Fikir hareketleri açısından değerlendirildiğinde, ne Rönesans-Reform ne de Fransız Devrimi benzeri süreçleri yaşamış topraklarımızda Tanzimat ve Islahat gibi girişimler ise kötü gidişi engellemeye yetmemiştir.
Bizim gibi toplumların temel sorunu olan, düşüncenin gelişme evrelerini sağlıklı bir biçimde yaşayamama sorunu ışığında ortaya çıkan Osmanlı toplumunda, gerekli sıçramayı Mustafa Kemal Atatürk liderliğiyle gerçekleştirme yoluna giren toplumumuzun ileri gidişi 1940’lı yıllarla birlikte maalesef kesintiye uğratılmıştır.
Hakan Dedeoğlu'nun yazısı yarın gazeteniz Hürfikir'de



