1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Kesimoğlu: daha zor günlere hazır olmalıyız

Kesimoğlu: daha zor günlere hazır olmalıyız

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu “Türkiye’de 2013 yılında başlayan değişiklikler 2014 yılında da devam edecektir. Biz 2014 yılında daha zor günlere hazır olmalıyız” dedi.

Mehmet Kesimoğlu’nun açıklaması şöyle “17 Aralık’la başlayan süreç ve gündeme gelen yolsuzluklar,  toplumsal muhalefetin tüm aktörlerinde AKP’nin gidici olduğuna dair iyimser beklentiyi artırmıştır. Bu beklenti, bir yandan doğrudur ve haklıdır; ancak, diğer yandan AKP’nin bu süreci kullanarak yaratabileceği karşı hamleleri gözden kaçırma tehlikesi yaratmaktadır. Yaklaşık 15 ay içinde yapılacak üç seçimin ilki olan yerel seçimin, AKP’nin önlemez yıkılışının ilk adımı olacağını yaz başında açıklamış bir siyasetçi olarak bu iyimserliğe katılmakla birlikte, iyimserliğin yetmeyeceğine, kararlılık ve ısrarlı takibin de en az bu kadar önemli olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Muhalefet yerel seçimi kazanmak için kuşkusuz gerekli çabayı gösterecektir; ancak, yalnız yerel seçime odaklanmak bazı şeylerin gözden kaçmasına neden olabilir. Tıpkı Gezi’den sonra olduğu gibi, bu kez de yolsuzlukları kendine karşı kurulan bir “tuzak” olarak gösterip gündemi saptırmaya çalışan AKP’nin bu fırsattan yararlanarak Anayasa değişikliği ile kurmak istediği, ancak beceremediği “başkanlık sistemi”ni başka yollarla kurmaya çalışabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

 

AKP niye “taammüden” yargıya yüklenmektedir?

12 yıllık AKP uygulamaları Anayasa değişikliği ile yapılamayanların yasa ile yasa ile yapılamayanların yönetmelikle yürürlüğe konduğu sayısız hukuksuzluk örneğiyle doludur. Tüm kamu mallarının satış, kiralama vb işlemleri konusunda başbakanı yetkilendiren ise, yalnızca bir genelgedir. Adli Kolluk Yönetmeliği’nde “taammüden” Anayasa ve yasalara aykırı olarak yargıyı yürütmeye bağlamaya çalışan AKP, bu hukuka aykırı uygulamaya doğal olarak dikkat çeken HSYK kararı ve bu hukuka aykırı yönetsel işlemin yürütmesini yine doğal olarak durduran Danıştay 10. Daire kararına karşı, kendi yanlışından hiçbir ders almamış biçimde yargı üzerinde baskı kurmaya çalışmaya ve yargı erkini suçlamaya devam etmektedir. Yönetsel yargının yetkilerini sınırlamak için Danıştay Kanunu’ndaki değişiklikler bunun ilk adımı olacaktır. İkinci adımda olacaklar bizzat Hükümet sözcüsü tarafından açıklanmıştır. Sayın Arınç, yargıyı yürütmeye bağlamak için, başta Adli Kolluk Yönetmeliği’nde değişiklikle gerçekleştirilemeyenler olmak üzere diğer düzenlemeleri de içeren yasalar için Bakanlar Kurulu’nun hazırlık yaptığını söylemiştir. Egemenliğin ulus adına yetkili organlar eliyle kullanıldığı, yürütme ve yasama kadar yargının da bunlardan biri olduğu, hukukun abecesidir. Buna karşın AKP Genel Başkanının 12 Eylül 2010 referandumundan önce “siz kim oluyorsunuz da millet adına karar veriyorsunuz” diye mahkemelere yüklendiği, aynı bilgisizlik içinde yargıdan “bağımsızlık” yanında “tarafsızlık” da istediği henüz hafızalardadır. Oysa, yargı varlık nedeni gereği anayasadan, yasalardan ve hukuktan yana “taraf”tır ve uyguladığı o anayasayı ve yasaları da kendisi yapmamaktadır. Güçler ayrılığı tam da bu demektir. Yargı kurucu irade ile yasama organı tarafından yapılan anayasa ve yasaları uygular. Bu hukuksal kurallara aykırı yasa ve yönetsel işlemlerin hukuksal denetimini yaparken, yasama ve yürütmeden “bağımsız”dır; anayasa, yasalar ve hukuktan yana ise “taraf”tır. Tarafsız yargı olmaz. Biraz hukuktan nasibini almışlar bunun yargıdan istenemeyeceğini bilirler. Burada yanıtlanması gereken soru şudur: AKP niye “taammüden” yargıya yüklenmektedir? Çünkü, AKP daha önce her vesileyle yaptığı gibi, şimdi de, 17 Aralık sürecini, yargının yürütmeye bağlandığı bir sisteme dönüştürmek için kullanmak istemektedir. AKP sözcülerinin açıklamaları, bilmedikleri ve anlamadıkları 1924 Anayasasına, daha doğrusu 1924 Anayasası’nın Demokrat Parti (DP) uygulamalarına geri dönme hayali içinde olduklarını göstermektedir. AKP, doğal yargıç ilkesinin olmadığı, yürütmenin yargıçları istediği gibi göreve getirdiği ve görevden aldığı, DP’nin istemediği bir kararı veren yargıçların ertesi gün eşyasını bir kamyona yükleyip bin kilometrelik sürgüne mahkûm edildiği, yargıç ve savcı güvencesinin olmadığı bir  “infaz hukuku”nun özlemi içindedir.

 

AKP, “hukuk infazı”nın peşindedir

Kuşkusuz bu özlem, aç tavuğun kendini darı ambarında sanmasından farksızdır.

Ancak, Türkiye için açık ve yakın bir tehlikedir. Nedeni basittir: AKP’nin kendi açlığını, yani haksızlığını fark edemeyecek kadar gözü dönmüştür. Bu yüzden muhalefet, üniversiteler, bilim adamları ve tüm aydınlar, başta HSYK olmak üzere yargı sistemi hakkında bir tartışmaya girmeden ve bir öneride bulunmadan önce birkaç kez düşünmelidir. Çünkü AKP, “hukuk izanı”nın değil, “hukuk infazı”nın peşindedir. Bu noktada yapılacak her “makul” öneri, her “izanlı” yaklaşım, AKP tarafından döndürüp dolaştırılıp kurmak istediği kendi hukuksuz sistemine dayanak gösterilecek ve başta yargının yürütmeye bağlanması olmak üzere asıl adı “diktatörlük” olan “başkanlık sistemi”nin kurulmasında bu “makul ve izanlı muhalefet önerileri” dayanak olarak kullanılacaktır. AKP anayasa değişikliği ile yapamadığını yasalarla yapmaya kalkacaktır ve kendi hukuksuzluğuna da muhalefetin önerilerinden dem vurup meşruluk arayacaktır. Türkiye’de kimse bu oyuna gelmemelidir.

AKP’nin bu art niyetli yaklaşımına karşı “izan”la mücadele edilemez. Türkiye’nin AKP karanlığından kurtulmasını isteyen herkes, bilgi, inanç ve kararlılıkla mücadele etmek zorundadır. Unutulmamalıdır ki, cehennemin yolu iyi niyet taşları ile döşenir. İyi niyet zamanı değildir. Türkiye’yi bu duruma sokan AKP, bu durumdan çıkarmakla ve çıkarırken de yolsuzluklarının ve hukuksuzluklarının hesabını vermekle yükümlüdür.

AKP, kendi makûs talihiyle baş başa bırakılmalıdır. Çözüm üretmekle yükümlü olan muhalefet değil, iktidardır. Hele kendini dev aynasında görüyor ve gücünün her türlü yolsuzluğu gizlemeye yeteceğini sanıyorsa…Bu duygu ve düşüncelerle herkesin yeni yılını kutluyor, muhalefeti ve kamuoyunu dikkatli olmaya davet ediyorum” Dedi  Ertan BAYER .

 

 

Kesimoğlu: daha zor günlere hazır olmalıyız
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!