Lüleburgaz Halk Eğitimi Merkezi’nde yapılan toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren Başsavcı Aldemir, “Uzlaşmanın temel amacı barışmadır. Biz bu barışmayı sağlamak istiyoruz. Uzlaşma müessesi faydalıdır. Taraflar uzlaştıktan sonra hâkim ve savcıların yetkileri ortadan kalkıyor. Şikâyet yoksa uzlaşma yoluna başvurulamaz. Uzlaşma uygulanması için yeterli şüphe sebeplerinin olması gerekiyor. Şu an için uzlaştırıcı olarak, hukuk öğrenimi görmüş avukatlarımız ve üniversitelerde görev yapan öğretim görevlileri, çalışabiliyorlar. Biz hâkim ve savcılar olarak, uzlaşma sürecinde dışarıda kalıp konuyu uzlaştırıcıya bırakıyoruz. Uzlaşma yolu delil toplamaya engel olmuyor. Uzlaşmayı kabul etmek de suçu kabul etmek ya da haklarından vazgeçmek anlamına gelmiyor. Uzlaşma müzakerelerine sadece taraflar katılabiliyor. Uzlaştırmanın sona ermesiyle birlikte soruşturma veya kovuşturma da sona ermiş olur. Uzlaşma giderleri devlet hazinesi tarafından karşılanmaktadır. Uzlaşmayla tamamlanan soruşturmalar adli sicil kaydına geçmez. Toplumda barışı sizlerle sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Alternatif bir çözüm yolu
Başsavcı Aldemir’in ardından söz alan Kırklareli Üniversitesi Lüleburgaz Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Özge Tuğçe Gökalp de, uzlaşma aşamasında her iki tarafı da bir araya getirdiklerini belirterek, “Uzlaşmanın amacı, alternatif bir çözüm yolu olmasıdır. Bunun yanında müzakereyi geliştirir. Böylelikle toplumda barışı sağlamak daha kolay olacaktır. Gerçekten ciddi ve sonuç veren bir kurumdur. Uzlaşma sayesinde iki tarafın da taleplerini dinliyoruz. Bunu hâkim ve savcılarımızdan beklemek doğru olmaz. Uzlaşmada, şüphelinin gözlerinin içine bakarak kendisinde oluşan sıkıntı söylemesi sağlanıyor. Failinde yaptığı hatanın karşı tarafta nasıl bir yıkım oluşturduğunu kendi gözleriyle görüyor. Uzlaşmayı öncelikle taraflar istemesi gerekiyor. Taraflar istemediği biz uzlaştırıcılar devreye girmiyoruz” ifadelerini kullandı. Ömer MUTLU

