Gökhan KAN-Eğitim-Sen Lüleburgaz Şube Başkanı Cahit Aras’ın okuduğu basın açıklamasında “ Önce 1 Mayısta İskenderun’da AKP binasından atılanlarla yaralanan arkadaşlarımıza, İstanbul’da polis şiddetine ve devlet terörüne maruz kalan, gözaltına alınan, beyin kanaması geçiren emek mücadelesi kahramanı arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz.
Tüm dünyada işçilerin, emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayısta İstanbul’da yaşananlar, Türkiye’de insan haklarının, hukukun üstünlüğünü değil emeği ve emekçileri düşman gören AKP faşizminin egemen kılınmak istendiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. 1 Mayıs günü İstanbul’da sıkıyönetim dönemlerinde uygulanmayan yasaklar kondu. Emek düşmanı sermaye iktidarı AKP adı konmamış sıkıyönetim ile Taksim’e giden tüm yolları polis barikatı ile, panzerlerle kapattı. Metro ve vapur seferlerini kaldırdı. Dünyada ve ülkemizin birçok yerinde 1 Mayısın bayram coşkusu içinde kutlandığı saatlerde İstanbul’da 40 bin polis sokaklarda emekçileri darp edip, gazla boğuyordu. Hedef gözeterek atılan gaz bombalarının kapsülleri kardeşlerimizin kafataslarını ve bacak kemiklerini kırıyordu. Kafatası kemiği kırılan iki kardeşimiz beyin ameliyatı geçirmiş ve yaşam mücadelesi vermektedirler. AKP iktidarının estirdiği devlet terörü Taksim’i işçi sınıfına kapatmaya AVM’ler açarak sermayenin sınırsız sömürüsüne teslim etmeye çalışıyor” denildi.
Taksim ile ilgili olarak da “ AKP ve yandaşları Taksim’de inşaat var, alan tehlikeli diyor ve bu nedenle mitinge izin vermiyor. Ama yine AKP ve yandaş medya Taksim’den her gün 1-1,5 milyon insan geçtiğini söylüyor. Bu yer tehlikeli ise neden yaya trafiğine kapatılmıyor? Evinden çıkan, ev girişlerine sığınan, parti binalarının önünde duran Taksim’e 3-4 km uzaklıktaki insanlara polis sorgusuz sualsiz saldırıp, şiddet uygulayacak ve gaz bombası atacak, şiddet karşısında korunma refleksi içinde olan insanlar da taş atıyor diyerek suçlayacaksın bu tutum yavuz hırsızlığın ta kendisidir.
AKP 1 Mayıs’ta direnenlerin kararlılığını bir kez daha gördü. Bu iradeyi ne polis şiddeti ile, ne de devlet terörü ile teslim alamayacağını görmüştür. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın demokrasi mücadelemiz”.




