CHP Kırklareli Belediye Başkan aday adayı Ünal Başkur, Kırklareli halkına açık mektup yazdı. Başkur, Mektubunda Kırklareli’ne yapılması planlanan maden sahasından bahsetti. Ünal Başkur’un açık mektubu şöyle;
‘’KENT YÖNETİCİLERİ VE KIRKLARELİ HALKI’’
Bilindiği üzere Kırklareli halkının su gereksinimi Kırklareli barajından karşılanmaktadır.
Kırklareli Barajı sulama amaçlı projelendirilmiş olup, zaman için de yapılan protokol ile Kırklareli’nin içme suyu ihtiyacını da karşılamaya başlamıştır.Yapılış aşamasın da içme suyu amaçlı tanımlanmadığı için zaman içerisin de toprak yapısından ve tabandaki bitki örtüsünden kaynaklanır suyun içme kalitesini düşüren sonuçlar gündeme gelmeye başlamıştır.Sorunların en başında ‘’Mangan’’ sorunu gelmektedir. Kırklareli Belediyesi elindeki imkanlar dahilin de sorunu çözmeye kalkışsa da (özellikle koku ve renk) konusun da bu doğa olayına ilişkin yapabilecekleri sınırlıdır.Daha kaliteli içme suyu Istranca'lardan gelen suların biriktirildiği Armağan barajındadır.
Yıllar öncesinden programlanmasına karşın Armağan Barajı suyundan Kırklareli Halkının yararlandırılmaması düşünülecek bir konudur! Merkezi hükümet yaptığı program dahilin de Kızılcıkdere bölgesi tarımsal amaçlı sulama projesi ile suyu bölgeye getirecek ihale sürecindedir.Durumu gecikmiş bir olumluluk olarak değerlendiriyorum.
Kırklareli Belediye Başkanlığı 2012 yılında DSİ 11. Bölge Müdürlüğü ile yaptığı protokol sonrası, Armağan barajından gelen sudan içme suyu olarak yararlanma hakkına sahip olmuştur.Kendi cazibesi ile (Yükselti farklılığı) Kırklareli İçme Suyu Arıtma Tesislerine gelecek su,Kırklareli Belediye'sine yılda 1.2 milyon TL’lik elektrikten tasarruf hakkı sağlayacaktır ve kaliteli içme suyu elde edilecektir.
‘’DOĞANIN VE YAŞAMIN YAĞMALANMASINA HAYIR!’’
Armağan barajı suyundan içme suyu kullanma aşamasına gelinmesi Kırklareli Halkı için gecikmiş bir olumluluktur.Ancak 9 Ekim 2013 tarihinde Kırklareli halkının yaşamsal hakkına müdahale eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün kararı gecikmiş olumluluğu da yok etmiştir.
Karar; ‘’ Istrancalarda Altın Madeni Ruhsatı’’
Altın madeni ruhsatı için ÇED Raporu gerekmiyormuş! ve ruhsat verilmiş.
Altın madeni arama ruhsatı verilen saha ;
-Armağan Barajı su toplama alanındadır.
-Trakya Bölgesi Turizm ve Doğa Master planı içindedir.
-Istranca dağların da biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir geliştirilme projesi kapsamında olan Biyosfer Rezerv Alanı içindedir.
-Dereköy’de yapılmış olan Doğa merkezi alanındadır.
-Yabani hayatın en yaygın olduğu bölgededir.
-Yalnızca Dereköy de yaşayan bir cins kelebeğin ‘’Aphantopus Hyperantus ‘’ yaşam alanındadır.
-Uçan-göçen hayvanların uçuş yolundadır.
-AB Uluslararası Projeleri uygulanan (Kırklareli Belediyesinin Bulgaristan/Burgas Belediyesi ile yaptığı Green Corridors başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin ve Valiliğe bağlı birimlerce yapılan projeler) bölgededir.
Sahanın daha nice korunması gerektiğine ilişkin özelliğe karşın, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün halkın denetimini devre dışı bırakan ÇED Raporu gereksiz kararı düşündürücüdür!
Bölgede Altın Arama Ruhsatı verilmesi ;
-Yabanıl hayat ortamı nedeniyle Bern Sözleşmesine (19 Eylül 1979-Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi…) aykırıdır.
-Istrancalar ile ilgili yapılmış ve süren AB Projeleri nedeniyle Uluslar arası ilişkileri tanımlayan yasalara aykırıdır.
-Anayasanın 56. Maddesine (Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı…) aykırıdır.
-2872 sayılı Çevre yasasının 1.Maddesine (Vatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması kırsal ve kentsel alanda su,toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi…) aykırıdır.
Altın madeni işletmeye açıldığında;
‘’Açık işletme/Kademeli patlatma/Basamaklı yapı oluşturma’’ yöntemi nedeni ile;
-Yabanıl yaşamın merkezinde oluşundan,pek çok yaban hayvanının yaşamını sona erdirecektir,
-Patlatma tekniği nedeni ile (Righter ölçeği ile 6 şiddetinde sallantı) yer altı sularının yönü değişecektir,
-Bölge uçan-göçen hayvanların koridoru özelliğini barındırdığından fauna bozulacaktır,
-Ağaçların kesilecek olması Istranca’ların yağmur toplama özelliğini yok edecektir,
-Taşınacak madde araç trafiği bütün yolları ve doğayı bozacaktır.
SİYANÜR
En büyük kaygımız ise verilen altın madeni ruhsatının , alanda Altın İşleme Ruhsatına dönüştürülmesidir.Bu da bilindiği üzere siyanür kullanımını gerektirir.
‘’Bir çay kaşığı suyun içinde %2 oranın da siyanür varsa bu bir insanı anında öldürür’’
Bu potansiyel riske karşın Kırklareli Halkı ; Su ve yaşam mücadelesini başlatmak zorundadır.
SÖZÜN ÖZÜ
İnsanlık için yaşamsal önemdeki tüm alanları hizmetleri ve kaynakları ulusal ve uluslar arası sermayenin karlılık rant bölgeleri olarak değerlendirmeye açmak insan haklarına saygısızlıktır.
Tüm canlılar için temel gereksinim olan suyumuz kirletilme ve yok edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır.
Yakın zamanda Kırklareli Halkı’nın içme suyu olarak yararlanabileceği Armağan Barajı suyu ranta teslim edilemez.
Su yaşamsal haktır.
Su ve yaşam mücadelesini kimse engelleyemez.
Biz Suyuna/Doğasına/Yaşamına sahip çıkan insanlar olarak,
Bu Kentin Yöneticilerini, Siyasi Partilerini, Milletvekillerini ve Kırklareli Halkını;
Suyuna,
Doğasına,
Yaşamına sahip çıkmaya çağırıyoruz.
‘’ SEÇİMİMİZ; GELECEK SEÇİMLERİN DEĞİL, GELECEĞİN NESİLLERİNİN GELECEĞİNİ SEÇMEK OLMALIDIR… ‘’


