1. Haberler
  2. LÜLEBURGAZ’IN BULGARLARDAN KURTULUŞUNUN 100. YILINDA İKİ KİTABE

LÜLEBURGAZ’IN BULGARLARDAN KURTULUŞUNUN 100. YILINDA İKİ KİTABE

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Hazırlayan: Bahri BERBEROĞULLARI
Araştırmacı Yazar
 
Lüleburgazlı, yaşadığın kentin tarihini bilmediği  gibi, öğrenmek için ne gibi caba gösterdiğini  bilmi- yorum  ama içinde yaşadığın şu günlerin OSMANLI  DEVLETİ’ nin Rumeli’deki toprakları bu arada yaşa- dığı  kentin  bundan tam 100 yıl önce 7 Temmuz 1913 de Bulgar işgalinden kurtuluşunu anımsatmak  için Lüleburgaz’ın  Bulgar işgalini ve  Bulgarlardan  kurtuluşunu , Atalarının yazıp ,  dikip sana emanet ettiği iki kitabeyi  Bulgar işgalinden Kurtuluşunun 100. yılında kısaca anımsatmak için bu yazıyı yazdım
   BALKAN HARBİ  8 Ekim 1912 de başladı.Osmanlının 500 yıl elinde bulundurduğu topraklar dört ayda elden çıktı.22-23 Ekim 1912 de Kırklareli’de büyük bozgun yaşadığından çözülüp geri Lüleburgaz cep- hesine çekildi. 29-30-31 Ekim de Lüleburgaz- Karaağaç Muharebelerinde  direndik ,Lüleburgaz Tren İs-tasyonunda ağzına kadar yiyecek erzak, savaşacak  mühimmat dolu vagonlardan bu yiyecek  ve savaş malzemelerini Lüleburgaz, Turgutbey, Karağaaç, Pınarhisar, Soğucak ve Sakızköy’deki Başkomutan Abdullah Paşa’ya ulaştıramadığımızdan askerlerimiz açlıktan kırıldı.Onca yokluk ve yoksunluklara,aç- lığa  rağmen kahramanca savaştılar ancak, çok iyi hazırlanmış, donanımlı, planlı Bulgar ordusuna yen-  ilmekte kurtulamadık.30 Ekim 1912 de Lüleburgaz Bulgarlarca işgal edildi. 31 Ekim 1912 de Lülebur-  gaz Karaağaç Muharebeleri yenilgiyle sona erip ordu  B.Karıştıran- Çorlu istikametinde Çatalca’ya  doğru geri çekilmeye başladı. Ve sonrası…
Balkan  Harbi acıları ve anıları kuşaklar boyu anlatıla gelmiştir.1910 yılında Lüleburgaz’ın yetiştirdi- ği değerli Devlet  adamı ve Maarif Nazırı Emrullah Efendi’nin Kasabasına yaptırdığı “ İptida’i Erkek Mektebi “ nin üst katını Postane, alt katını hastane olarak kullanan Bulgarlar Kasabada yaşayan  ahaliye insanlık dışı işkenceler yaşattılar. Okulun bir odasında  on kadar Türk öğrenci o şartlarda bile eğitimlerini sürdürdüler. Bulgarlar  çekip gittikten sonra (7 Temmuz 1913) okulun  müdürü  Bulgar iş-gal yıllarındaki mezalimi gelecek kuşaklara anımsatmak üzere  o zamanın yazı dili Osmanlıca  yazılı mermer kitabeyi  hazırlayıp okulun dış giriş kapısına astı.Kitabe 1929 dan sonra yeni harflere geçildik- ten sonra Lüleburgaz’ın efsane Müdürü Mehmet Salih Arı tarafından günümüz yazısıyla yazılıp okulun üst kat giriş kapısına asıldı. Sonradan, 1920-1922 Yunan işgalini yaşayan  Lüleburgaz’ın bu insanlık dışı çektiği acı ve mezalimi anlatan bir kitabe yine  Müdür Mehmet Salih Arı tarafından yazdırılıp okulun üst katı giriş kapısı diğer tarafına konmuştu.Ben 1949 yılından 1954 e kadar o okulda okudum her iki kitabeyi gördüm.Burada fotoğrafını gördüğünüz  mermer kitabeler  halen Emrullah Efendi  Ortaokulu  A-Blok  Salonunda teşhir edilmektedir.
 
ZAFER  ÇEŞMESİ  DOĞU CEPHESİNDE BİR KİTABE :“ 7 TEMMUZ  1329 (1913) TARİHİNİ UNUTMA.“             
Sevgili  okurlarım, kırk yılı aşan araştırmalarımın beni getirdiği nokta :” LÜLEBURGAZ  YAŞANMIŞ ANCAK YAZILMAMIŞ KENTTİR…” Aksini  söyleyenlere, bu kentin tarihini bildiklerini sananlara soruyor- um, Ziraat Bankası köşesinde  “ ZAFER ÇEŞMESİ “ denilen bir Anıt Çeşme vardır bu anıt çeşme kimin tarafından, ne zaman yaptırılmış, neden  Zafer Çeşmesi denmiş, neyin ,hangi zaferin anısına yaptırılmıştır?
Sorumun cevabını  verecek  3-5 kişi bile olmadığını çok iyi biliyorum. Hele hele bazı kakavanlar bilselerdi  Balkan Harbi  yıllarında yapılmış bu Anıt  Çeşmenin tepesindeki toparlak taş kütlede altın olmadığını kan,yokluk,yoksulluk içersindeki ahalinin açlıktan kırıldığını o çeşmeye kamyonla arka arka gelip yıkıp altın arama alçaklığında bulunmazlardı.
Zafer Çeşmesinin  dört bir yanındaki  Osmanlı Devlet arması ve yazıları Lüleburgaz’ın Yunan işgal yıl- larında merdiven dayanıp çekiçle kırılıp Yunanlılar tarafından yok edilip silinmiştir. Kaldırın kafanızı dikkatli bakın izlerini görebilrsiniz…
Zafer  Çeşmesi’nin  Doğu Cephesinde : “ 7 temmuz  1329 (1913)  Tarihini Unutma…”  ibaresi bulun- makta ve yazmakta  idi. Nedir  , neden  Anıt Çeşmenin  Doğu  Cephesine bu tarih  yazılmıştır ?:
 “ 7 Temmuz 1913 Tarihi ,Türk ve Lüleburgaz  tarihi için önemlidir. 30 Ekim 1912 günü çok kanlı sav-  aş sonucu  Bulgarlar tarafından işgal edilip, zapt edilmiştir. Yaklaşık Dokuz ay Bulgar işgalinde kalan Kasaba  İkinci Balkan Harbi’nin başlaması (29 Haziran 1913) ile birlikte , Edirne’yi  istirdada (kurtarma- ya ) giden  “GÖNÜLLÜ BİRLİKLERİ” tarafından SEYİTLER ve LÜLEBURGAZ merkez kasaba içersinde özel- likle ilçemizin bugünkü Yeni Mahalle ve Gündoğu Mahallelerinde süngü süngüye göğüs göğüse çarpış-  malarda  büyük kayıplara uğrayan  Bulgarlar: “ O le le Burgaz “  nidalarıyla Edirne Bayrı mevkiine doğru geri çekilerek kaçıyorlardı. Günümüzde Kasabanın  Yeni ve Gündoğu Mahallelerinin ara sokak-  larında   şehirdeki Tugay Komutanlığı  tarafından etrafı çevrilmiş , kimisi mahalle halkınca koruma altına alınmış birçok Balkan Harbi Şehit mezarı işte bu harpte şehit düşenlerin kabirleridir. Yüzlercesi,  binlercesi  aylarca , günlerce  arazide kurda kuşa, yaban hayvanlarına  yem olmuş çürümüş  kemikleri  öylesine  kefene sarılıp ,toprağa  gömülmeden  çürüyüp  kalmıştır.
İşte , 7 Temmuz 1913 günü Kahramanlık  Destanı yazılarak Bulgarlardan kurtarılan LÜLEBURGAZ’ın  Balkan  Harbi  acı ve anısını Gelecek Kuşaklara anımsatmak üzere zamanın Edirne Valisi HACI ADİL BEY tarafından bu görkemli : “ZAFER ÇEŞMESİ” adı verilen :” ANIT  ÇEŞME “  yaptırılarak çeşmenin Güney yönündeki Kitabesine :” ATALARININ OĞULLARINA ARMAĞANIDIR ..”   ibaresi  yazısı konmuştur.
Bu  can verip,kan,gözyaşı, dökerek kurtarılan aziz Vatan toprakları, Lüleburgazlılara  Atalarının  ar- mağanını biz yıkıp, kırıp, döküp altın aradık orada.O Çeşme çağının bir Şaheseriydi. Çeşme  kurnaları, su yalakları , üzerinde dört bir yanındaki arma ve yazıları Osmanlı-Türk-İslam  Çeşme işlemeciliğinin  muhteşem örneklerinden biriydi.Dedim ya, bir yandan  işgalci Yunanlılar, öte yandan bizim  alçak de- fineciler  o muhteşem eseri  kuru bir taş yığını durumuna getirdiler.
BALKAN HARBİ,her Türk’ün, Rumelili ve Lüleburgazlı’nın zaman buldukça tekrar tekrar, dönüp oku- ması gereken  insanlik  dramı, vahşet ve acımasızlığının hikayesi değil ta kendisidir.
Lüleburgaz’ın Bulgar işgalini  (30 Ekim 1912 )  ve Bulgarlar’dan kurtuluşu  (7 Temmuz 1913) anısına yaptırılan ZAFER ÇEŞMESİ ‘nin  kısa öykülerini  sizlere anımsattıktan sonra girmekte olduğumuz Rama- zan ayı Balkan Harbinin 100. Yılına rastlamaktadır. Balkan Harbi ve Yunan işgal  yıllarında yanmış yıkıl- mış, Bulgar ,Yunan askerlerinin ,atları üzerinde  kibirli komutanlarının camilerimizi  işgal fotoğraflarını görmüş olmalısınız. Görmemiş iseniz yakında  yayınlıyacağım :” BALKAN HARBİ  BOZGUNU “  isimli ki-tabımda onları ve  buğüne değin yazılmamış birçok  bilinmeyen , duyup – işitilmeyen  yeni  bilgileri sizlerle paylaşacağız.
Demem şudur ki, BALKAN HARBİ’NİN 100. YILInı andığımız şu günlerde, idrak ettiğimiz RAMAZAN AYI’nın ilk CUMA HUTBESİ’nde  “BALKAN HARBİ ŞEHİTLERİ ve  TÜM ŞEHİTLERİMİZ “ anımsatılarak onlara  bir Fatiha  göndererek  hem dini ,hem beşeri  bir  görevi yerine getirmiş olmaz mıyız?         Sevgili  Okurlarım, ALLAH  BU MİLLETE bir daha  işgal yüzü göstermesin. Bu dilek ve dualarla  Şehitlerimizi ,Gazilerimizi  minnetle ,şükranla,Fatihalarla anıyorum, RAMAZAN’ınızı tebrik ediyorum.

LÜLEBURGAZ’IN BULGARLARDAN KURTULUŞUNUN 100. YILINDA İKİ KİTABE
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

hurfikir.com.tr Güncel bilgi ve dökümanlar, haber, resim galerisi, bilgi bankası sosyal portal ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!