Gülyenli gazetemize yaptığı açıklamada, “2011 yılında TPAO’ya iş yapan bir müteahhit firma dere setini yırtmak suretiyle dere geçişinden Oto Cam fabrikasına doğalgaz borusu döşediler. Bu işlem sırasında dere seti kayboldu. Sonra da yıkılan seti gerektiği gibi yapmadılar. Tüm çabama rağmen seti eski seviyesine getiremedim. Ardından da suyu tarlamdan verdiler. O esnada da toprak kaybı yaşadım. DSİ de 2002 yılında tarlamın yarısında kadar dereyi açtı. 2007’ye kadar beni oyaladılar. 2007 yılında ancak açtırabildim. 2007’den sonra fazla yağış olmadığı için anca açtırabildim. 2011 Ocak ayında da TPAO’ya iş yapan bir müteahhit firma doğalgazın dere geçişlerini yaptı. Bu işi kışın derede su varken yaptılar. BOTAŞ adına iş yapan firma da boruları geçirdi. yıkılan setin yanı sıra tarlamda gördüğüm zararın da parasını alamadım. Bu da yetmezmiş gibi beldemizin Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı benim yerime setin eski hale getirildiğini ve tarlama zarar verilmediğini kabul eden bir imza atmış. Bu konuda da savcılığa suç duyurusunda bulundum” dedi.
Set bozulmasaydı!
Gülyenli, DSİ’nin yaptığı setin bozulmaması durumunda tarlasında çok az bir zararın olacağını iddia ederek, “Bu zararı da doğal karşılayacaktık. Suyun çok olmasıyla zararın da bir ilgisi yoktur. Çünkü 2002 yılında az su olmasına rağmen DSİ’ye dilekçe verdim ve açılması için istekte bulundum. BOTAŞ daha önceden borunun yüksekte olduğunu ve 2012 yılında toprak altına alınacağını setin de daha sonra düzeltileceğini söylediler. Yani yaşanan olaylar bir ihmaller zinciridir. Benim bu toprağımdan 7-8 sene iyi mahsul alamam. Ben tüm çabama rağmen dere setini koruyamıyorum. Ben yanlışlar müteahhitler tarafından olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Ömer MUTLU

