İLK HEDEFİMİZ NEDEN AKDENİZ ?

Yazar - Ozan Akarsu

 İLK HEDEFİMİZ NEDEN AKDENİZ ?  

Mustafa Kemal ATATÜRK, 30 Ağustos 1922’de sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından, 1 Eylül 1922’de Büyük Taarruz için Türk milletinin kaderini değiştiren o büyük emri verdi; ‘’Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir! İleri!

98 yıl önce bu günlerde İzmir’e girmek üzere olan Türk Ordusu vesilesiyle, hedefinin ne derece büyük olduğunu göstermiş oldu. 9 Eylül sadece İzmir’in veya Anadolu’nun kurtuluşu değil, Türkiye'nin, bugün ‘’sıcak denizler’’ olarak nitelendirilen Akdeniz'e de açıldığı gündür.
Mustafa Kemal Paşa o günlerde Hedefiniz Adalar denizi de diyebilirdi. Adalar Denizi, Akdeniz'in, Marmara Denizi ise Adalar Denizi'nin iç körfezi durumunda olduğu için Akdeniz demeyi tercih etti ve bir bakıma Mavi Vatan’ı da hedef gösterdi.
Nihayetinde bugün, doğruları ve yanlışlarıyla Akdeniz’de Mavi Vatan’ı savunmaya gayret gösteriyoruz. Haliyle karar vericilerin tavır ve tutumları karşısında Akdeniz hedefinden uzaklaşıp uzaklaşmadığımızı görmeye çalışıyoruz.
Peki, ilk hedefimiz bugün nasıl Akdeniz olur?
Bir bölgede strateji oluşturmak için zamanı, mekânı ve eldeki kuvvetleri iyi bir şekilde analiz edip bir rota belirlemek gerekir. 98 yıl önce bu günlerde zaman, mekân ve kuvvet ilkelerini belirleyen ATATÜRK, nihai zaferi elde etti. Şimdiki zaman için de bu ilkeler geçerlidir.
Zaman, an be an gelişen olaylardan oluştuğu için şimdiki zaman diyebiliriz. Yani günümüz. Mekân da bölgedeki karasularımız ve stratejik olarak ‘’batmayan uçak gemisi’’ olarak nitelendirilen milli bekamız Kıbrıs adası ve KKTC’dir. Zaman ve mekân ilkelerini hemen belirledik. Artık geriye ortadaki durumu okuyup sadece kuvvetlerin belirlenmesi kaldı.
O zamansa soralım. Şimdiki zamanda bu yerdeki durum ne? 
Fransa ciddi bir çıkışla GKRY limanlarına savaş gemileri ve üslere savaş uçakları gönderdi. Fransa adanın garantörü mü? Hayır. O zamansa Fransa haddini aşan bir işe girişmiş durumda ve BM Daimi Konseyi Üyesi ve özellikle başta kendisi uluslararası hukuka uymak zorunda değil mi? Evet. O zaman Türkiye bunu öne sürüp Garantör bir ülke olarak üsler açmalı, hava savunma füze sistemleri konuşlandırmalı, KKTC askeri kuvvetlerinin eğit- donat faaliyetlerini hızlandırmalı ve asla geri adım atmamalı. Fransa zorunlu olarak kuvvetini çekince biz de birliklerimizi çekebiliriz.
Yunan Meis’e asker mi çıkardı? Egeaydak denilen, anlaşmalarla Yunanistan'a verilmemiş, dolayısıyla Osmanlı’dan Türkiye’ye halef - selef kaidesince geçmesi gerekmesine rağmen Yunan egemenliğinde olan adalara asker çıkarabiliriz. Yunanistan Meis’ten asker çekerse biz de geri çekebiliriz.
Sismik Gemisine karşı bir tehdit mi var? O zaman etrafında yarıçapını bildireceğimiz bir savunma alanı ilan ederiz ve geleni vururum diyebiliriz.
Bunların yanı sıra Batı Trakya merkezli yeni bir Yunanistan stratejisi belirleyip, ilgi alanını Doğu Akdeniz’den de kaydırabiliriz.
Proaktif strateji olarak da nitelendirebileceğimiz bu girişimler bütünü, üstünlüğün ele alınması gerektiği zamanlarda oluşturulmalı ve uygulanmalıdır. Ancak böyle adımlar atılırsa İlk Hedefimiz Akdeniz olur. Onun dışındaki söylemlere pek kulak asmayın. Çünkü dalgasız denizde herkes kaptanlık eder.

http://www.hurfikir.com.tr adresinden 30 Ekim 2020, 01:52 tarihinde yazdırılmıştır.