KEMALİZME SAHİP ÇIKMAK ONURUMUZDUR

Yazar - Servet Şenyiğit

KEMALİZME SAHİP ÇIKMAK ONURUMUZDUR  

          Mustafa Kemal’ in düşündüğü bağımsızlık savaşının askeri nitelikte bir direniş olmayacağı, halk kongreleri, şuralar, halk adına karar verebilecek meclis aracılığıyla olması için yola çıktı. Daha Samsun’ a çıkmadan Anadolu Hareketi’ ni nasıl gerçekleştireceğini biliyordu. Mustafa Kemal istese güçlü, merkezi devleti savunan askeri, bürokratik politikalarla başlayabilirdi. Oysa böyle bir yöntemi asla düşünmedi. Öyle olmadığının kanıtı 22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi, 23 Temmuz / 7 Ağustos 1919 tarihli Erzurum Kongresi, 26 Temmuz / 25 Ağustos 1919 Balıkesir, Alaşehir Kongreleri, 4 Eylül / 11 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresidir. Demokratik bir harekattı. Milletin bağımsızlığının yine milletin azim ve kararlılığıyla gerçekleşmesi! TBMM bu kararlılığın en büyük örneğidir.

          Mustafa Kemal için önemli olan hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olmasıydı. Kemalizm ontolojik bir kavram olarak ilkin ulusal bağımsızlık için Mustafa Kemal’ in önderliğinde direnenlere karşı işbirlikçi Damat Ferit, ardından İstanbul’ un işgal edildiğini bildiren Fransız temsilcisine; “Kemalistleri siz tutuklamasaydınız, ben tutuklayacaktım” diyen Vahdettin tarafından söylendi. 1920’ de Robeck’ in müttefikler için hazırladığı raporda; “Fransızlar, Kemalistlere karşı iyi niyetli görünüyorlar” diyerek bu kavramı dile getirir. 1922’ de Tevfik Paşa ile görüşen İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold da aynı kavramı kullanır. Bağımsızlık karşıtı Alemdar gazetesi Kemalistleri “Kemali Çete” olarak yaftaladı.

          Batılı işgalciler için ulusal bağımsızlık savaşı “Kemalist Hareket” olarak küçümsenmek istendi. Kemalizm kavramını olumlu anlamda ilk kez 1927’ de Yakup Kadri Karaosmanoğlu kullandı. Kemalizm bağımsızlık, çağdaşlaşma, kesintisiz devrimler demekti. Kemalizm’ in ilkeleri daha sonra Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Milliyetçilik, Devrimcilik ve Laiklik olarak belirlenecektir.

          Ne yazıktır ki Cumhuriyet’ in yüzüncü yılında, Mustafa Kemal’ in en seçkin yönetim biçimi olarak oluşturduğu Demokratik Cumhuriyet bugün savunulacak duruma düşürüldü. Cumhuriyet düşmanlarının varlığı, Cumhuriyetin yürürlüğe konulduğu tarihten bu yana kesintisiz biçimde artarak var oldu. Ellerine geçen erki Cumhuriyeti savunanların kayıtsızlığından yararlanarak Cumhuriyet değerlerine ve varlığına saldırmaktan kaçınmadılar. Karşıdevrimciler doğrudan ya da dolaylı yöntemlerle bugün çok daha ağır biçimde Cumhuriyet’ i, Cumhuriyet devrimlerini, kazanılmış hakları yıpratarak yok etmeye çalışmaya devam ediyor.

servetsenyigit@gmail.com

 

http://www.hurfikir.com.tr adresinden 22 Nisan 2024, 22:01 tarihinde yazdırılmıştır.