1. Haberler
  2. Mercan Çarşısı ile gelişmeler

Mercan Çarşısı ile gelişmeler

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaklaşık 30 yıldır Mercan Çarşısı’nda mağaza sahibi olarak faaliyet göstermekte olan Hakan Dedeoğlu, yıkım konusunda yaptığı açıklamada, bu süreçte tüm yetkililere büyük iş düştüğünü, yıkıp yıkmama konusunun tamamen buradaki maliklerin bir araya gelerek ortak menfaatleri gereği vereceği karar sonrası şekillenmesi gerektiğini söyledi.

Konuyla ilgili olarak Dedeoğlu şunları söyledi: “Proje, Mercan Çarşısı’nın yenilenmesi, modernleşmesi olarak değerlendirildiğinde bir iyiye gidiş olarak görülebilir. Ancak proje Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İl Çevre Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğü üçgeninde geliştirilmek istenmektedir. Burada Belediye’nin işin dışında kalıyor oluşu bir sorun olarak belirmektedir. Belediyeler bu işleyişin içine sokulursa daha yararlı olacaktır. Dışında bırakıldığında ise zincirin önemli bir halkası eksik olacak, kişiler daha da mağdur olabilecektir. Mercan Çarşısı için yıkım kararı çıkacaksa yanındaki, karşısındaki aynı yaş ve benzer özelliklerdeki tüm binaların yıkılması gerekecektir. Bu nedenle, yıkıp yıkmama kararı çarşıdaki maliklerin bir arada adaletli şekilde birlikte vereceği karar sonrası olmalıdır ki bundan sonraki projeler için doğru örnek teşkil edebilsin. Verilecek kararı, birilerinin yanında, sağında, solunda gelişen algı ve söylemler sonucunda niyet okuyucularının ortaya attığı bir anlayış tetiklememelidir. Sürecin çok iyi işletilmesi gerekmektedir.”

İnşaat ilişkisi proje ve haklar ilişkisi olmalıdır. Ancak bunun birilerinin arkadan dolaşarak planlayacağı bir mesele olarak ortaya çıkması halinde işler doğruya değil yanlışa gidecektir.”  

BU İŞLERDE EN ÖNEMLİ KONU ARSA PAYI

Dedeoğlu, konuşmasında ayrıca şu ifadelere yer verdi:“Biz şuana kadar resmi itirazımızı yapmadık. Buranın güzel bir yer olması için mücadele ediyor, tarafları ortada buluşturmaya çabalıyoruz. Bu konuda her iki tarafın da menfaati söz konusu olduğu için teslimiyet değil uzlaşma olmalıdır. ‘Bakanlığın çıkarttığı yasa gereği bu işten dönüş yok, kardeşim’ algısı gerçeği yansıtmamaktadır. Bu mantık doğru değildir. Adaletli olunması halinde işleyiş sağlıklı olacaktır. Bu konunun en önemli yanı arsa paylarının düzenlenmesidir. Binayı yıkmak çok basit! Ancak yıkımdan sonra arsaya dönüşen haklarda kişinin dükkanının önde yada arkada olması özelliği ortadan kalkmaktadır. Bu oldukça önemlidir.

Örneğin, herhangi bir iş yerinin tapuda arsa payı oranı 0,8 iken, daireninki 4,0 olarak gözüküyorsa burada sorun büyük demektir. O zaman vatandaş da dükkanına dükkan, evine ev istemek zorunda olacaktır, adaletlilik adına. Yukarıdaki daire 4,0 birim pay gözüktüğünde ekonomik uyumsuzluk söz konusu olacaktır. Yani değeri 100TL olan bir işyeri (dükkan) konut olduğunda değeri 400TL olabilir mi? Hayatta bunun bir karşılığı yok. Dolayısıyla hisse ortaklığında işyeri sahipleri yüksek oranda zarar yaşayacaktır.

Bu konuda arsa paylandırması yönünde dava açıldı. Şimdilik dava sonuçlanmadan sağlıklı çözüm gözükmüyor. Türkiye’nin yenileme işine (riskli yapı tespiti) verdiği önem gereği bu konudaki düzenlemenin en kısa sürede yapılması şart. Bu düzenleme yapılmadan binanın yıkımı bu sorunu daha da çözümsüz hale getireceğinden bundan tarafların tümü zarar görebilir. AVM mantığında (hisse dağılımı) gereği malına somut olarak sahip çıkılamadığı için küçük pay sahipleri daha da fazla zarara uğrayacaktır.”

 TERAS SORUNU ÇÖZÜLMEZSE HERKES MAĞDUR OLUR 

“İkinci bir sorun ise Mercan Çarşısı’nın ön tarafında konut, arka tarafında ise yaklaşık 900m2’lik teras olmasından kaynaklanmaktadır. Bu teras (tapulandırmada) dershanede gözüktüğü yönündedir. Ancak binayı yapan mimarın söylediğine göre durum gerçekte farklılık arz etmeli. Belediye’deki planda çarşının en son bölümünde terasa çıkan bir merdiven olduğu, ancak uygulamada (yapılmadığını) olmadığını ifade edildi. Aslında yapılaşmada teras ortak alandır. Teras katı 900 m2alandır. Ancak teras, kişinin tapusunda gözüktüğü için de hissesi bir anda %42’ye yükselmektedir. Arsa payı düzenlemesi davasının açılma nedenlerinden biride budur. Bizler bu sorunu baştan çözemezsek herkes mağdur olur. “Ben yaptım oldu” demek kimsenin hakkı değildir. Belediye’nin gelişmeleri takip etmesi olumlu bir bakış açısıdır. Adaletlilik adına bakıldığında bunu Belediye Başkanı’ndan daha kolay hiç kimse çözemez diye düşünüyorum. Bu konuda Belediye’nin resmi bir sorumluluğu olmadığını düşündüğüm halde bunu söylüyorum.”

SADECE İNŞAATIN YAŞI DEĞİL, POZİSYONUYLADA İLGİLİ OLABİLİR

“Tebliğ konusunda da bir sorun var. Bu şekilde tebligat yapılmamalıdır. Bildiğim kadarıyla 02.07.2013 tarihinde yasada değişiklik yapıldı. “Tebliğ geldiğinde düğmeye basılıyor” denilerek oldubitti görüntüsü verilmek isteniyor! “En az 60 gün olmak üzere süre başlıyor” denmiş, ancak bu uzlaşma gerektiren bir durumdur. Projenin Lüleburgaz için bir ilk olması sürecin doğru sürdürülmesi adına çok önemlidir. Özellikle konut sahibi taraflar arsa payından dolayı sessiz kalmaktalar.

Olaya bir başka yönden baktığımızda ise örneğin, binada ‘tadilat kararı alınırsa %42 pay sahibi kişi nasıl ki teras nedeniyle mağdur olmamalıysa ve nasıl ki böyle bir maliyet hesabı doğru algılanmıyorsa, bizler içinde diğer koşullar doğru görünmemektedir.

Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Geçen günkü haberde ‘35 yıllık Mercan Çarşısı yıkılacak mı?’ denmiş. 1999 depreminde çarşımızda en ufak çatlak olmadı ama çevremizdeki birçok yeni binada bile çatlaklar oluştu. Bu konu sadece inşaatın yaşı ile değil pozisyonu ile ilgili de olabilir.”

 

 

Mercan Çarşısı ile gelişmeler
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!