şimdi de Kurulun yetkilerini budayarak MEB’de tek adamlık anlayışını yerleştirmek istemektedir. Ulusumuzun geleceğini belirleyen eğitim gibi önemli bir konuda, böyle bir oldubittiyi kabul etmemiz mümkün değildir. Eğitim planlanmasının toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir konu olması nedeniyle; tüm sendikaların, tüm demokratik kitle örgütlerinin, kısacası tüm Türkiye’nin bu soruna sahip çıkması gerekmektedir. Buradan tüm milletvekillerini, tasarının Meclis’ten geçmemesi noktasında duyarlı olmaya, bir kişinin ya da bir partinin değil milletin vekili olduklarını ispatlamaya davet ediyoruz. Rüşvet ve yolsuzlukla anılan AKP iktidarı, bir yandan peşpeşe çıkardığı yasalarla yolsuzlukların üstünü kapatmaya çalışırken bu yasa tasarısı ile de uluslar arası sermayeye göz kırpmaya devam ederek iktidarını sürdürme çabası içerisindedir. Milyonlarca yurttaşımızın akşam evine ekmek götürme, çocuğunu okutma kaygısını taşıdığı bir süreçte trilyonlarca parayı ayakkabı kutularında saklayan, bavullarda taşıyarak sıfırlamaya çalışan siyasal iktidarın ve başbakanın bırakın yasa çıkarmaya bir gün bile iktidarda kalmaya hakkı yoktur. Artık hükümetin meşruiyeti de kalmamıştır. Bu nedenle uzun mücadeleler sonucu kazanılan eğitim hakkının yerelleştirilerek özelleştirilmesine karşı, parasız, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Ayrıca yolsuzluk ve rüşvete bulaşmış bu iktidara karşı da Eğitim-İş olarak demokratik zeminde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” denildi.
Basın açıklamasına katılan yaklaşık 500 öğretmen basın açıklamasının ardından “Birlik, beraberlik ve dayanışma halayı” çekti.
Basın açıklamasına ve greve hükümete yakınlığı ile bilinen Eğitim Bir Sen Sendikası temsilcileri ve üyelerinin katılmaması dikkat çekti. Ertan BAYER




