TÜRKİYE’ DE TARIM VE TARIM ŞURASI (2) ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Yazar - Servet Şenyiğit

TÜRKİYE’ DE TARIM VE TARIM ŞURASI (2)  ÇÖZÜM ÖNERİLERİ  

 

Çözüm önerilerine Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün “Köylü Milletin Efendisidir” sözüyle başlamak gerekir. Bu temel anlayışı benimsemeyenler çözüm getiremezler. Ülkemde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen çiftçimizin hala üretiyor olması da köylümüzün milletin efendisi olduğunu kanıtlamaktadır.

Türkiye’ de tarımın kalkınması için köylümüzün , çiftçimizin örgütlenmesi zorunluluktur. Örgütsüz güç, güç değildir. Örgütlenmenin de temeli kooperatifleşmeden geçmektedir. Türkiye’ de mevcut kooperatif ve birlik anlayışı ile başarı şansı yoktur. Üreticilerin hem girdi hem de ürün piyasalarında pazarlık gücü kazandıracak şekilde yasal ve özellikle finansal düzenlemelerle desteklenmesi gerekmektedir. Çiftçilerin kooperatifler eliyle kendi sanayi kuruluşlarının sahipleri olmaları sağlanmalıdır.

Tarımsal desteklemeler yeniden düzenlenmelidir. Desteklemelerde hedef kitle aile işgücü temelli küçük ve orta ölçekli işletmeler olmalıdır. Desteklemeler tarım arazilerine göre değil, tarım ürünlerine göre verilmelidir.

Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası’ nın temel çalışma alanı olan çiftçiye ayni ve nakdi kredi vermek olsa da, bu işlevlerini yerine getirmedikleri açıktır. Çiftçiler özel bankalara yüksek faizle borçlanmak zorunda kalmışlardır. Örneğin 2007-2011 yılları arasında ,özel bankaların verdiği kredi toplamı yüzde 287 artarak 20 milyara ulaşmıştır. Bu da Ziraat Bankası ve TKK tarafından verilen kredilere eşittir. Bu durum engellenmeli ve çiftçi devlet kurumlarıyla çalışabilmelidir.

Üreticiyi korumak amacıyla, Türkiye’ de işlenmiş veya işlenmemiş tarım ürünlerine konacak gümrük fonlarının iç pazarı koruyacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bununla beraber, komşu ülkelerle sosyal , siyasal ve ekonomik anlaşmalar yapmak daha yararlı olacaktır. Bu nedenle tarımsal Ar Ge , eğitim ve tarım ürünleri ticareti temelinde anlaşmalar yapılabilir.

Tüm bu çözümleri dillendirirken, toprak reformu unutulmamalıdır. Özellikle Güneydoğu ve Doğu  bölgeleri başta olmak üzere topraksız ve az topraklı çiftçilerin topraklandırılması gerekmektedir.  Diyarbakır’ da toprakların yüzde 41’ i ailelerin yüzde üçünün denetiminde. Şanlıurfa’ da 10 milyon dekar arazinin yüzde 30’ u ailelerin yüzde 1.5 ‘ine ait.  Bu bölgelerdeki toprak reformu , mevsimlik işçi dramını önleyeceği gibi,terör hareketinin insan kaynağını da kesecektir. Mayından temizlenen toprakların, topraksız köylülere dağıtılmasıyla başlanabilir.

servetsenyigit@gmail.com

 

http://www.hurfikir.com.tr adresinden 28 Mayıs 2020, 04:19 tarihinde yazdırılmıştır.